logo

Tükenmişlik Sendromu Yaşıyor Olabilir misiniz?


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Kendinizi sürekli yorgun hissediyor, enerjinizin hızla tükendiğini ve tükenen enerjinizi aynı hızla yenileyemediğinizi düşünüyor musunuz? Aralıksız ve çok mu yoğun çalışıyorsunuz? Sürekli ve nedensiz kendinizi huzursuz hissediyor musunuz? Durduk yerde canınız birşey yapmak istemiyor, konsantrasyon sorunu yaşıyor ve kendinizi çok halsiz mi hissediyorsunuz? Eğer yukarıdaki soruların sizin için karşılığı evet ise siz de Tükenmişlik Sendromu’na (Burnout Sendromu) yakalanmış olabilirsiniz.

Tükenmişlik Sendromu

Son günlerde medyada çok fazla yer bulmaya başladı. Tükenmişlik Sendromu veya Burnout Sendromu diye adlandırılıyor. Aslında Tükenmişlik Sendromu iş stresinin çok yoğun yaşandığı ve çalışma temposunun sürekli yüksek olduğu yerlerde çalışan insanlarda yaygın olarak görülen bir davranış bozukluğu. Tükenmişlik Sendromu’nun en önemli özelliği kronik bir yorgunluk olması. Özellikle de bir türlü geçmeyen, tükenmeyen bir yorgunluk. Hatta hayattan zevk alamama, çabuk sinirlenme, her şeyin sizi rahatsız etmesi, aşırı sinirlilik hali ve uyku düzenindeki bozukluklar bu sendromun kendini gösteren diğer özellikleri.

Son günlerde bu konudan muzdarip insanlarda ciddi bir artış var. Çünkü iş dünyasında şöyle bir algı oluşmaya başladı: “Ne kadar çok saat çalışırsan başarın o kadar artar”. Size empoze edilen algı bu olunca da çok çalışmak kaçınılmaz hale geliyor. Günümüzde gelişen teknoloji ve özellikle internetin hayatımıza yerleşmesiyle birlikte insanlar kendilerine gerekli olan nitelikli zamanı ayırmamaya başladılar. Bunun sonucu olarak da sürekli kendilerini daha çok çalışmak zorunda olduklarına inandırıyorlar.

Peki bu sendromdan uzak durmak için neler yapabiliriz? Bu konuda çok farklı görüşler olmakla birlikte genel olarak yapılması gerekenler tavsiye niteliğinde birkaç maddede toplanmış.

Tavsiyeler

Uzun süreli stresten uzak durun.

Kaliteli uykuyu ihmal etmeyin.

Ailenize ve dostlarınıza daha fazla zaman ayırın.

Sanal ortamlardan ziyade gerçek ortamlarda, doğada daha fazla zaman geçirin.

İş ortamındaki dinlenme zamanlarının sayısını arttırın.

Yılda en az iki kez düzenli tatile çıkın.

Sonuç olarak teknoloji odaklı bir yazı yazmak yerine içinde bulunduğumuz ruh halini yansıtacak bu yazıyı kaleme almak istedim. Her geçen gün daha az uyumaya ve daha çok çalışmaya gayret ediyoruz. Haliyle gün içinde enerjimiz çabuk tükeniyor ve kendimizi çok yorgun hissediyoruz. Çalışmalar bu kadar çok uzayınca da herkeste ciddi bir konsantrasyon bozukluğu ortaya çıkıyor ve tahammül gücü azaldığından çok çabuk sinirlenerek agresif tavırlar sergiliyoruz. Mesai saatleri dışında kendimize özel olarak ayıracak bir zamana ve düzenli uykuya ihtiyacımız var. Bunları yapabilirsek Tükenmişlik Sendromu maruz kalmadan daha rahat ve sakin bir hayat sürebiliriz.

Bu ayki yazımı anonim bir deyiş ile tamamlıyorum. “Her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir.”

”.

Etiketler: »
Share
3426 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tükenmişlik Sendromu Yaşıyor Olabilir misiniz?

    01 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Kendinizi sürekli yorgun hissediyor, enerjinizin hızla tükendiğini ve tükenen enerjinizi aynı hızla yenileyemediğinizi düşünüyor musunuz? Aralıksız ve çok mu yoğun çalışıyorsunuz? Sürekli ve nedensiz kendinizi huzursuz hissediyor musunuz? Durduk yerde canınız birşey yapmak istemiyor, konsantrasyon sorunu yaşıyor ve kendinizi çok halsiz mi hissediyorsunuz? Eğer yukarıdaki soruların sizin için karşılığı evet ise siz de Tükenmişlik Sendromu’na (Burnout Sendromu) yakalanmış olabilirsiniz. Tükenmişlik Sendromu Son günlerde medyada çok fazla yer...
  • Cam Tavan Sendromu 2

    01 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Ünlü bir spor markasının uzun yıllar önce çok popüler olmuş bir reklamında şöyle bir mesaja yer verilirdi: “İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız bir gerçeklik değil bir görüştür. İmkansız bir iddia değil meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız hiçbir şeydir”. Hayatımız boyunca bazı şeyleri yapamayacağımıza inanır ve inandırılırız. Bazen bu inanç yüzünden büyük b...
  • Neuralink

    05 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Eleştirenler olabilir; beğenmeyen ve hatta nefret edenler de. Sosyal medya paylaşımları sebebiyle dalga geçenler veya canlı yayında uyuşturucu kullandığı için yerden yere vuranlar. Her ne olursa olsun, son 15 yılda kurduğu şirketler, ürettiği teknolojik ürünler, fabrikasını kurduğu tam otonom araçlar, Mars yolculuğu yapabilecek seviyedeki roketler ile dünya tarihine damgasını vuran bir isim oldu. Aslında kimden bahsettiğimizi hemen tahmin ettiniz. Kimine göre bir dahi, kimine göre ise şımarık bir çocuk: Elon Musk... Uzay taşımacılığından enerji...
  • İşiniz Düşünce Yine Beklerim

    01 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Zaman nasıl da hızlı geçiyor. Çocukluğumda, 1980'li yılların başında TRT'de gösterilen "Uzay 1999" isimli bilim kurgu dizisini seyrederken 1999 yılında ayda kurulu olan Ay Üssü Alfa'nın gerçek olup olmayacağını merak eder, biran önce 1999 yılına gelmeyi hayal ederdim. Dizideki uzay araçlarına Kartal ismi verilmişti ve dizi Ay Üssü Alfa'da yerleşmiş insanların Ay'ın Dünya'dan ayrılmasıyla birlikte yaşadıkları serüveni anlatmaktaydı. Zaman çok çabuk geçti. Bizler büyüdük ve Ay Üssü Alfa gerçek olmadı ama teknoloji öyle bir yere geldi ki; şu anki ...