logo

Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe’deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz.

Hoax Mesajlara İnanmayın !

Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook mesajı alırsınız. Mesaj hangi konuda yazılmış olursa olsun çok faydalı bulmanız için kurgulanmıştır ve bu mesajı adres listenizdeki tüm tanıdıklarınıza göndermeniz istenmektedir. Siz de eğer bu mesajı tüm arkadaşlarınıza gönderirseniz farkında bile olmadan birilerinin planlarına alet olmuş, dostlarınızla gerçek olmayan bir bilgiyi paylaşmış olabileceğiniz gibi kendinizi de bir anda mahkeme kapısında bulabilirsiniz.

Doğruluğuna Emin Olmadığınız Bir Mesajı Paylaşmayın

Hoax mesajlar genelde İngilizce olarak doğarlar, birileri bu mesajı tercüme eder ve çevresindeki insanlara yayar. Bu şekilde ulaşan e-postalar hem herkesin zamanını çalar hem de gereksiz yere sistem kaynaklarını israf ederler. Hoax mesajlar genelde kurbanların konu hakkındaki bilgisizliğinden faydalanarak büyük bir hızla yayılırlar. Çünkü insanlar çoğunlukla aldıkları mesajların doğruluğunu test etmeden ve mesaj içinde istendiği gibi mesajı adres defterlerindeki tüm adreslere gönderirler. Hoax mesajlar böylece bir anda on binlerce kişiye ulaşıp çok kısa sürede toplum içinde popüler olabilirler.

Aşağıda bu mesajların en meşhur olanlarının örnekleri var.

– Genelde “Tanıdıklarınıza mutlaka gönderin” derler. Mesajlarda “falancanın başına bir iş gelmiş” türünden kontrolü yapılamayacak sahte isim ve kurum imzaları vardır. “X Teknoloji firması uyarıyor veya “Bakanlık yayınlandı” türünden sözler içerir.

– “Messenger paralı olacakmış, bunu şu kadar kişiye yollarsanız, üzerine 7 GB da internet hakkınız olacak” derler.

– Bu mesajı filanca sayıda kişiye iletirseniz, falanca size bedava bir şey gönderecek türünde mesajlar yollarlar.

“Uyandığımda buz dolu bir küvetin içindeydim ve böbreğim yerinde yoktu!” türünde korkutucu yazılar gönderirler.

– “Üzerine oturunca bir acı hissettim, iğnenin yanındaki kağıtta “AIDS’liler arasına hoş geldin!” yazıyordu” türünde dehşet veren mesajlar yollarlar.

– Falanca hastanede yatan kanser hastası için bu mesajı arkadaşlarınıza gönderin. Her gönderinizden falanca firma hastaya şu kadar miktar para bağışlıyor mesajları alırsınız.

– “İşletim sisteminizde virüs var; hemen falanca dosyayı silin!” derler. Dosyayı sildiğiniz anda işletim sisteminiz çalışmıyor elbette.

– “Bu e-posta size şans getirmesi için gönderilmiştir” türünden mesajlar alırsınız. Nedense en çok inanılan konu da budur. Sevdiğiniz arkadaşlarınıza gönderin diyerek sizi en zayıf yerinizden yakalarlar.

– Hamburger markalarını veya yoğurt markalarını kötüleyen sözde üniversite araştırma sonuçları gönderirler. Altında imzası olan öyle bir profesör elbette gerçek değildir ve öyle birisi de yoktur.

– “Falanca bakanlıktan/kurumdan sızan belgeye göre virüs yayılıyor. Bilgisayarınıza bulaşmaması için şu saatlerde bilgisayarınızı kapalı tutun” türünde mesajlar gelir. Hala inanan oluyor mu acaba?

Bu örneklerden daha yüzlercesi var. Lütfen bu ve benzeri mesajları iyi niyetinizle arkadaşlarınızla paylaşmadan önce mutlaka 2 kez düşünün. Farkında olmadan bir firmanın veya kişinin karalanmasına aracılık ediyor ve bu yüzden de bir suç işliyor bile olabilirsiniz.

Burada kontrol kriteriniz aklınız ve mantığınız olmalı. Biraz düşünür ve mantıkla yaklaşırsanız zaten bu mesajların ne kadar uyduruk ve kandırmak amacıyla hazırlandığını anlayacaksınız.

Yazımı anonim bir deyiş ile noktalıyorum. ”Patron her zaman haklı değildir, ama her zaman patrondur”

Etiketler: »
Share
3900 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ticaret Savaşları

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Kuzey Kore arasında yıllardan bu yana esen soğuk rüzgarların sıcak bir savaşa dönüşmesini bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Her ne kadar son birkaç ayda sular durulsa da, en ufak bir sorun çıktığında her şeyin ters gitmeye başlayacağını herkes biliyor. Amerika'nın son kararı ise oldukça spekülatif sonuçlara yol açabilir. Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika ile yapılacak ticaret faaliyetlerinde çeşitli hammadde alımlarına ek gümrük vergileri getirmek birden fazla sonuca sebep olabilecek ağır bir karar. İlgili ...
  • Basın Bülteni Gönderirken Dikkat !

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Basın bülteni, bir kurumu, bir kişi veya grubu ya da bir projeyi sektördeki rakiplerinden ayıran özelliklerini ve anlatılmak istenilen konuyu içeren profesyonelce hazırlanmış bir metni ilgili medya kuruluşlarına haber yapmaları için hazırlanan bir çalışmadır. Bu çalışmanın içeriği haber, röportaj, ürün tanıtımı veya değerlendirme gibi benzer konularda olabilir. Basın bülteni servis ederken nelere dikkat edilmelidir? 1- Bülten gönderilen yayının haber formatının gönderilecek bültenin konusuna uyup uymadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Yani ...
  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...