logo

Gelecek Bölüm: Yükseliş


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Ekonomik göstergeler, bir ülkenin finansal gücünü değerlendirebilmek için belirlenen çeşitli kıstaslardır. Bunların başında enflasyon, büyüme oranı, dış ticaret dengesi, borç stoğu, cari açık dengesi ve istihdam oranları gelir. Ekonomistler bu rasyolara bakarak ülkeler hakkında öngörülerde bulunabilir, durum analizi gerçekleştirebilirler. Hatta bilindiği üzere bu işi kurumsal olarak yapan ve sadece şirketleri değil, devletleri de analiz eden birçok değerlendirme şirketi de mevcuttur. Bu rasyoları ülke açısından iyileştirmek ve optimal noktaya getirmek ise devlet politikaları ve sıkı mali programlar sayesinde olabilir. Bununla birlikte iyi bir planlamaya, uzun vadeli programlara da ihtiyaç bulunmaktadır. Sahip olduğu coğrafik konum nedeniyle eşsiz bir bölgede yer alan ülkemiz, efektif olarak kullanılması durumunda tamamen kendine yetebilecek ülkeler kategorisinde yer almaktadır. Bu sınıflandırmanın ilki, üretilen gıda ürünleri içerisinde kişi başına düşen yeterli kalori miktarı ile ölçümlenmektedir. Eğer ülke içerisinde üretilen gıda ürünleri ve bu ürünlerin mübadelesi sayesinde aç olan kimse kalmıyorsa bu çok önemli bir güç göstergesidir. Elbette sadece tarımsal ürünler kullanarak dünyada diğer ülkelerle rekabete girebilmek mümkün değil. İşte bu aşamada ise endüstrileşme ve teknoloji trendlerini kullanım oranları devreye giriyor.

Teknoloji sayesinde Muasır Medeniyet seviyesine ulaşmak

Japonya muhteşem bir örnek olarak karşımızda duruyor. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir yıkım yaşayan Japonya, bazı işleri “çok doğru” bir şekilde yaparak tekrar ayağa kalktı ve yükselişe geçti. Peki nasıl başarılı oldular? Savaş zayiatları ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından atılan atom bombalarının ölümcül etkileri nedeniyle 2 milyonu asker olmak üzere yaklaşık 3 milyon insan yaşamını yitirdi. Savaş sonrasında radyasyon nedeniyle milyonlarca insan hastalandı, günümüzde bile olumsuz etkileri devam ediyor. Yine de ülke olarak pes etmediler ve ivedi bir şekilde toparlanmak için gereken her şeyi yapmaya başladılar. Öncelikle kendi kültürleri nedeniyle işe avantajlı başladılar. Bizim de kültürümüze yakın olarak, aile ve vatan kavramını çok özel bir yerde tutan halkı sayesinde gerekli fedakarlıkları yapabilecek bir ortam mevcuttu. Devlet ve özel şirketler arasında çok güçlü bir bağ kuruldu. Birçok yeni yönetim tekniği kullandılar, hantal ve büyük ölçekli firmalar daha ufak şirketlere ayrılarak esneklik ve mobilite kazandı. Bazı ufak firmalar ise daha büyük finansal yapılar altında birleşerek güçlendiler; rakiplerine karşı hamle yapabilecek konuma geldiler. Sendikalaşma faaliyetleri giderek arttı, yarı zamanlı çalışma yöntemleri ile işsizliğin önüne geçilmeye çalışıldı.

1960’lı yıllara kadar kayda değer bir büyüme gerçekleştiremediler ama takip eden yıllarda Asya ülkelerinin gerçekleştirdiği büyüme oranlarını genelde ikiye katladılar. Tüketici elektroniği ve otomobil endüstrisi Japonya’yı gerçek anlamda kalkındıran alanlar oldu. Gelişen teknoloji sayesinde de günümüzde “bilgi tabanlı üretim” sağlayabilen sayılı ülkelerin başında geliyorlar. Başlarda Avrupa ve Amerikan ürünlerini kopyalama olarak başlayan üretim süreci, zamanla bağımsız Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleşmesine ve yeni nesil teknolojilerin üretime adaptasyonunu sağladı. Tarımsal ürünler anlamında pirinç dışında ciddi bir doğal kaynağı olmayan Japonya, değiş tokuş ekonomisi ile bu dengeyi çok başarılı bir şekilde kurdu. Topraklarının sadece yüzde 11’i ekilebilir ve ürün elde edilebilir tarım alanına sahip Japonya’nın gıda olarak kendine yetebilme oranı ise günümüzde yaklaşık %50 civarında seyrediyor.

Özetle, Japonya’ya kıyasla çok daha verimli topraklara sahibiz. Doğal kaynaklar açısından müthiş bir rekabet avantajımız var. Tüm bu özellikleri ancak iyi bir planımız olursa ve o planı uygulayabilirsek değerlendirebiliriz. Ülkemizin nitelikli insan gücü, kültür ve hammadde açısından hiç bir eksiği yok. Bunları en etkin şekilde kullanabilecek yeni nesil bir anlayışa ihtiyacımız var. Zorlu bir dönemden geçtiğimiz konusunda hiç bir şüphe yok, zaten asıl mesele böyle zamanlarda ne yapılması gerektiğidir.

Geri Dönüşü Olmayan Nokta

Elbette vazgeçip gidecek halimiz yok, elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Üreteceğiz, katma değer oluşturacağız, hiç durmadan çalışacağız. Küresel bir kaos yaklaşıyor. Ticaret savaşlarına sebep olacak dünya ekonomisindeki yapısal sorunlar, gelişen silah endüstrisinin ve buna bağlı üretimin belirli bir birikim seviyesini geçmesiyle birlikte sıcak savaşa dönüşebilir. Üretilen silah ve savaş makinelerinin caydırıcı etkisi muhakkak var; ancak asla kullanılmayacak milyar dolarlık cihazların üretilmesi ekonominin temel mantığına aykırı. Bu ölçüde gelişmiş bir savaş endüstrisi varken dünyadaki terör saldırılarının, iç çatışmaların ve devletler arası savaşların olması da kaçınılmaz. En tehlikesi ne, biliyor musunuz? Giderek güçlenen insanoğlu, bu gücü sebebiyle yeryüzünü daha hızlı yok edebilme yeteneğine kavuşuyor.

Herkesin ulusal çıkarlarını bir kenara bırakıp küresel ölçekte endişe duyması gereken bir noktadayız. Özellikle ekoloji alanında “geri dönüşü olmayan nokta” (point of no return) olarak ifade edilen bir teknik terim kullanılır. Akış içerisinde öyle noktalar vardır ki, geçildiği an itibariyle kazanılan ivme nedeniyle artık geriye dönüş mümkün değildir ve uygulanan aksiyon geri alınamaz. Dünya için “geri dönüşü olmayan nokta”ya çok yaklaştık, muhtemelen tam eşiğindeyiz. Ciddi önlemler alınmazsa, mevcut teknolojimiz ile yaptığımız keşiflere göre bize evrende ev sahipliği yapan tek yaşanabilir gezegen olan Dünya’nın hep birlikte sonunu getireceğiz. Hem de sadece bir kaç düğmeye basarak…

Etiketler:
Share
2674 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dijital Oyun Platformları ve İndirimli Oyunlar

    02 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Ekonomik olarak zor zamanlardan geçtiğimiz bu dönemi de elbette atlayacağız. Ancak amacımız en az hasarla atlatabilmek olmalı. Tasarrufumuzun halihazırda azalmasını engelleyemiyoruz, harcama tarafında ise çok bilinçli tercihler yapmalıyız. Özellikle bilgisayar oyuncularının karşılaştığı en önemli problem yeni oyunların uçuk fiyat etiketlerine sahip olması. Örneğin yakın zamanda başta PC olmak üzere PS4 ve Xbox platformlarında da satışa sunulan Bioware'nin yeni şaheseri "Anthem" adlı oyunun bilgisayar versiyonu 360 liradan satılıyor. Konsol vers...
  • Sextortion Yöntemi İle Şantaj

    01 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Son zamanlarda internet kullanıcılarının e-posta adreslerine oldukça ilginç bir mesaj ulaşıyor. Mesajda özetle; “Cinsel içerikli video izlerken sizi web kamerasından kaydettik. Eğer 48 saate kadar şu kadar para ödemezseniz sizi işfa edeceğiz...” deniyor. Hayatlarında ilk defa bu kadar mahrem konuları içeren bir şantaj mesajı ile karşılaşanlar çok şaşırdılar. Özellikle de hem web kamerası kullananlar hem de cinsel içerikli web sitelerini ziyaret edenler için mesaj oldukça sıkıntılı bir durum oluşturuyordu. Sextortion Yöntemi olarak adlandırılan ...
  • Netflix vs Disney: Yarış Başlıyor

    02 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Netflix'in fikir olarak ortaya çıktığı 1997 yılından bu yana film endüstrisinde birçok değişim yaşandı. 2007 yılında ise televizyon hizmetlerinin başlatmasıyla birlikte yeni nesil bir eğlence anlayışı tüm dünyaya yayıldı. Önceden belirlenmiş aylık bir ücret karşılığında zengin içerik arşivinden seçtiğiniz binlerce film ve diziyi mekan kısıtlaması olmadan ve reklamsız olarak, internete bağlanabildiğiniz her yerden izleyebilmek! İşte bu fikir günümüze geldiğimizde 190 farklı ülkede toplam 139 milyon aboneye ulaşmış durumda. Son yıllarda ülkelere ...
  • Bilgisayarda Verileri Kalıcı Olarak Nasıl Silebiliriz?

    01 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Bilgisayardaki verileri kalıcı olarak nasıl silebileceğimiz konusunda bazen yeterli bilgiye sahip olmayabiliriz. Bu yüzden aşağıda anlatılanlara uyduğunuz sürece verilerinizi kalıcı olarak silebilir ve özel dosyalarınızın kötü niyetli insanların eline geçmesini engelleyebilirsiniz. Özel fotoğraflarınızı, gizli yazışmalarınızı veya işyerinize ait gizli bilgileri klasik silme yöntemi ile sildiğinizde aslında bu dosyaların hiç birinin tamamen silinmediğini bilmelisiniz. Bu dosyaların kalıcı olarak silinebilmesi için mutlaka fazladan bazı işlemler ...