logo

Home Office Devri Bitiyor mu?


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Yahoo firmasının evden çalışan personelini işten çıkarma girişimiyle birlikte önemli bir tartışma konusu tekrar alevlendi. Özellikle de Yahoo üst yönetiminin iletişim ve işbirliği için karşılıklı ve yüz yüze çalışmanın önemini vurguladığı açıklamada işyerinde birlikte çalışmak olgusuna vurgu yapıldı. Burada bahsi geçen 11.500 çalışanın yeni dönemde akıbetlerinin ne olacağı tam olarak bilinmiyor. İşe gitmek veya işi kaybetmek arasında bir tercih yapmak zorunda kalacaklar; asıl merak edilen konu ise bu uygulamanın Yahoo’nun genel performansını nasıl etkileyeceği. Bilgi çağında fiziksel olarak bir mekânda bulunmanın önemi giderek azalıyor. Belki de bu gelişmeye kadar böyle olduğu düşünülüyordu. Çeşitli sektörlerde çalışan uzmanların evlerinden çıkmadan rapor hazırlamaları, program yazmaları, çevrimiçi destek vermeleri yakın zamanda tarihe karışabilir. Yahoo firması belki de farkında olmadan yeni bir dönemim başladığını ilan etmiş oldu.

Personelin aynı fiziksel mekân içerisinde çalışmalarının ciddi avantajları olduğu gibi, küçümsenmemesi gereken bazı dezavantajları da bulunmaktadır. En önemli avantaj yüz yüze iletişimin beraberinde getirdiği örgütsel sosyalleşme arzusu ve ifade kolaylığı olacaktır. Günümüzde internet üzerinden gönderilen her e-mail ve anlık ileti hem mimiklerden hem de sesten yoksun olduğu için kelimelere farklı anlamlar yüklenebiliyor. Ses tonumuzla yumuşatarak söylediğimiz bir cümle internet ortamında saf bir şekilde yazıldığında birçok sıkı arkadaşın bile arasını açabilir. Başka bir avantajı da engelli çalışanlar için eşsiz bir fırsat sağlanması olarak nitelendirilebilir. Ek olarak da, şirketlerin çok büyük hacimli bürolar kiralayıp yüksek giderlere katlanmasını önleyen bir sistem olarak da düşünülebilir. Örneğin evde çalışan 500 kişinin birden şirkete gelmesi durumunda, o şirketin böyle bir sayıda çalışanı barındırabilecek fiziksel alana ve gereçlere sahip olamayacağı düşünülmektedir.

Bir diğer bakış açısına göre de evden çalışarak şirkete katkıda bulunmanın ciddi yönetimsel sorunlar içerdiği düşünülüyor. Örneğin otorite olarak direkt bir muhatap bulunmadığı için çalışanların fazla esnek davrandığı ve bunun da kurumsal imaja zarar verdiği iddia ediliyor. Bir başka sorun da evde çalışanlarla şirket bünyesinde her gün işe gidip gelerek çalışanlar arasında güven sorunu oluşması üzerine kurulu. Örnek vermek gerekirse her gün işe gidip gelenler bir süre sonra kendilerine haksızlık yapıldığını düşünmeye başlıyorlar. Dışarıdan bir çalışanın bir tatil beldesinde olup da işlerini yaptıklarını hayal ettiklerinde zaten tüm çalışanların huzuru kaçıyor.

Bazen çok büyük bir yanılgı içerisine düşüyoruz. Bilgisayar başında çeşitli arkadaşlık sitelerinden daha çok arkadaş edinerek sosyalleştiğimizi sanıp, aslında bilgisayar başına çakılı şekilde oturan ve dışarıdaki “canlı” hayattan bağlantısını kesen insanlara dönüşüyoruz. Belki de alınan bu karar hepimizin dışarıda bir dünya olduğunu hatırlamasına ve yeni duyguları keşfetmek için evden dışarı çıkmasına yol açacaktır. Home Office – Ev ofis şeklinde çalışan herkes çok önemli bir duygunun noksanlığını yaşamaya başlıyor: İş çıkışı eve gidip dinlenmek ve günün yorgunluğunu atmak gibi bir seçenekleri yok. Tek yapabilecekleri ev çıkışı işe gidip huzuru orada bulmaya çalışmak…

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler: » »
Share
666 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...