logo

Vitamin Takviyesi


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Tam 25 yıl önce Bilişim Sektörü ile aşağı yukarı bu zamanlarda tanıştım. O gün bu gündür sektör içerisinde teknik servis dışında neredeyse her görevde çalıştım. Programcılık, Sistem Analistliği, Bilgisayar Öğretmenliği, Web Masterlık, Halkla İlişkiler Yöneticiliği, İnternet Danışmanlığı ve Gazetecilik, Bilişim Sektörü içinde yaptığım işlerden sadece bazıları. Yaklaşık 12 yıldır Online Yayıncılık konusu ile uğraşıyor ve son 9 yıldır da Gazeteci olarak çalışıyorum.

İster basılı olsun, ister online, bir yayını belirli bir kalitede ve çizgide uzun yıllar sürdürebilmek gerçekten çok zordur. Çünkü tek gelir modeliniz vardır, o da reklamdır. Dünyanın en iyi haberini de yapsanız, hergün onlarca özel habere de imza atsanız, eğer yayınınız reklam alamıyorsa, o yayının yaşama şansı yoktur.

Bilişim sektörüne ilk başladığım yıllarda, sektör firmaları reklam dağıtımı yaparken, sektörde yayın yapan birkaç dergi ve gazeteye bütçeyi paylaştırırlardı. Hatta o firmaya daha fazla haber desteği veren yayın, bu pastadan biraz daha fazla pay alırdı. Siz çok yeni bir yayın bile olsanız, birkaç haber desteğinden sonra çok küçük de olsa mutlaka pastadan bir pay alırdınız. Aldığınız reklam da öyle sadaka gibi 1 aylık falan değil, en az 3-6 aylık veya yıllık anlaşma biçiminde olurdu.

Daha sonra bir dönem kendi bilgisayar şirketimizi kurmuştuk. İki ortaklı bu küçük şirketimizde bile oluşturduğumuz minik reklam bütçelerini bize haberleriyle destek olan yayınlara tirajını problem etmeden paylaştırırdık. Hiç tanıyıp bilmediğimiz yayınları bile dinler, fiyat teklifi alır, birlikte proje geliştirmeye çalışırdık.

Bugün geldiğimiz noktada çok şeyler değişti. Gelişen teknoloji ve internetin hayatımıza girmesiyle online yayınlardı, bloglardı derken, cep telefonuna sahip ve sosyal ağlara üye olan herkes Gazeteci ve Yayıncı oldu çıktı.

Artık günümüzde her büyük firmanın bir İletişim Ajansı ve bir de Reklam Ajansı var. Bu iki ajans birbirinden bağımsız ve genelde birbirleriyle iletişimi zayıf olarak çalışıyor. Tiraj ölçme ve yayınların etkinliklerini değerlendirme kriterleri de artık çok değişti. Bunun yanında firmaların tutumları da büyük farklılık gösteriyor. Bazı firmalar hiç reklam vermeyip tüm paralarını halkla ilişkiler faaliyetlerine ayırmaya başladı. Firmaların bazıları lansmanlara ve basın gezilerine yüzbinlerce dolar para harcarken, reklam bütçelerini küçülttüler. Bazı firmalar ise reklam planlamalarını Medya Planlama Ajansları’na bıraktı.

İşte işin içine Medya Planlama Ajansları girince burada en büyük sıkıntıyı tirajı yüksek olmayan yayınlar yaşamaya başladı. Reklam Ajansları medya planlamasını yaparken sadece yüksek tirajı baz almaya ve tirajı düşük dergi ve online yayınları bırakın medya planına almayı, varlıklarını bile sorgulamayı unuttular. Yayın, haberini yaptığı firma ve iletişim ajansı ile çok iyi ilişki içinde bile olsa bu yakınlıktan haberi olmayan ve konunun çok dışında kalan medya planlama ajansının, baz aldığı ölçüm kriterlerinin altında kalan yayından haberi bile olmamaya başladı.

Ne firmanın ne de İletişim Ajansının yetkilileri firmanın Reklam Ajansına kendilerine destek veren yayınların listesini medya planlarına dahil edilsin diye Medya Planlama Ajansı’na bildirmiyorlardı. Aslında bu durumun en büyük sebebinin birilerinin işlerini iyi yapmaması olduğunu düşünüyorum.

Yayınımızın yaşadığı en büyük sorunları 3 maddede topladım.

1- Firmalar, kurumlarına destek olan yayınları “destekleyin” diye Medya Planlama Ajansı’na genelde hiç bildirmediler.

2- Firmanın iletişimi yürüten, yayını basın toplantılara çağıran ve firmanın bültenlerini hazırlayıp servis eden İletişim Ajansı yayınla ilgili olarak firmaya “Şu yayın sizi destekliyor, siz de destek verin” bilgisini onlara hemen hemen hiç vermedi.

3- Medya Planlama Ajansları karma bir plan yaparken genelde tirajları (sayfa gösterimleri) çok yüksek olan yayınları seçiyorlardı.

Özetle, Maxihaber.net olarak yayınımızı 9 yıldır aralıksız sürdürüyoruz. Bu saatten sonra kimse destek olmasa bile bir 9 yıl daha idare ederiz. Gelecek 9 yıl için yine sektörün nabzını tutarak okuyucularımızın bilgilenmesine ve sektör firmalarının tanıtımlarına büyük destek olmayı arzuluyoruz.

Bundan sonra en büyük desteği “bize son 9 yıl içinde en son ne zaman destek olduklarını hatırlayabilen firmalara” vereceğiz. Hafızası zayıf olan firmalar için ise vitamin takviyesi yapacağız.

2013’e beklenti ve hayallerimizle giriyoruz. 2013 umarım hepimiz için hayallerimizin gerçekleştiği, sağlığınızın iyi ve huzurunuzun bol olduğu bir yıl olur.

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net

Etiketler: » »
Share
1605 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dışarıda Halka Açık Wi-Fi Kullanıyor musunuz?

    01 Mayıs 2022 Köşe Yazıları

    Evinizin dışında kendi mobil ağınızdan bağımsız halka açık Wi-Fi kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz. Burada en büyük risk veri hırsızlığına maruz kalmanızdır. Hele bir de bu WiFi ağı üzerinde oturum açtıysanız kullanacağınız verinin cinsine göre bu verilerin ve hesabınızın ele geçirilmesi an meselesidir. Halka Açık Wi-Fi Kullanırken Çok Dikkat Siber korsanlar kullandığınız internet servisinin özelliğine göre sizin oturum açarken kullandığınız şifrelere ulaşabilecekleri gibi banka bilgileriniz, özel belgeleriniz ve yaptığınız e-posta...
  • Kokoreç

    01 Mart 2022 Köşe Yazıları

    Sabit bir telefon hattına sahip olabilmek için en az 10 yıl beklerdik. Sarı jetonlar ile telefon kulübelerinde sıra bekleyerek telefon ederdik. Kaset doldurtmak için listeler hazırlar, Beta ve VHS video kasetlerden film seyrederdik. Commodore 64, Atari ve Amstrad CPC464 ilk tanıştığımız bilgisayarlardı. Odalarımızın duvarlarında Duran Duran, Madonna, Samantha Fox ve George Michael posterleri asılıydı. Bo Derek, Ornella Muti ve Ursula Andress'in filmleri, Adile Naşit'in masalları çok meşhurdu. Çernobil kazası sebebiyle ağız tadıyla çay içemediği...
  • İnternette Güvende Kalmak

    01 Ocak 2022 Köşe Yazıları

    İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Her gün hatırı sayılır bir zaman geçirdiğimiz internette en önemli şey güvende kalmak. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar çok fazla olsa da bunun yanında çok fazla tehlikeye maruz kaldığımız da bir gerçek. Bu yazıda internette ne tür risklerle karşı karşıya kalacağınız ve hangi konulara dikkat etmeniz gerektiğini madde madde sıraladım. Tüm içeriği dikkatlice takip eder ve maddelere uyarsanız internette güvende kalma olasılığınız yükselir. Unutmayın ! Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur...
  • Instagram’da Nasıl Güvende Olunur?

    01 Aralık 2021 Köşe Yazıları

    "Instagram’da nasıl güvende olunur?" sorusunun aslında tek bir cevabı yok ama alınabilecek bir sürü önlem var. Bir de bilmeniz gereken bazı püf noktalar. İşte tam da bu nedenle Instagram, insanların hesaplarını güvenli tutmalarına yardımcı olmak için bazı ipuçları paylaştı. Hesaplarınızın güvenliği için umarım aşağıdaki bilgiler size yardımcı olur. Instagram Size Asla DM (Direkt Mesaj) Göndermez Kötü amaçlı hesaplar, hesap şifresi gibi hassas bilgilere erişmek için Direkt Mesaj atabilir. Hesabınızın kapatılma riski olduğunu, Instagram’ın fi...