logo

EARTH ONE

Erkut Altındağ

Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com
EARTH ONE

Ay’ın çeşitli şirketlere ticari amaçlarla parsellenmesi, Mars gezegeninin kolonileştirilmesi, yakın galaksilere insanlı uçuş gibi farklı haberleri gazetelerde ve internetteki haber sitelerinde mutlaka okumuşsunuzdur. Örneğin ay yüzeyinde kıymetli madenlerin olması nedeniyle bu cevherlerin çıkartılması için gönüllü olan bazı şirketler var. Mars gezegenine yapılacak insanlı seyahatin amacı orayı kolonileştirmek. “Marslı” filminden de hatırlayacağınız üzere gittiğiniz bir bölgede yiyecek yetiştirmeye başladığınızda o bölgeyi kolonileştirmiş sayılıyorsunuz. Mars atmosferinin iyileştirilmesi ve yaşanabilir bir gezegen olmasının sağlanması için oldukça yüksek bir teknoloji ile birlikte çok yüksek miktarda finansal fon gerekiyor. Tüm bunlar yapılsa bile yüksek radyasyon nedeniyle orada yaşayacak bilim insanlarının sağlıkları tehlikede. Bunun için kesin bir çözüm bulunması mümkün değil. Mars’a yolculuğun yıllar sürmesi ve yolculuk sırasında mürettebatın psikolojik sorunlar yaşaması da işin bonus kısmı. Çok uzun süre kapalı bir ortamda seyahat etmek ve yalnızlık hissi zamanla insan psikolojisi derinden etkileyebiliyor. Nasa’nın araştırmalarına göre uzun bir uzay seyahatinde gemideki arızalar veya mikro göktaşlarından daha büyük bir tehlike var: Bir mürettebatın aklını kaçırması ve diğerlerine zarar vermesi. Bu sebeple evli çiftlere veya zor şartlara dayanıklı olabileceğini testler ile kanıtlamış güçlü karakterdeki insanlara ihtiyaç var.

MarsOne adı verilen projede 2024 yılında gerçekleştirilmesi planlanan insanlı Mars görevi için 200.000 gönüllü katılımcı arasından yapılan elemelerde sayı 100 kişiye kadar indirildi. Aralarında çeşitli meslek gruplarından yer alan toplam 24 kişi 4’li gruplar halinde Mars’a seyahat edecek. Buradaki ilginç husus geri dönüş biletlerinin olmaması! Evet, bu kişiler için herhangi bir geriye dönüş planı yok. Sadece oraya gidiş seyahatleri ve bu planın operasyon aşamaları ilk etapta 6 milyar dolarlık bir bütçeye ihtiyaç duyuyor. Çoğunluğunun sponsorlar tarafından karşılanacağı bu proje için 2018 yılı itibariyle Mars yüzeyine çeşitli mekikler gönderilecek. İkişer yıl arayla gelişmiş bir uydu ve haberleşme sistemi, iki adet Rover (astronotların Mars yüzeyinde seyahat edecekleri araçlar), yaşam üniteleri, 3 bin litre su ve 120 kilo oksijen gönderilecek. 2024 yılı itibariyle de insanlı mekikler Mars’a doğru yolculuğa çıkacak. Tüm gezginler için dünyadaki herkese veda etmek anlamına gelecek bu yolculuk bir çok bilim insanı için intihardan farksız. Bununla birlikte onları “modern kaşif” olarak görüp insanoğlunun ilerlemesindeki kilit oyuncular olarak tanımlayanlar da var. Yine de bu kaşiflerin ne kadar güvenli bir seyahate çıkacakları konusunda bir çok soru işareti bulunuyor.

Mars seyahatinde yaşanabilecek benzer sorunlar galaksiler arası seyahatler için de geçerli. Işık hızıyla seyahat etmenin yöntemlerini bulana kadar her yolculuk onlarca yıl sürecek. En ufak bir hata mekiğin infilak etmesine veya mürettebatların zarar görmesine sebep olabilir. Kozmik ışınlar ve mikro astroid parçaları ise sürekli tehdit unsuru oluşturacak. Uzay gemisinin bir arıza ile karşılaşması durumunda ise en yakın yardım yıllarca uzakta olacak. Mevcut teknolojimizin ilerleme hızı bize uzak bir gelecekte bu tip seyahatlerin daha kolay yapılabileceği konusunda ipuçları verse de bu sürenin bir kaç yüzyıldan önce olmayacağı konusunda bilim insanları hem fikir.

Aslında mesaj çok açık ve net: Başka bir dünya yok, başka bir ev de yok. Olsa bile buraya ulaşmak mevcut teknolojimizin çok ötesinde imkanlar gerektiriyor. O halde neden yuvamızı, içinde bulunduğumuz dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmeye çalışmıyoruz? Neden sürekli tüketiyor ve zarar veriyoruz? Üretmek ve iyileştirmek yerine neden zarar verip yok etmeye çalışıyoruz? Yoksulluk, yolsuzluk, savaş, aşırı tüketim, çevre kirliliği, şiddet… Bizleri felaketin eşiğine getiren bu unsurları düzeltmeden başka bir gezegene gidersek beraberimizde de bunları götüreceğiz ve bir başka dünyayı daha mahvetmek için adım atmış olacağız. Uzayda hava yok, ses yok, ısı -271 derece. Bildiğimiz hiç bir gezegende yaşam belirtisi de yok. Tüm bu detaylar bize uzaydan şimdilik uzak durmamız gerektiğini vurguluyor. Elbette dünya üzerinde yoksulluğun bittiği, savaşların olmadığı, herkesin ferah ve huzur içerisinde yaşadığı bir dönem gelirse tekrar tüm ilgi alanımızı uzaya çevirebiliriz. Ancak o zamana kadar yukarı bakmak yerine dünyamızı daha iyi bir yer haline getirmek için önümüze bakmamız gerekiyor. Eğer umudunuzu kesip Mars’a yerleşmeyi düşünenlerden değilseniz, bu dünya için yapılması gereken çok iş var…

Etiketler: » » » »
23850 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YouTube’da Herkese Açık Kullanıcı Adı Nedir?

    01 Ekim 2022 Köşe Yazıları

    YouTube’un herkese açık kullanıcı adı, kullanıcıların sizi bulmasına ve sizinle bağlantı kurmasına yardımcı olan yeni bir özellik olarak dikkat çekiyor. Kanal adından farklı olarak, herkese açık kullanıcı adı her içerik üretici için benzersiz olacak. Böylece YouTube'da kişiye özgü kimliğinizi daha kolay oluşturursunuz. Kullanıcı Adları ve Kanal URL'leri Herkese Açık Olacak Herkese açık durumda olan kullanıcı adınız kanal URL'lerinde görünecek. Kişiselleştirilmiş olan URL, herkese açık kullanıcı adı için genel olarak belirleyici olacak. Herk...
  • Dışarıda Halka Açık Wi-Fi Kullanıyor musunuz?

    01 Mayıs 2022 Köşe Yazıları

    Evinizin dışında kendi mobil ağınızdan bağımsız halka açık Wi-Fi kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz. Burada en büyük risk veri hırsızlığına maruz kalmanızdır. Hele bir de bu WiFi ağı üzerinde oturum açtıysanız kullanacağınız verinin cinsine göre bu verilerin ve hesabınızın ele geçirilmesi an meselesidir. Halka Açık Wi-Fi Kullanırken Çok Dikkat Siber korsanlar kullandığınız internet servisinin özelliğine göre sizin oturum açarken kullandığınız şifrelere ulaşabilecekleri gibi banka bilgileriniz, özel belgeleriniz ve yaptığınız e-posta...
  • Kokoreç

    01 Mart 2022 Köşe Yazıları

    Sabit bir telefon hattına sahip olabilmek için en az 10 yıl beklerdik. Sarı jetonlar ile telefon kulübelerinde sıra bekleyerek telefon ederdik. Kaset doldurtmak için listeler hazırlar, Beta ve VHS video kasetlerden film seyrederdik. Commodore 64, Atari ve Amstrad CPC464 ilk tanıştığımız bilgisayarlardı. Odalarımızın duvarlarında Duran Duran, Madonna, Samantha Fox ve George Michael posterleri asılıydı. Bo Derek, Ornella Muti ve Ursula Andress'in filmleri, Adile Naşit'in masalları çok meşhurdu. Çernobil kazası sebebiyle ağız tadıyla çay içemediği...
  • İnternette Güvende Kalmak

    01 Ocak 2022 Köşe Yazıları

    İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Her gün hatırı sayılır bir zaman geçirdiğimiz internette en önemli şey güvende kalmak. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar çok fazla olsa da bunun yanında çok fazla tehlikeye maruz kaldığımız da bir gerçek. Bu yazıda internette ne tür risklerle karşı karşıya kalacağınız ve hangi konulara dikkat etmeniz gerektiğini madde madde sıraladım. Tüm içeriği dikkatlice takip eder ve maddelere uyarsanız internette güvende kalma olasılığınız yükselir. Unutmayın ! Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur...