logo

Teknolojik Havadisler – Sezon Finali

Erkut Altındağ

Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com
Teknolojik Havadisler – Sezon Finali

İnternet üzerinden yapılan bankacılık ve benzeri üst düzey güvenlik gerektiren işlemler ne kadar güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilir?

Bu sorunun net bir cevabı var gibi gözükse de işin içinde “insan” değişkeni varsa her ihtimali değerlendirmeye almak gerekiyor. Çünkü üst düzeydeki güvenlik sistemlerini geliştirenler de bizden birileri olduğu için her zaman yazılımlarda bir “arka kapı” olabileceği gerçeğini unutmamak gerekir. Basit bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse, diyelim ki hayatınızı değiştirecek bir sınava gireceksiniz. Bu sınavın soruları çok özel bir merkezde, dışarıya sızdırılması mümkün olmayan bir yapı içerisinde hazırlanıyor. Sınav günü müthiş güvenlik önlemleri altında sınava giriyorsunuz. Bozuk paralarınızdan tutun da evinizin anahtarına kadar her şeyi dışarıda bırakarak sınav salonuna giriyorsunuz. Sınavınızı her adayla eşit koşullar altında oluyorsunuz. Bu kısma kadar her şey kulağa mantıklı ve oldukça güvenilir geliyor. Aslında işin görünmeyen kısmında soruların güvenilir merkezden çeşitli kişilere dağıtılması, veya soruların kitapçıklara aktarılırken yedeklenmesi durumunda oluşabilecek bir bilgi transferi, sizin oldukça masumane olduğunu düşündüğünüz bir sınavın kazananlarını baştan aşağıya değiştirebiliyor. Yani en başta alınan güvenlik önlemleri, sınav sırasında uygulanan katı kurallar sadece gizli gerçeği gölgelemek için bir teknik sayılabilir.

Özellikle eğitim sisteminde tüm ülkelerin yaşadığı bir sorun olarak ortaya çıkan sınav sorularının güvenliği, ülkemizde de sıkça tartışılan bir konu başlığı. Hatta geçtiğimiz yıllarda bir süreliğine hiç gündemden düşmeyen bir konu olmuş ve aylarca tartışılmıştı. Sınav sorularının güvenliği konusunda çok farklı teknikler uygulayan bir çok ülke olsa da tamamen başarıya ulaşan bir ülkeden söz edemeyiz. Tekrar internet işlemlerinin güvenliği konusuna gelirsek, sistemi aşırı güvenli hale getiren mekanizma, aynı zamanda güvenlik işlemlerinin başlatıldığı noktadan hemen önce sisteme erişebilir. Bu da tüm sistemin sistemi yöneten kişiye açık olması, dışarıya ise güvenli olması anlamına gelir. Özellikle bankacılık işlemlerinde bizim beklediğimiz bankaya olan kurumsal güven nedeniyle böyle bir ihtimalin var olmaması üzerine kurulu bir temenniden öte bir şey değildir. Özetle, sızılamayacak hiçbir sistem veya manipüle edilemeyecek hiçbir yazılım bulunmuyor. İnternetten işlem yaparken mümkün olduğunca güvenli bir bilgisayardan girmeli, şifreler için sanal klavye kullanmalı ve şüpheli işlemlerden uzak durmalıyız. Tüm bunlara rağmen eğer sizin hesabınıza ulaşmak isteyen profesyonel birisi varsa, çok da şansınız yok demektir.

Küresel olarak artan enerji ihtiyacının çözümü nedir?

Nükleer enerji! En azından keşfettiğiniz enerji türleri arasındaki en güçlü aday olma özelliğini taşıyan nükleer enerjidir. Diğer her yol denendi, denenmeye de devam ediyor. Termodinamiğin kurallarını da hesaba kattığımızda bir enerjinin ortaya çıkması, başka bir enerji kullanmaya ihtiyacını ortaya çıkartıyor. Elektriğe dönüştürülebilecek her enerji türü farklı yollardan bir şekilde denendi. Su, rüzgar, hareket… Hiçbirisi atomun parçalanması sırasında açığa çıkan enerji kadar memnun edici sonuçlar vermedi. Hepimizin algısının ötesinde bir enerji türü ortaya çıkmadıkça, en geçerli ve verimli enerji üretimi yöntemi olarak atom enerjisini kullanmak zorundayız. Yeni nesil santraller ve alınacak güvenlik önlemleri sayesinde de oluşabilecek riskler minimuma indirilmelidir. Artan enerji ihtiyacı, petrole olan talebin azalması ile tamamen elektrik üzerinde odaklanacak. Her ne kadar rüzgar santralleri ile nüfusu az ülkeler bu ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve otonom kapasiteye ulabilecek durumda olsalar da, gelişmekte olan ve nüfusu kalabalık ülkeler atom enerjisini seçmek zorunda kalacak. Son olarak bir uyarı ile yazıyı tamamlayalım: Doğanın temelini oluşturan yapı taşlarını sürekli parçalayıp enerji elde etmeye çalışmak bizim açımızdan parlak bir fikir gibi görünebilir; yine de doğanın dengesi ile oynamanın, tabiatın nasıl müthiş bir intikam planı ile karşımıza çıkacağı gerçeğini değiştirmeyeceğini bilmek zorundayız!..

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler:
2053 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güvenli Bir Parola Nasıl Olmalı?

    01 Ekim 2026 Köşe Yazıları

    Dijital dünyada kapımızın kilidi artık metal değil, birkaç harf ve rakamdan oluşuyor. Ama kabul edelim; çoğumuz hâlâ bu kapıya “123456” yazıp anahtarı da paspasın altına bırakıyoruz. E-posta, sosyal medya, banka hesabı, alışveriş siteleri, dijital abonelikler… Günlük hayatımızın neredeyse tamamı parolalarla korunuyor. Buna rağmen kullanıcıların önemli bir bölümü hâlâ kolay tahmin edilebilen, kısa ve birden fazla hesapta kullanılan parolaları tercih ediyor. Sonra hesap ele geçirilince herkes aynı soruyu soruyor: “Benim hesabı nasıl buldular?...
  • Yapay Zekada Asıl Rekabet Modelde Değil Kullanımda

    01 Eylül 2026 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ dünyasında son dönemin en popüler tartışması şu: “Hangi model daha iyi?”ChatGPT mi, Gemini mı, Claude mu? Hangisi daha hızlı, hangisi daha akıllı, hangisi daha az halüsinasyon görüyor? Bence asıl soru başka: Sen yapay zekâyla ne yapabiliyorsun? Çünkü artık elimizdeki modellerin büyük bölümü günlük kullanıcı açısından fazlasıyla güçlü. Birine Ferrari, diğerine Porsche, ötekine Mercedes diyebiliriz. Ama direksiyondaki kişi otomobili hâlâ ikinci viteste kullanıyorsa kaputun altındaki motorun pek önemi kalmıyor. Yapay zekâdaki gerç...
  • Özel Alanımızda Mahremiyet Kalmadı

    01 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırdı ama bir gerçeği de yüzümüze çarptı: özel alan dediğimiz sınırlar hızla siliniyor. Akıllı telefonlardan televizyonlara, internete bağlı beyaz eşyalardan robot süpürgelere kadar pek çok cihaz, kullanıcı davranışlarını kaydediyor. Günlük rutinlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, konum bilgilerimiz ve hatta sosyal çevremize dair ipuçları büyük veri havuzlarında toplanıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu veriler artık yalnızca saklanmıyor; analiz ediliyor, sınıflandırılıyor ve ekonomik ya da...
  • ChatGPT 5.2 İle Yapay Zekâda Yeni Dönem Başladı

    01 Aralık 2025 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ tabanlı sohbet ve üretkenlik araçlarında küresel ölçekte kullanılan ChatGPT, 5.2 sürümüyle önemli bir güncellemeye imza attı. OpenAI tarafından kullanıma sunulan yeni sürüm, özellikle akıl yürütme, bağlam takibi ve profesyonel içerik üretimi alanlarında dikkat çekici iyileştirmeler sunuyor. Daha Derin Akıl Yürütme, Daha Tutarlı Yanıtlar ChatGPT 5.2’nin en belirgin yeniliklerinden biri, karmaşık konularda daha tutarlı ve mantık zinciri güçlü yanıtlar üretebilmesi oldu. Ekonomi, teknoloji, hukuk ve strateji gibi alanlarda verilen c...