logo

Yeni Dünya Ekonomisi


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Ülkemizin yeni dünya ekonomisi içinde yer alması için katma değeri olan mal ve hizmetler üretebilmek tüm firmalarımızın temel hedefi olsa da, bu yolda ilerlemek için belirli bir potansiyele sahip olmak gerekiyor. Sadece girişimcilik değil, aynı zamanda nitelikli personel çalıştırabilme ve Ar-Ge faaliyetlerini uygulamaya dönük sürdürebilmek anahtar bazı özellikler. “Fakir her zaman fakir kalır, zengin ise her gün daha da zenginleşir” ifadesi ile kolayca tanımlanabilecek Fakirlik Paradoksu için bu köşede önceki yıllarda defalarca tanımlar yapıp, döngüyü nasıl kırabileceğimizi anlattık. Bu paradoksu aşmanın bazı yolları var, yine de bu çözümler uzun süreli gayret ve devamlılık gerektiriyor.

Örneğin bireysel anlamda kişisel gelişimin durduğu noktada biz geriye gitmeye başlıyoruz. Şirketler açısından yeni yatırımların ve teknoloji harcamalarının bitmesi demek, içinde bulunulan sektöre veda anlamına gelebiliyor. Devletler açısından da alınacak mali önlemler, reformlar, yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı mücadele teknikleri önem kazanıyor. Hangi ölçekte yer alırsanız alın, ister bireysel anlamda ister ülke bazında her seviyede farklı uygulamalara başvurmamız gerekiyor. Hem de sürekli kendini yenileyen ve değiştiren bir çevrede!

Yeni Dünya Ekonomisi

Özellikle 60’lı yıllarda yaşanan ekonomik darboğazı, Amerika askeri yatırımlara ve savaş ekonomisine ağırlık vererek atlatmaya çalıştı. Dünya çapında küresel bir polis olarak rol modeli benimsemek, beraberinde askeri teknolojilerin gelişmesine ve dünyanın en büyük potansiyeli olan silah ve savunma endüstrisinin canlanmasına sebep oldu. Karma teknolojiler kullanan ve ithal araç tercih eden Amerikan ordusu, kısa süre içerisinde kendisine ait savaş makineleri geliştirdi, üretti ve kullandı. Bununla da yetinmedi, sahip olduğu tüm teknolojileri ve cihazları “parça parça” diğer ülkelere ihraç etmeye başladı.

Kimi ülkeye sadece silah, kimi ülkeye uçak motoru, kimi ülkeye de savaş cihazlarının yazılımlarını… Amerikan ekonomisi için bu sektörün her zaman ayakta kalması, diğer doğru ve zamanına uygulanan ekonomik bazı önlemler ile tüm ülkenin diğer ülkelere kıyasla daha refah içerisinde yaşamasına yardımcı oldu.

Milli silahlarını ve savunma sistemlerini üretebilen bir ülke olabilmek

Yapısal reformlar ile birlikte tam bir serbest piyasa ekonomisi modeli uygulayan Amerika için mevcut durumda çarkları döndüren güç bu unsurlardan sağlanıyor. Günümüzde özellikle son dönemde ülkemizde yaşanan gelişmelere baktığımızda, bu modeli bizim de benimsediğimizi ve özellikle askeri teknolojilere son bir kaç sene çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Milli silahlarını ve savunma sistemlerini üretebilen bir ülke olabilmek, dışarıya bağımlılığı önemli ölçüde azaltacağı gibi içinde bulunduğumuz ateşten coğrafyada daha güçlü durabilmek adına da önemli bir unsur olacaktır.

Son dönemlerde çeşitli harekatlarda kullanılan milli silahlar ve mühimmatlar da özellikle silah teknolojilerimizin dışarıya ihracı açısından büyük önem arz ediyor. Bu işte yolun başındayız, ancak çok hızlı ve iyi bir başlangıç yaptığımızı da görmeliyiz.

Acımasız ve anlaşılamaz bir canlı türüyüz

Yeni dünya ekonomisi için ekonomik kalkınma sadece üretilen ürün ve hizmetler üzerinden olması ve tüm dünyanın barış ve huzur içerisinde bir hayat sürmesi hepimizin en büyük arzusu. Dünya üzerinde insanların daha huzurlu, refah içerisinde ve yoksulluk olmadan yaşamalarını gerektiren detayın askeri teknolojiler ve silah üretimi olması oldukça ironik bir durum. Var olan silahların ve bombaların psikolojik tehdidi ile oluşan ceza algısı, suçların sıfırlanmasında işe yarasaydı Dünyayı çoktan yaşanabilir ve mükemmel bir yer yapmıştık. Ancak şimdi küresel barış ve ekonomik kalkınma için daha fazla silah ve mühimmat gerekiyor. Bu kadar acımasız ve anlaşılamaz bir canlı türüyüz.

Peki, bir ülke tüm insanoğlunu tamamen ortadan kaldıracak bir silah geliştirse ve insanlar “tür” olarak ortadan kalksaydı nasıl olurdu? Belki de Dünyanın tam olarak ihtiyacı olan budur; Dünyayı insanlardan kurtarmak…

 

Etiketler: »
Share
3145 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...
  • Gidişat

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    İktisat dersinde daha ilk ünitede dünyadaki kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusuna cevap arandığı anlatılır. Eğer işin trajik yönünden bakacak olursak, maalesef bu soruya efektif bir yanıt hala bulunamamıştır. Kaynakların erişebilirliği ve yeniden üretilebilirliği teknolojik imkanlar ile artsa da, nüfustaki aşırı artış ve tüketimde insanoğlunun kendi sınırlarını zorlaması sebebiyle işler istenildiği gibi ilerlemiyor. Dünyanın tüm servetinin %90'ının nüfusun %10'luk bir kesimin elinde olması oyunun tüm kural...
  • Hayallerinize Engel Koymayın

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    “İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız bir gerçeklik değil bir görüştür. İmkansız bir iddia değil meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız hiçbir şeydir”. Şimdi diyeceksiniz bu da nereden çıktı? Oldukça tanınan bir spor markasının klasikleşen bir reklamında işte tam olarak böyle deniliyordu. Cam Tavan Sendromu Hayatımız boyunca bazı şeyleri yapamayacağımıza i...