logo

Akıllı Yüz Tanıma Güvenliği Artırıyor


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Akıllı yüz tanıma, teknolojinin gelişmesi ile birlikte oldukça yaygın bir şekilde kullanılıyor. İnsan yüzünü kendine özgü bir kodla tanımlayan sistem, insan yüzündeki burun, dudak ve çene gibi yüz şekillerini bir çeşit algoritma olarak tanımlayarak insan yüzlerinin en doğru şekilde tanınması için kullanılıyor. Sisteme daha önceden tanımlanmış yüzler geçmişteki kayıtlardan veya canlı yapılan yayınlar üzerinden bulunabiliyor. İşin en güzel tarafı da görüntü kaynağı olarak sadece güvenlik kameralarını kullanmanın bir zorunluluk olmaması. Farklı kameralardan (akıllı telefon, aksiyon vb.) gelen görüntüler hatta video servislerindeki görüntülere (Youtube, Vimeo vb.) yüz taraması yapılabiliyor.

Akıllı Yüz Tanıma Çok Farklı Alanlarda Kullanılıyor

Sistem tüm bu görüntülerde daha önceden listeye alınmış bir yüz tanıdığı takdirde sistem hemen uyarı veriyor. Yüz tanıma sistemlerinin kullanım alanları her geçen gün artsa da havaalanları, alışveriş merkezleri, askeri bölgeler, hudutlar, oteller, fabrikalar, stadyumlar, yüksek güvenlikli özel kurumlar ve birçok farklı kuruluş bu sistemi zaten kullanıyor ve daha da iyileştirmek için de çaba harcıyorlar.

Parmak İzi Gibi Yüz İzi de Taklit Edilemiyor

Her insanın sahip olduğu yüz yapısı alın, burun bölgesi ve çene olmak üzere 3 ayrı parçadan oluşmaktadır. İnsan yüzündeki bu ayrıntıların matematiksel oranı insan hayatı boyunca hep aynı kalır. Bu bilgi kullanılarak çalışan yüz tanıma sistemi video görüntüsündeki 3 boyutlu olarak belirlenen bir algoritma yardımıyla veri tabanında depolanmış kayıtlarla karşılaştırma yaparak yüz tanıma yapar. Bir yüzün tanınabilmesi için o yüzün tanıma bilgisinin daha önce kayıt edilmiş olması gerekmektedir. Aynı kişinin parmak izleri gibi yüz izi de taklit edilemediğinden güvenliği çok yüksek bir teknolojidir.

Genelde yüz tanıma sistemlerinde kişinin yüzü parlak veya karanlık bir ortamda olup olmaması pek fark etmeden 45 derece yatay veya 30 derece dikey açıdan alınan görüntülerden tanınabilir. tanınabilir. Eğer kişinin yüzünde gözlük ve benzeri aksesuarlar olsa bile yüz tanıması yapılabilmektedir. Hatta bu gelişmiş sistemlerde kişinin yaşlanmış yüzü bile tanınabilmektedir.

Yüz tanıma sistemi kullanan kurumlar öncelikle hileli işlemlerin önünü kesmiş olurlar ve böylece etkili ve profesyonel bir kontrol sistemi oluşturulmuş olur. Bugün bize büyük avantaj sağlayan bu sistemler acaba günün birinde bir tehdit unsuru haline gelebilirler mi? Bunun cevabını elbette zaman gösterecek.

Tüm okuyucularımın Ramazan Bayramı’nı kutlar, esenlikler dilerim.

Etiketler: »
Share
2928 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Nerede Bu Elektrikli Araçlar?

    06 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Gelişmekte olan ülkelerin oluşturması gereken koşulların başında bazı sektörlerde rekabet avantajı sağlaması, yatırım anlamında umut verici bir pazar sunması ve belirli alanlarda uzmanlaşma ve nitelikli çalışan yetiştirmesi gelmektedir. Ülkemiz ekonomisinin özellikle çalkantılı dönemleri atlatması için diğer ülkelere oranla daha iyi olduğu bir alanı tespit edip yatırımlarını bu alana yönlendirmesi gerekiyor. Bu sektörlerin başında otomotiv geliyor. Yakın gelecekte elektrikli araçların yaygınlaşması ile sektörün çok ciddi bir canlanma etkisi yaş...
  • Schengen Vizesi Almak

    01 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Schengen Vizesi, Schengen Bölgesini ziyaret etme amaçlı veya Schengen Bölgesi alanında seyahat etmeye izin veren ilgili makam tarafından düzenlenen bir belgedir. Eğer Yeşil Pasaporta sahip değilseniz ve yurt dışına Schengen Bölgesi’ne gidecekseniz yapmanız gereken birçok iş ve toplamanız gereken birçok evrakınız olacaktır. İlk Kez Vize Alacaklar Biraz Acemilik Çekecekler Yurtdışına ilk kez çıkacaklar için bu süreç biraz daha zor olacaktır. Çünkü hem tam olarak ne yapacağınızı bilmediğiniz gibi tecrübesizliğin verdiği acemilik hissi sizi bi...
  • Bakış Açısı

    10 Ekim 2019 Köşe Yazıları

    Yaşadığımız olaylar ve dünyadaki gelişmelerle ilgili muhakeme ederken, geçmiş tecrübelerimiz, aile kültürümüz ve sosyal yaşam tarzımız düşüncelerimizi doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple sahip olduğumuz bakış açısı, tüketim alışkanlıklarımızı da doğrudan yönlendirici bir etkiye sahiptir. Örneğin bir ürünün en pahalısını veya en ucuzunu almayı tercih etmek arasında belirleyici olan unsur, geçmişte yaşadığımız olumlu veya olumsuz bir deneyim olabilir. Misal, Sony'nin pazarda çok güçlü olduğu dönemlerde bir çoğumuz "biraz daha" yüksek ücret ödeyip...
  • Lale Devri Çocukları – 2

    01 Ekim 2019 Köşe Yazıları

    Vikipedi, özgür ansiklopedi’ye göre Lâle Devri, Osmanlı Devleti’nde 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır. Zevk ve Sefâ Devri olarak bilinir. Adını o dönemde İstanbul’da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır. Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başlamıştır. Bu yenilikler arasında en çok göze çarpanlarını şöyle sıralay...