logo

Sektörel Dönüşüm: Karanlık Fabrikalar


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Dijitalleşmenin bir sonucu olarak 2030 yılına kadar birçok sektörün devrimsel nitelikte bir dönüşüm yaşayacağı, bir kısmının da tamamen ortadan kalkacağı öngörülüyor. Bunun doğal bir sonucu olarak istihdam anlamında birçok yeni sorunla karşılaşacağız, ekonomik büyüme için kamu ve özel sektör bazında teknolojik altyapıya vermemiz gereken önem artacak. Yeni teknikler iş yapma şeklimizi ve üretim süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Endüstri 4.0, nesnelerin interneti, karanlık fabrikalar, makineler arası yönetim gibi bilim kurgu kitaplarından fırlamış gözüken yeni kavramlar havada uçuşuyor. Bu kadar yeni kavramın hayatımıza entegre olmaya başlaması hem keyifli, hem de korkutucu olabiliyor. Yine de hepimizin yaklaşan yeni dönem için çeşitli önlemler alması gerekiyor.

Karanlık Fabrikalar Zamanı

Akıllı otomasyonun geldiği son nokta karanlık fabrikalar. Özellikle Amerika ve Çin’in yakın zamanda tüm giderlerin minimize edildiği, robotların yapay zeka eşliğinde üretim yaptığı ve insan gücüne ihtiyaç duyulmadığı için ışıktan bile tasarruf edildiği yepyeni üretim merkezlerinden bahsediyoruz. Elbette bu fabrikaların yaygınlaşması için sinerbetik, yapay zeka, nesnelerin interneti ve benzeri teknolojilerin entegre bir şekilde çalışması gerekiyor. Yine de bu tip fabrikaların getireceği en önemli sorun işsizliğe yol açmaları olacak. Sıcak ve soğuk havadan, psikolojik iklimden ve hiç bir olumsuz koşuldan etkilenmeyen robotlar ile üretim yapmak varken; son derece değişken, duygusal sorunları olan ve sürekli sorun çıkarmaya meyilli insanlarla çalışmak mantıklı mıdır? Elbette bu soru kulağa korkunç geliyor. Ancak verilen cevaplar ise sorunun kendisinden daha korkunç. Bu sürecin dünyada artan nüfusun daha büyük bir işsizlik sorunu ile karşılaşmasına sebep olacağını biliyoruz. Ayrıca işi olup çalışan insanların da verimlilik açısından robotlar ile kıyaslanacağı bir döneme giriyoruz. Bu sebeple insanların da faaliyetlerinde otomasyona ve dijital gelişmelere uyum sağlaması gerekecek. Hangi açıdan bakarsak bakalım zor kararların alınacağı, felsefik çıkmazlara sebep olacak bir dönem yaklaşıyor.

Kutulu Oyunlar Yavaş Yavaş Raflardan Kalkıyor

Yazılım Sektörü’nde ise durum farklı değil. Çevrimiçi satış siteleri sayesinde kutulu ürünlere olan talep giderek azalıyor. Amerika merkezli yapılan araştırmalar, kutulu oyunların 2022 yılı itibariyle raflardan tamamen kalkabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde işletim sistemi ve ofis yazılımlarının da fiziksel bir ürün olarak satış oranı giderek düşüyor. Bir mağazaya gidip paketli yazılım ürünü satın almak yerine birkaç dakika içerisinde internet üzerinden sipariş verip yüklemek çok daha rasyonel bir davranış. Ayrıca cd veya dvd formatındaki yazılımlar artık özellikle dizüstü bilgisayarlarda optik sürücülerin yer almaması nedeniyle kurumlum açısından ciddi bir soruna dönüşebiliyor. Bu sefer de taşınabilir bir dvd okuyucu bulmaya çalışıyorsunuz. Bu kadar zahmet yerine yazılımın dijital versiyonu hem hızlı kurulum, hem de satış fiyatı açısından çok daha uygun bir seçim haline geliyor. Bir başka örnek olarak, ülkemizde son dönemde dergi ve kitap satışı yapan dükkan ve yayınevlerinin çok hızlı bir şekilde kapandığını ve sektörde ciddi bir küçülme olduğunu belki farketmiş olabilirsiniz. Aslında bu durum sadece ülkemize özgü bir problem değil.

Tüm dünyada elektronik kitap ve dergilerin yaygınlaşması sayesinde çok daha ekonomik olan dijital sürümler tercih ediliyor. Büyük bir dükkan kiralayıp, yüksek kira giderlerine katlanmak yerine okuyuculara elektronik ortamda ulaşmak girişimcilere daha doğru geliyor. Hatta Amerika’da yeni nesil yayınevleri ufak bir dükkan ve birkaç yüksek teknoloji ürünü yazıcıdan oluşuyor. Satın almak istediğiniz kitap veya dergi ciltli olarak o anda basılıyor; böylece stok sorunu olmayacağı için işletmenin genel yönetim giderlerinde ciddi bir azalma oluyor. Elektronikteki perakende devlerini bile etkileyen bir süreçten bahsediyoruz. İnsanların evden çıkmadan alışveriş yapma niyetlerinin artacağı, ürünü fiziksel olarak görüp denemeden hemen kullanmak isteyen tüketicilerin olduğu bir piyasa gelişiyor. “Mağazacılık” kavramı tamamen yeniden dizayn ediliyor; herkes oluşan yeni koşullara göre güvenli bir alanda faaliyet göstermeyi arzuluyor.

Hepimizin bir dijital muadilinin olacağı yıllar gelmek üzere

Gelişen her yeni teknoloji, beraberinde yeni istihdam alanları getirdiği gibi bazı sektörlere de zarar veriyor. Yeni istihdam alanları ile sebep olunan işsizlik oranları arasında bir dengenin kurulması gerekir. Ancak şu anda böyle bir dengeden bahsetmek mümkün değil; her yeni gelişme otomasyona doğru gittiği için insana daha az ihtiyacın duyulduğu yapılar oluşuyor. Hepimizin bir dijital muadilinin olacağı yıllar gelmek üzere. Üzerimizdeki baskı daha da artacak, işimizi yaparken performansımız makineleri geçmek zorunda olacak, ufak bir başarısızlık bile işe son verilmesi için bir bahaneye dönüşecek. Robotların dünyayı ele geçirmesi ile ilgili senaryolarda hep büyük bir savaştan ve bunun sonucunda insanların azınlıkta kalmasından bahsedilir. Aslında karanlık fabrikalar, bu sürecin dönüm noktalarından bir tanesi olabilir. Büyük bir savaş yerine yavaş ve tedrici olarak hayatımızın her alanının teknolojik unsurlar tarafından ele geçirilmesi robotlar açısından daha mantıklı olacaktır. Teknolojiye olan bağımlılığımızı da kullanacak olan robotlar, gelişen yapay zeka uygulamaları sayesinde dünyayı ele geçirmek için kansız yöntemleri tercih edeceklerdir. Değişim hızlı olursa tepkiler olur, ancak hayatın akışı içerisinde dikkat çekmeden yapılırsa başarı kaçınılmazdır. Bunu en az gelişmiş bir yapay zekanın bile düşünebileceğini hesaba katarsak, şimdiden alternatif iş olanakları üzerinde düşünmeliyiz. Bir kaç yıla kadar bu okuduğunuz köşe yazısını bile benim yerime robotlar yazmaya başlayabilir…

Etiketler: » »
Share
2940 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dolar Gördüğü Yeri Unutur Mu?

    03 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Ağırlıklı olarak bizden daha güçlü ülke ekonomilerinin oluşturduğu bir yapı olan Avrupa Birliği’ne bu kadar yakın bir coğrafyada olmanın çeşitli avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Aynı zamanda askeri olarak sıcak gelişmelerin yaşandığı Ortadoğu’ya komşu olmamız beraberinde güvenlik sorunlarını da getiriyor. Avrupa Birliği için çok zayıf bir Türkiye, Ortadoğu'dan Avrupa'ya doğru yayılacak savaş ve göç dalgasına yol açabilir. Ancak çok güçlü Türkiye ise dünyadaki dengeleri tamamen değiştirip özellikle emperyalist alışkanlıklara sahip ülkele...
  • Bulut Bilişim (Cloud Computing) Nedir?

    01 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Son günlerde popülerliği gitgide artan "Bulut Bilişim" (Cloud Computing) kavramı her alanda çok daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Dünya bilişim devleri bu konuya ciddi yatırımlar yaparken, yakın gelecekte tüm bilişim çalışmalarının bulut üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyorlar. Bulut Bilişim Nedir? Peki nedir bu Bulut Bilişim? "Çalıştırdığımız yazılımların kendi bilgisayarımızın dışında, internet ortamında erişime açık olan, dünyanın farklı yerlerinde bulunan sunucular üzerinden çalıştırılması" olarak kısa ve öz bir tanımlama yapabiliriz. ...
  • Keramet Fotoğraf Makinesinde Değil 

    02 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Sevgili dostlar merhaba, 14 yıldır ilk defa aylık köşe yazımı zamanında yetiştiremedim. Çünkü 4 gün süren çok kötü bir gıda zehirlenmesi yaşadım. Bir basın toplantısında yediğim somon, tavuk ve soslardan oluşan aperatifler sonu hastanede serumla ve bir torba ilaç ile biten çok sevimsiz bir macera oldu benim için. O yüzden yazımı tam olarak hazırlayamadım fakat fotoğraf makineme övgüler yağdıran dostlarımın bu ay küçük bir öyküyle tebessüm etmelerine vesile olmak isterim. Kıssadan Hisse Sürekli fotoğraf çeken ve bunları dostlarımla paylaşan...
  • Gelecek Bölüm: Yükseliş

    02 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Ekonomik göstergeler, bir ülkenin finansal gücünü değerlendirebilmek için belirlenen çeşitli kıstaslardır. Bunların başında enflasyon, büyüme oranı, dış ticaret dengesi, borç stoğu, cari açık dengesi ve istihdam oranları gelir. Ekonomistler bu rasyolara bakarak ülkeler hakkında öngörülerde bulunabilir, durum analizi gerçekleştirebilirler. Hatta bilindiği üzere bu işi kurumsal olarak yapan ve sadece şirketleri değil, devletleri de analiz eden birçok değerlendirme şirketi de mevcuttur. Bu rasyoları ülke açısından iyileştirmek ve optimal noktaya g...