logo

Karanlık Orman Teorisi


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Tamamen bulutsuz ve açık gökyüzünün keyfini çıkarmak için şehirden uzak, ormanlık bir yerde olduğunuzu hayal edin. Müthiş bir gece sizi bekliyor. Uzaydan size doğru yansıyan tüm ışık demetlerini görebiliyorsunuz. Ancak bir ses duydunuz. Muhtemelen ormanda sizinle birlikte birisi daha var. Gecenin bu saatinde bir insan ormanda ne yapıyor olabilir? Genelde bu saatlerde daha suç işlendiğini biliyorsunuz. Bu kişinin size zarar verme ihtimali çok yüksek olabilir. Peki ne yapacaksınız? Sesin geldiği yere gidip etrafı mı araştıracaksınız, yoksa saklanıp tehlikenin geçmesini mi bekleyeceksiniz? Her ne kadar gökyüzü parlak ve muhteşem gözüküyor olsa da, etraf tamamen zifiri karanlık. Hayatta kalabilmek adına belki de yapmanız gereken eylem, hemen gizlenmek ve sabahın ilk ışıklarını beklemek! İşte “Karanlık Orman” teorisi tam olarak burada devreye giriyor. Evren büyük bir orman. Biz ise masumane bir şekilde etrafı izleyen gözlemciyiz. Bu evrendeki her bir akıllı medeniyet, ormanda ava çıkmış bir avcı olarak düşünülebilir. Hayatını idame ettirmek için avlanması gereken bir avcı. Kendi varlığını tehdit edebilecek başka bir canlıyı bir an olsun bile düşünmeden öldürebilecek potansiyele sahip bir avcı… Bu teori fikir olarak dikkatinizi çektiyse, Ella Alderson’un Medium’daki makalesini okuyarak daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. Ancak biz şimdi çok daha önemli bir noktaya yoğunlaşacağız: Yeni bir akıllı medeniyet ile tanışmaya gerçekten hazır mıyız?

Hangimiz Saklanıyoruz?

Eğer bizi bulabilecek teknolojiye sahip bir medeniyetten bahsediyorsak, muhtemelen en az bizim kadar akıllı ve uyanık olduklarını da kabul etmek durumundayız. Olası bir karşılaşma durumunda, her türün ilk etapta kendi güvenliğini güvenceye alma içgüdüsü sebebiyle ölümüne bir çatışma çıkması muhtemeldir. Kaldı ki, sahip olunan doğal kaynaklar ve yaşanabilen bir gezegen olduğu sürece, bir türün diğerine göre daha dominant bir tavır sergilemesi de çok doğal bir sonuç olacaktır. Biz insanlar bile bu güzel gezegen içerisinde barış içerisinde yaşamak varken, birbirimizi yok etmek için elimizden geleni yapıyorsak; başka bir gezegenden gelen canlı türüne acımayacağımız gerçeğini de kabullenmemiz gerekiyor. Elbette aynı durum bizim için de geçerli. Kendileri için tehlike arz ettiğimizi anlayan canlı türleri, kendileri hayatta kalabilmek için bizi yok etmeye çalışacaklardır. Neresinden bakarsak bakalım, bu olay içerisinde diğer akıllı canlı türleri ile barış içerisinde yaşayabileceğimiz bir geleceğin var olma ihtimali çok düşük.

Ne zaman kavuşacağız?

Daha önce bu köşede Fermi Paradoksu, Drake formülü gibi konuları da işlemiştik. Bu sebeple aynı bilgileri tekrarlamak yerine, yeni bir soru ile devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum: Karanlık Orman teorisindeki gibi evreni büyük bir orman olarak düşünürsek, bilinmeyen sırlarla ve yaşam biçimleri ile dolu bir alanda ne kadar özgür olabiliriz? Bu ormanda keşfedeceğimiz her yeni tür, kendi hayatını korumak için bizimle savaşmayı göze alacaktır. Gücümüz yettiği sürece sorun yok, ancak bir gün bizden daha gelişmiş bir canlı türüne denk geldiğimizde, bu durum bildiğimiz yaşamın sonu anlamına gelebilir. Her geçen gün yerimizi daha fazla ortaya çıkartacak teknolojiler üretiyoruz. Galaksimizin her bir yönüne doğru uydular gönderdik. Radyo sinyalleri ile uzak gezegenlere mesaj göndermeye çalışıyoruz. Tüm bu eylemler, bizi bulmaları için diğer akıllı canlı türlerine büyük bir kolaylık sağlayacak. Böyle bir buluşmanın ne zaman gerçekleşeceğini bilmiyoruz, ama bu ihtimalin giderek arttığının da farkındayız. Ünlü Bilim Kurgu Yazarı Arthur C. Clarke’in sözü ile bitirmek istiyorum: “İki olasılık var; ya evrende yalnızız, ya da yalnız değiliz. İki olasılık da eşit derecede korkutucu”…

Etiketler: »
Share
12986 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Pandemi Devri İnsanlarıyız Biz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazıları

    Pandemi; dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel isimdir. Bu kelime geçen yılın ilk aylarına kadar birçok kişi için hiçbir anlam ifade etmezken son 9 ayda hayatımızdaki en önemli kelimelerden biri oldu. Aslında hayatlarımız ne kadar da güzeldi. Özgürce ve maskesiz dolaşabiliyor, sevdiklerimize sarılabiliyor ve sosyal mesafenin ne olduğunu bilmiyorduk. Bir virüs tüm hayatımızı hatta tüm dünyadaki insanların hayatını altüst etti. 1980’li yılların ortalarına kada...
  • Twitch

    15 Aralık 2020 Köşe Yazıları

    Twitch markası, Twitch Interactive'e ait bir canlı yayın video platformu ve ilk olarak 2011'de Justin.tv'nin bir yan ürünü olarak tanıtıldı. Platformun ana odak noktası, her ikisi de canlı olarak izlenebilen e-spor turnuvalarının yayınları, bireysel oyuncuların yayınları ve çevrimiçi oyunla ilgili konuşma şovları dahil olmak üzere video oyunlarının canlı yayın akışı. Şu anda günlük 17,5 milyon aktif izleyici ve 2,3 milyondan fazla yayıncıya sahip. Twitch kullanıcıları Fortnite, LoL ve Dota 2 gibi popüler çevrimiçi oyunları yayınlayıp, oyun içer...
  • Güvenli Online Alışveriş Tüyoları

    01 Aralık 2020 Köşe Yazıları

    Online alışveriş pandemi ile birlikte günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Ağırlıklı olarak evlerde kaldığımız bu günlerde alışveriş ihtiyaçlarının çok büyük bir bölümü dünyada ve Türkiye’de online olarak yapılıyor. E-Ticaretteki bu büyük işlem hacmi siber suçluların iştahını kabartıyor ve kurbanlarının karşısına sürekli farklı dolandırıcılık yöntemleriyle çıkıyorlar. Eğer bilinçli bir kullanıcıysanız dolandırıcıların ağına düşmeden güvenli alışveriş yapabilirsiniz. Fakat belirli güvenlik kurallarına uymazsanız bir anlık dikkatsizliğini...
  • Tükenmişlik Sendromu Yaşıyor Olabilir misiniz?

    01 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Kendinizi sürekli yorgun hissediyor, enerjinizin hızla tükendiğini ve tükenen enerjinizi aynı hızla yenileyemediğinizi düşünüyor musunuz? Aralıksız ve çok mu yoğun çalışıyorsunuz? Sürekli ve nedensiz kendinizi huzursuz hissediyor musunuz? Durduk yerde canınız birşey yapmak istemiyor, konsantrasyon sorunu yaşıyor ve kendinizi çok halsiz mi hissediyorsunuz? Eğer yukarıdaki soruların sizin için karşılığı evet ise siz de Tükenmişlik Sendromu’na (Burnout Sendromu) yakalanmış olabilirsiniz. Tükenmişlik Sendromu Son günlerde medyada çok fazla yer...