logo

“Alfred Nobel”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

1901 yılından beri dünya çapında fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barışa katkı alanlarında yüksek başarı gösteren kadınlar ve erkekler Nobel Ödülü ile onurlandırılıyorlar. Peki Nobel Ödülü’ne ismini veren Alfred Nobel kimdir? Onun hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Bu ödülü alanlar hangi başarılara imza attılar? Ödülü hak etmek için başarı kriterleri nelerdir? Bunların hepsini detaylı olarak tartışmamız gerekiyor.

Toplamda 784 Nobel Ödülü verildi. Bunlardan 766’sını bireyler alırken, 19 organizasyon da bu ödülü almaya hak kazandı. Bugüne kadar Nobel ödülünü alanların sadece 33’ü kadın. Erkekler ise 733 defa bu ödüle hak kazanmışlar.

En genç yaşta Nobel ödülünü alan kişi bir fizikçiydi. Lawrance Bragg, 1915 yılında babasıyla birlikte bu ödülü almaya hak kazanmıştı. Ödülü alan en yaşlı bilim insanı ise Raymond Davis Jr. idi. 2002’de fizik alanında ödülü kazandığı açıklandığında 88 yaşındaydı.

İki isim aldıkları Nobel Ödülü’nü kabul etmedi. Bunlardan ilki 1964 yılında edebiyat alanında ödülü kazanan Fransız Jean Paul Sartre idi. Aldığı ödülü reddetti çünkü Sarter tüm resmi ödüllere karşıydı. İkincisi ise 1973’de Vietnam Savaşı’nda gösterdiği barış çabalarına karşılık ödül verilen Le Duc Tho idi. Tho, Nobel Barış Ödülü’nü reddetti; bulunduğu konumun ve görevinin bu ödülü almasına engel olduğunu ileri sürdü.

Bu yıl da Ekim ayı içerisinde ödüller sahiplerini buldu. Tıp ve Fizyoloji alanında Andrew Z. Fire ve Craig C. Mello ödülü yarı yarıya paylaştılar. RNA birleşimini keşfettikleri için ödülü alan bu iki isim de Amerika’da görev yapan bilim insanları. Fizik alanında da iki araştırmacı Nobel Ödülü’nü paylaştı. NASA’dan John C. Matter ve Berkeley Üniversitesi’nden George F. Smoot “kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu” konusu ile ilgili çalışmaları sayesinde ödülü ulaştılar. Kimya’da yine Amerika’dan Roger D. Kornberg, eukaryotik transkripsiyon üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda dünyanın en saygın bilim ödülünü kazandı. Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü, The Sveriges Riksbank ödülü olarak da biliniyor. Edmund S. Phelps de Makroekonomik politikadaki geçici ikamelerin analiz çalışmaları bu alandaki ödülü tek başına kazandı. Bu alanlardaki başarıların Amerika kıtasında paylaşılmış olması da dikkat çekici bir nokta.

Nobel Barış Ödülü, yoksulluğa karşı başlattığı kampanya ve kendine ait bankası vasıtasıyla bunu desteklemesi yönündeki adımları nedeniyle Bangladeş’den Muhammad Yunus’a ve bankası Grameen Bank’a verildi. Fakirler için ekonomik ve sosyal gelişim sağlamaya yönelik bu çaba girişimleri, Nobel Barış Ödülü komitesini oldukça etkiledi.

2006 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’nü ise hepimizin bildiği üzere Orhan Pamuk aldı. Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeleri keşfettiği için bu ödüle layık görülen Orhan Pamuk, Türk ve Dünya tarihine de adını altın harflerle yazdırdı. Orhan Pamuk için Nobel Ödülü, kazandığı ilk uluslararası ödül değildi. Daha önce özelikle Fransa başta olmak üzere birçok ülkeden çeşitli ödüller almıştı.

Peki gerçekten yazarımızın ismi altın harflerle mi tarihe yazıldı? Yoksa tarihimize kara bir leke olarak mı geçti? Bu konuda çok çeşitli düşünceler var ve şiddetli tartışmalar hala sürüyor.

Nobel Ödülü’nün kazanılması, haftalarca manşetlerde kalması gereken ve resmi kutlamaların düzenlenmesi gereken bir başarı. Peki siz, Orhan Pamuk’un ödül aldığı açıklandığında sevinen bir kişiye rastladınız mı? Dışarıda bunu kutlayan, sohbet masalarında bu mutluluktan bahseden bir kişiye rastladınız mı? Bazı gerçekleri görmemiz gerekiyor. Türk halkı bu ödüle sevinmedi. Çünkü Türk halkı bu ödülü benimsemedi. Nobel Ödülü gibi çok değerli ve ses getiren bir ödülü kazandığımıza belki de inanmak istemiyoruz?

Nobel Edebiyat Ödülü edebiyata olan katkılardan dolayı mı veriliyor? Kimya veya fizikteki gibi somut başarıların ölçülemediği edebiyat alanında böyle bir ödülün verilme kriteri çok kolayca değiştirilebilir. İsveç Akademisi bu değerlendirmeyi neye göre yapıyor? Başka ülkelerin yaptığı katliamlar, toplu kıyımlardan hiç bahsetmeyen yazarlar neden ülkemizin geçmişini kendi lehlerine olacak şekilde kitaplarında kullanmaya çalışıyorlar? Buradaki ölçüt ne? Din ve ırka göre mi bir puanlandırma sistemi mevcut? Son yıllarda edebiyat alanındaki ödülün oldukça radikal fikirleri olan ve çeşitli gruplarla ters düşen düşünce adamlarına verildiği yine bilinen bir gerçek

Ülkemizi daha çok sevmek zorundayız. Ülkemiz için daha çok çalışmak zorundayız. Bu vatanın Nobel Ödülü’nü alacak daha çok yeteneği var. Sadece edebiyat alanında da değil, diğer tüm alanlarda çok yüksek potansiyele sahibiz. Asıl mesele Nobel Ödülü almak değil; asıl mesele bu ülkeyi el üstünde tutmak. Bu gaye içerisinde kazanılacak bir ödülün çok daha değerli olacağı muhakkak.

Alfred Nobel, kendi adına verilen bu ödülün hangi amaçlar doğrultusunda kullanılacağını bilseydi, buna izin verir miydi? Daha da önemlisi; Orhan Pamuk bu ödülün kendisine neden verildiğini gerçekten bilseydi, ödülü yine de alır mıydı? Şimdi hep birlikte bu sorunun cevabını uzunca bir müddet düşünelim…

Etiketler: » » » » »
Share
103 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...