logo

Gerçekci Olun, İmkansızı İsteyin


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Yazın yakıcı sıcağı üstümüze düşmeye başladığında tatil zamanı gelmiş demektir. Bu yıl Ramazan ayı da yazın tam ortasına denk geldiği için iş temposunda ve toplantı trafiğinde ciddi bir yavaşlama olduğunu söyleyebilirim. Liglere verilen ara gibi Ramazan ayı da bizim sektörde verilen bir ara gibidir. Basın toplantılarının çok azaldığı, etkinliklerin genelde iftar saatlerine kaydığı, basın gezilerine ara verildiği, bülten trafiğinin bile azaldığı bir dönemdir. Aradığınız birçok kişiye ya izinde olduğu için ya da keyifsiz olduğu için ulaşmanız zordur. Toplantılar için ise genelde bayram sonrasına gün verilir.

Hal böyle olunca bu yıl Ramazan ayının Dünya Kupası’na denk gelmesi de uzun günlere ayrı bir renk ve heyecan getirdi. Sektörümüzdeki durgunluk ve çevrenizdeki herkesin sakin bir havada olduğunu gördüğümden yaz döneminin proje üretmek için iyi bir fırsat, sezona hazırlık için iyi bir şarj dönemi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Bilişim Medyası’nın içinde bulunduğu durum zaten malum. Sektörel yayınların bir çoğu ha kapandı ha kapanacak. Gazeteci arkadaşlarımızın bir bölümü maaşlarını alamıyor. Birçok muhabir arkadaşımız yeterli para kazanamadığı için farklı sektörlere kaçtı. Bir bölümü ise işsiz ya da işsiz kalmak üzere. Özellikle online yayınların tek gelir kaynağı “Banner modeli” çökmüş durumda. Para kazanan yayınlara baktığımızda banner modeli dışında yeni iş modellerine yöneldiklerini, yeni sahalara girdiklerini görüyoruz. Artık yayınların iş modellerini ve kadrolarını sadece banner geliriyle ayakta tutması bir hayli zorlaştı. Aslında madde madde yazarsak sorunlar çok net:

1- İletişim firmalarının aksiyon aldığı online veya baskı yayınların büyük çoğunluğu reklam mecrası olarak kullanılmıyor. Yani basın toplantısına çağrılan ve bülten gönderilen başka bir deyişle “benim haberimi yap” denilen yayınların çok az bir bölümü reklam bütçelerinden pay alabiliyor.

2- Reklam veren firmalar sadece bazı TV kanallarını, birkaç günlük gazeteyi ve bu gazetelere bağlı internet sitelerine sürekli reklam verirken toplama bakıldığında tirajları bu yayınların onlarca katına çıkan diğer yayınları tamamen görmezlikten geliyor.

3- Reklam bütçelerini sürekli başka mecralarda ve yayınlarda kullanan firma haberini ise bir kere bile hatırını sormadığı, ticari işbirliğine hiç girmediği yerde yayınlatmaya çalışıyor.

Çuvaldızı biraz da kendimize batırırsak;

1- Yayınlardaki içeriğin benzerliği.

2- Özel haber, röportaj ve video ürün inceleme gibi habere değer katan ögelerin azlığı.

3- Düşük tiraj, düşük site trafiği, yayın ve kadro kalitesi de yayınların çözmesi gereken sorunlar arasında bulunuyor.

Peki, sonuç ne olacak derseniz. Tek seferde verilecek doyurucu bir cevabı yok. “Su yolunu bulacak”, “Gemisini yürüten kaptan”, “At binenin kılıç kuşananın”, “Değişmeyen tek şey değişim” vb. klişe cevaplar verebiliriz. Fakat yayınların ayakta kalabilmesi için mazeretlerle kendilerini meşgul etmek yerine belki şu an için imkansız gibi görünen yeni çözümler üretmesi gerekiyor. Şartlar ne olursa olsun başarıya giden bir yol mutlaka vardır ve bize düşen o doğru yolu bulabilmektir. Şimdi gerçekci olalım ve imkansızı isteyelim. Çünkü imkansız yoktur!

Bu ayki yazımı Adidas firmasının bir dönem reklamlarında kullandığı “imkansız”ı tanımlayan metni ile bitiriyorum.

“İmkansız, bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine, kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız, bir gerçeklik değil, bir görüştür. İmkansız bir iddia değil, meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız, hiçbir şeydir”.

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net
Hashtag: #aykutabiburada

Etiketler: » »
Share
1629 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yeni Dünya Ekonomisi

    02 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Ülkemizin yeni dünya ekonomisi içinde yer alması için katma değeri olan mal ve hizmetler üretebilmek tüm firmalarımızın temel hedefi olsa da, bu yolda ilerlemek için belirli bir potansiyele sahip olmak gerekiyor. Sadece girişimcilik değil, aynı zamanda nitelikli personel çalıştırabilme ve Ar-Ge faaliyetlerini uygulamaya dönük sürdürebilmek anahtar bazı özellikler. "Fakir her zaman fakir kalır, zengin ise her gün daha da zenginleşir" ifadesi ile kolayca tanımlanabilecek Fakirlik Paradoksu için bu köşede önceki yıllarda defalarca tanımlar yapıp, ...
  • Yurtdışı e-Ticaret Sitelerinde Siparişi Yasak Ürünler

    01 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Yurtdışı e-ticaret sitelerinde alışveriş yaparken siparişi yasak ürünler konusuna çok dikkat etmelisiniz. Çünkü yurtdışından bir ürünü sipariş ederken Türkiye Gümrük Kanunları’na uymanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Sipariş etmeden önce yasa gereği ülkeye sokulmasının yasak olduğu ürünlerin neler olduğunu maddeler halinde listeleyeceğim. Vergi Oranları %18 veya %20 Her bir sevkiyat için kıymeti 1500 Avro'yu, ağırlığı ise 30 kg’mı aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve kesin vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları eş...
  • WhatsApp Kullanıcıları Dikkat

    01 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Eğer WhatsApp uygulamasını sıkça kullanıyorsanız bu yazıyı sonuna kadar okumanızı öneriyorum. Çünkü bu yazıda hem güvenlikle ilgili bir konudan bahsedeceğim, hem pek bilinmeyen bir püf noktasını anlatacağım, hem de bu uygulamasının artık çalışmayacağı telefonları listeleyeceğim. WhatsApp Hesabınız Ele Geçirilebilir mi? WhatsApp uygulaması genel olarak kullanım açısından oldukça güvenli olmasına karşın dikkat etmez, telefonunuzu bir başkasına verir veya ortalık bir yerlerde bırakırsanız hem mesajlarınız başka birileri tarafından görülebilir...
  • Bitcoin

    01 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Yeni bir mübadele aracının çok kısa bir süre içerisinde bu kadar değerlenmesi ve dünyanın gündemini belirlemesi pek de tahmin edilebilir bir durum değil. Birçok ülke Bitcoin ve benzeri para birimlerinin yasal mevzuata uyarlanması ile ilgili çalışmalara başladı. Somut olmayan, elle tutulamayan bir para birimi kulağa çok güvenilir gelmese de, akla şu soru geliyor: Sahip olduğumuz finansal portföyümüzün ne kadarı somut ve maddi olarak evinizde fiziksel bir alan kaplıyor? Maaşımızı bile artık bankadan çekmiyor; çevrimiçi hizmetleri kullanarak tüm ö...