logo

Yandex İle Moskova

Aykut Altındağ

Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net
Yandex İle Moskova

Moskova’ya daha önce hiç gitmemiştim. Yandex (Rus Arama Motoru) basın toplantısı bir vesile oldu ve iki gece 3 gün boyunca onların davetlisi olarak Moskova’da bulundum. Düzenledikleri basın toplantısına katıldım, ofislerini gezdim ve Moskova’nın görülmesi gereken birçok yerini de görme fırsatım oldu.

Moskova’nın trafiği için hep “kötü” derlerdi. Ben de içimden “Ben İstanbul’da yaşıyorum bundan daha kötü ne olabilir ki?” diye sorardım. Fakat Moskova’da gördüm ki; bizim İstanbul’da trafik dediğimiz şey Moskova trafiğinin yanında çerez gibi kalıyor. Uçaktan indikten sonra bizi ilk karşılayan korkunç Moskova trafiğiydi. Bir dikkat çekici konu da Moskova’da trafik ışıklarında kırmızıda bekleme süresinin Türkiye’ye göre 2-3 kat daha uzun olmasıydı. Bu arada ilk defa Rusya’ya gidecek olanlara küçük bir tavsiye. Sakın Ruble’nizi havaalanından almayın. Normalde almanız gereken Ruble’nin ancak üçte birini alabiliyorsunuz. Havalimanınında Ruble alınca kural böyleymiş. Değerinde Ruble alabilmek için şehire inmek ve orada ya bir ATM’den para çekmek ya da döviz bürosunda işlem yapmak gerekiyor.

Türkiye’de dumansız hava sahasına alışmış ve benimsemiş biri olarak Rusya’da kapalı alanlarda sigara içiliyor olmasını da oldukça yadırgadım. Ayrıca taksilerde taksimetre olmayışını ve pazarlık usulü fiyatın belirlenmesini hem çok ilkel hem de çok sevimsiz buldum. Moskova’da fahiş taksi fiyatları ve İngilizce bilmeyen taksi şöförleri yüzünden ciddi bir sıkıntı yaşadık. Yanınızda Dolar veya Euro olsa bile kimse Ruble dışında parayı kabul etmiyor. Hatta bir gece derdimizi bir türlü anlatamadığımız bir taksi şöförü yüzünden Moskova’nın ne kadar mahallesi varsa görmek zorunda kaldığımız gibi yeterince Ruble’miz kalmadığı için eksik kalan 10 Euro’yu taksiciye kabul ettirene kadar akla karayı seçtik.

Moskova’ya gittiğimiz ilk gün Yandex Yöneticileriyle birlikte Moskova’nın ortasından geçen Volga Nehri’ndeki tekne gezisine katılarak akşam yemeğimizi burada yedik. Moskova’yı, Kremlin Sarayı’nı ve diğer yapıları teknede yemek yerken görmek oldukça keyifliydi.

Ertesi gün otelimizden ayrılarak yine yoğun bir trafikte Yandex’in merkez ofisine basın toplantısı için geldik. Basın toplantısının düzenlendiği Yandex’in ofisinde 3000’in üzerinde kişi çalışıyordu ve buradaki herkes bizi çok sıcak karşıladı. Kendimizi oldukça samimi ve rahat bir ortamda bulduk. Önce Yandex’in Türkiye’de devreye sokacağı yeni müzik servisinin tanıtımı yapıldı. Sonra Yandex ile ilgili kafamızdaki tüm soruları Yandex yöneticilerine tek tek sorduk. Özellikle Yandex CEO’su Arkady Volozh ve Yandex’in CTO’su Ilya Segalovich sorularımızı büyük sabır ve nezaketle cevaplandırırlarken samimi sohbetleriyle de gönlümüzü hoş tuttular. Toplantının esas konusu olan ve Türkiye’de kullanıma yeni açılan müzik servisinin hayata geçmesiyle birlikte artık milyonlarca şarkı Yandex’ten istenildiği anda dinlenebilecek.

Toplantının ardından ofis turumuz başladı. Yandex’in oldukça sıcak ve sevimli dizayn edilmiş ofis binasında girmediğimiz bölüm, fotoğraflamadığımız oda neredeyse kalmadı. Çalışanlarla şakalaşıp sohbetler ettik.

Yandex’in Türkiye’de pazarın tamamen hakimi olan Google ile ne kadar rekabet edebileceğini tahmin etmesi güç. Ama görünen o ki; Türkiye’ye getirecekleri yerel hizmetler ile Google’ın pazar payından pay almaya başladılar bile. Türkiye’nin Yandex için önemi oldukça büyük. Çünkü Yandex’in girdiği, Kiril Alfabesi lullanılmayan ilk ülke Türkiye ve 35 milyona yaklaşan Türk internet kullanıcılarına da çok güveniyorlar.

Yandex’in şu anda Türkiye’de 50 çalışanı var. Yakında Yandex’in İstanbul’daki ofisinin açılış kokteyline katılarak Moskova’dan sonra Türkiye ofislerini de görme şansım olacak. Özetle Moskova’da Yandex yöneticilerinin kendilerine çok güvendiklerini, açıklamalarında şeffaf olduklarını ve bize karşı oldukça samimi davrandıklarını gözlemledim. Yandex’in Türkiye’de çok güzel işler yapacağına inanıyorum. Google’ı çok zorlamasalar bile rekabetin oldukça zorlu geçeceğini şu andan görür gibiyim.

Bu ayki yazımı Lao Tzu’ya ait bir deyiş ile bitiriyorum. “Akıllı adam yarışmaz, böylece kimse ona karşı kazanamaz”.

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net

Etiketler: » » »
3048 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Planlı Zamanda Mesaj Göndermek

    01 Kasım 2026 Köşe Yazıları

    Gece yarısı gelen bir mesajla uykunuzun bölünmesinden ya da önemli bir doğum gününü unuttuğunuz için gönül almak zorunda kalmaktan sıkıldınız mı? Turkcell’in mesajlaşma uygulaması BiP, “Planlı Mesaj” özelliğiyle hem unutkanlara hem de mesajlarını doğru zamanda göndermek isteyenlere pratik bir çözüm sunuyor. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ama bazen en basit şeyleri bile unutabiliyoruz. Örneğin, arkadaşınızın doğum gününü gece saat 00.01’de kutlamak istiyorsunuz ama o saatte çoktan uykuya dalmış olabilirsiniz. Ya da iş arkadaşınıza sabah g...
  • Güvenli Bir Parola Nasıl Olmalı?

    01 Ekim 2026 Köşe Yazıları

    Dijital dünyada kapımızın kilidi artık metal değil, birkaç harf ve rakamdan oluşuyor. Ama kabul edelim; çoğumuz hâlâ bu kapıya “123456” yazıp anahtarı da paspasın altına bırakıyoruz. E-posta, sosyal medya, banka hesabı, alışveriş siteleri, dijital abonelikler… Günlük hayatımızın neredeyse tamamı parolalarla korunuyor. Buna rağmen kullanıcıların önemli bir bölümü hâlâ kolay tahmin edilebilen, kısa ve birden fazla hesapta kullanılan parolaları tercih ediyor. Sonra hesap ele geçirilince herkes aynı soruyu soruyor: “Benim hesabı nasıl buldular?...
  • Yapay Zekada Asıl Rekabet Modelde Değil Kullanımda

    01 Eylül 2026 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ dünyasında son dönemin en popüler tartışması şu: “Hangi model daha iyi?”ChatGPT mi, Gemini mı, Claude mu? Hangisi daha hızlı, hangisi daha akıllı, hangisi daha az halüsinasyon görüyor? Bence asıl soru başka: Sen yapay zekâyla ne yapabiliyorsun? Çünkü artık elimizdeki modellerin büyük bölümü günlük kullanıcı açısından fazlasıyla güçlü. Birine Ferrari, diğerine Porsche, ötekine Mercedes diyebiliriz. Ama direksiyondaki kişi otomobili hâlâ ikinci viteste kullanıyorsa kaputun altındaki motorun pek önemi kalmıyor. Yapay zekâdaki gerç...
  • Özel Alanımızda Mahremiyet Kalmadı

    01 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırdı ama bir gerçeği de yüzümüze çarptı: özel alan dediğimiz sınırlar hızla siliniyor. Akıllı telefonlardan televizyonlara, internete bağlı beyaz eşyalardan robot süpürgelere kadar pek çok cihaz, kullanıcı davranışlarını kaydediyor. Günlük rutinlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, konum bilgilerimiz ve hatta sosyal çevremize dair ipuçları büyük veri havuzlarında toplanıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu veriler artık yalnızca saklanmıyor; analiz ediliyor, sınıflandırılıyor ve ekonomik ya da...