logo

Arayış


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çevrenin hızla kirlenmesi ve doğal kaynakların aşırı düzeyde tüketilmesi bize uyarı işaretleri olarak bir mesaj vermeye çalışıyor. Diğer yaşanabilir gezegenleri aramak yakın zamanda bir meraktan öte, zorunluluk haline gelebilir. Evrendeki tek yuvamıza bu kadar kötü davrandığımız için çok da uzak olmayan bir zamanda yeni yuva arayışına girmek zorunda kalabiliriz.

Dünyanın kaynakları tükeniyor, nüfusun artması ile birlikte daha hızlı tükenecek. Kritik eşik olarak 2050 yılı telaffuz ediliyor. Uzak bir zaman dilimi gibi gözükse de yaklaşık 30 sene sonra yaşadığımız gezegenin belki de çöküşüne tanıklık edeceğiz. Kıt kaynaklar gıda ve su savaşlarına yol açacak. İlk etapta ılıman ve tarıma uygun iklimlerde yer alan ülkeler işgal edilmek için savaşa sürüklenecek. Elbette bu da yetmeyecek ve dünyadaki nüfusun azaltılması için muhtemelen kitle imha silahlarına başvurulacak. Bugüne kadar üretilen silahlar muhakkak caydırıcı güç olması açısından önemli. Ancak kimse hiç kullanmayacağı bir ürün veya hizmet üretmek istemez. Bir kısmı da olsa bu silahlar bir gün hammadde savaşları için kullanılacak. Günümüzde küresel bir dünya savaşı olmaması sizi yanıltmasın. Birçok ülkede artan gerilim ve iç savaş tehlikesi gün geçtikçe artıyor. Özellikle Orta Doğu ve Afrika’da huzur yok. Avrupa Birliği’nin de ekonomik altyapısının tartışıldığını ve yakın zamanda dağılabileceğini biliyoruz. İngiltere ilk adımı attı ve birlikten çıktı. Birleşik Krallık açısından 52 milyar Sterlin zarardan bahsediliyor. Özellikle İngiltere’nin böyle bir karar alması, Avrupa Birliği’nde kalması durumunda oluşacak zarardan kaçmak için tek kurtuluş yolu olarak AB’den çıkış seçeneği değerlendirildi ve uygulamaya konuldu. Bu detay bile geleceğin ülkeler için ne kadar çetin geçeceğini gösteriyor.

Mensubu olduğumuz yaş kuşağı, dünyayı keşfetmek için çok geç, uzayı keşfetmek için de çok erken dünyaya gelmiş durumda. Dünya üzerindeki bir çok sır aralandı, coğrafi keşiflerin neredeyse tamamı yapıldı. Ancak uçsuz bucaksız bir boşluk olan uzayda yer alan gezegenler, galaksiler için kat edecek çok yolumuz var. Yeni bir yaşanabilir gezegene gittiğimizde oraya huzur ve barış mı götüreceğiz, yoksa o gezegendeki doğal kaynakları ele geçirmek için agresif bir politika mı izleyeceğiz? Eğer o gezegenin kendi sakinleri varsa onlara nasıl davranacağız? Dünya üzerinde kendi ırkına hoşgörü göstermeyen bir tür, sizce bizden olmayan başka bir yaşam biçimine yaşama hakkı tanır mı? İşte bu korkutucu sorunun cevabını bilen akıllı medeniyetler bizimle bu nedenden dolayı temasa geçmiyor olabilirler. Çünkü temasa geçtiklerinde sadece iki seçenekleri olacak. Ya teslim olacaklar, ya da bizi yok etmek zorunda kalacaklar. Çünkü biz insanoğlu olarak yok olana kadar durma niyetinde değiliz…

Etiketler: »
Share
4128 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...
  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...