logo

Basması En Zor Tuş: “Like”


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2016’yı elbette pek iyi olaylarla hatırlamasak bile yaşadıklarımızla hayatımızda çok ayrı bir yeri olacağı kesin. Yıl içerisinde o kadar çok canımızın yandığı olay yaşadık ki geri dönüp neleri tek tek yaşadığımızı saymak bile içimden gelmedi. Çünkü herkes yıl içinde Türkiye’de ve Dünyada yaşanan olaylar yüzünden çok acı çekti ve şu 2016’yı hayırlısıyla atlatmanın derdindeler.

Gelelim bu ayki yazımızın konusuna; sosyal ağ kullanıcılarının aslında çok sevdikleri kullanması oldukça basit sadece tıklamak yetiyor ama basması en zor olan tuş “Like” (Beğen) tuşu. Şimdi bu konu da nereden çıktı “beğenirsek basıyoruz zaten” diyebilirsiniz. Ama işin aslının gerçekten öyle olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Bir tuşa basmak bu kadar mı zor olabilir. O karar anında yani “like” tuşuna basıp basmamak arasında belki 1 saniye geçiyor ama o bir saniye içinde kafamızda ne deli sorular, ne düşünceler geçiyor biliyor musunuz? Aslında biliyorsunuz ama ben yine de hatırlatmak amacıyla bir toparlayayım istedim.

– “Beğen” tuşuna basarsam kocası/karısı da görecek. Sıkıntı olur mu?

– “Beğen” tuşuna basacağım ama falanca benim paylaştığım hiç bir şeyi beğenmiyor ki…

– Paylaştığına beğeni yaparsam şimdi bu kadın/adam havalara girer…

– “Beğen” tuşuna basmazsam çok ayıp olur…

– Ben galiba bu kadından/adamdan hoşlanıyorum. Daha çok beğeni yapmalıyım.

– Aslında “Beğen” tuşuna basmıştım ama sanırım hak etmedi. Geri alayım.

– Çok mu beğeni yaptım ne? Aramızda bir şey var sanacaklar…

– Benim canım yanarken/ keyfim yokken beğeni koymak da neymiş?

– Dikkatini çekmek için bir beğeni daha koyayım…

– Şimdi beğeni koymasam görüştüğümüzde sitem edecek…-

– Sevmem ama bir beğeni koyayım çünkü yakında işim düşecek…-

Bu şerefsize bir beğeni bile çok !

Belki sizlerin aklından daha farklı şeyler de geçiyordur. Hatta bu işi daha da öteye götürüp yaptığı paylaşıma beğeni yapılmadı diye küsen, arıza çıkaran hatta arkadaşlığını bile sorgulayanlar çıkıyordur.

Nedendir, niçindir, kim haklıdır, doğru mudur, yanlış mıdır diye çok fazla kafa yormaya gerek yok. Bu işlere çok fazla anlam yüklemeyin yeter. Çünkü sosyal ağlar tam olarak gerçekleri yansıtmayan sanal platformlar. Gerçek çok daha farklı olabilir.

2017’de sanal dünyadan çok gerçek dünyada yaşamanız dileğiyle mutlu, sağlıklı ve huzurlu yeni bir yıl temenni ediyorum.

Etiketler: »
Share
4788 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...
  • Gidişat

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    İktisat dersinde daha ilk ünitede dünyadaki kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusuna cevap arandığı anlatılır. Eğer işin trajik yönünden bakacak olursak, maalesef bu soruya efektif bir yanıt hala bulunamamıştır. Kaynakların erişebilirliği ve yeniden üretilebilirliği teknolojik imkanlar ile artsa da, nüfustaki aşırı artış ve tüketimde insanoğlunun kendi sınırlarını zorlaması sebebiyle işler istenildiği gibi ilerlemiyor. Dünyanın tüm servetinin %90'ının nüfusun %10'luk bir kesimin elinde olması oyunun tüm kural...
  • Hayallerinize Engel Koymayın

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    “İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız bir gerçeklik değil bir görüştür. İmkansız bir iddia değil meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız hiçbir şeydir”. Şimdi diyeceksiniz bu da nereden çıktı? Oldukça tanınan bir spor markasının klasikleşen bir reklamında işte tam olarak böyle deniliyordu. Cam Tavan Sendromu Hayatımız boyunca bazı şeyleri yapamayacağımıza i...