logo

Yeni Hayat, Yeni Kurallar ve Evrensel Temel Gelir Yasası


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Gelişen teknolojiye bağlı olarak hayat tarzımız da değişiyor; toplumdaki genel örfler yerini güncel kurallara bırakıyor. Bu değişim toplum kültürünü de direkt olarak etkilediği için hepimiz yeni kurallar ve bunlara bağlı ceza sistemleri ile karşılaşıyoruz. Teknoloji evrimleşiyor, yeni toplumsal kalıpların oluşmasına sebep oluyor. Örneğin 2000’li yılların başında Drone’lara uçuş yasağı getirileceği kimin aklına gelebilirdi? Yeni güvenlik önlemleri nedeniyle artık uçuşlarda bilgisayar kullanılamayacağı veya elektronik şifre almadan devlet işlemlerinin yapılamayacağı kaçımızın aklına gelirdi? Bu tip yeni nesil yasakların sayısı giderek artacak. Sadece devlet değil özel sektörde de insan aklının ötesinde olacak kurallar getirilecek. İşe giriş çıkışların kayıt altına alındığı zamanları herkes arayacak, çünkü verimlilik için çalışanların kaç dakika tuvalette kaldıkları, yemekte ne kadar zaman harcadıkları da veri tabanlarına kayıt edilmeye başlanacak. Bir sonraki aşamada ise hayatımızdaki herşeyin teknolojiye emanet edilmesi ile birlikte otomobil bile kullanamayacağız, çünkü bizden daha iyi bir otonom sürücümüz olacak. Araba kullanmanın keyfini şimdiden çıkarmak lazım, çünkü artık sürüş imkanımız olmayacağı günler geliyor.

Tekniğin bu kadar ilerlemesine rağmen dünya üzerindeki gelir dağılımın giderek dengesizleştiği bir dönem hiç olmamıştı. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg geçtiğimiz günlerde “Evrensel Temel Gelir” Yasasını dile getirdi ve önemli bir sorunu gündeme taşımış oldu. Eğer dünyaya gelen her bireyin bu dünya üzerinde bir hakkı varsa, ona bu hakkın ödenmesi gerekmez mi? Küresel anlamda bir asgari ücret olarak da isimlendirilebilecek olan ödeme sistemi ile kronik yoksulluğun ve açlık kaynaklı ölümlerin tamamen ortadan kaldırılması düşüncesi üzerine kurulu bir sistem. Zuckerberg’in böyle bir sistemden bahsetmesi çok güzel ancak bilindiği üzere kendisinin servetinin 63.3 milyar dolar olduğu biliniyor. İşin ironik kısmı da burada, Zuckerberg gibi aşırı zengin insanlar dünyadaki kaynakların ve zenginliğin büyük kısmını ellerinde tutuyorlar ve bu kaynakların belirli bir zümrede kalmasına sebep oluyorlar. Afrika’ya başlangıç olarak yapılacak 50 milyar dolarlık bir yatırım ve yardım ile kıtadaki işsizliğin ve açlığın büyük ölçüde bitirilebileceği gerçeği tam önümüzde duruyor. Elbette Zuckerberg ve benzeri servet sahibi insanlar hedef tahtası haline getirilmemeli. Özellikle de yüksek servet sahibi bir insandan “evrensel temel yasası” ile ilgili böyle bir öneri gelmişken kulak verilmeli. Yine de bu ölçüde varlık sahibi olan insanların fikir üretmekle birlikte aksiyona geçmeleri ve örnek olacak davranışlarda bulunmaları gerekiyor. Sadece önermek ve fikri sunmak yeterli değil. Zuckerberg’in bundan sonra Evrensel Temel Gelir ile ilgili atacağı adımlar büyük önem kazanacak.

Dünyada yoksulluğun azaltılması için atılması gereken çok temel ve basit bazı adımlar var. İlk olarak çocukların en iyi şekilde eğitilmesi ve bu doğrultuda ailelere gerekli yardımın yapılması. Bu sayede kendini geliştiren ve potansiyelini kullanabilen bireyler yetiştirilebilir ve o ülkeye katma değer sağlayabilir. Bu doğrultuda, bizim için kulağa öncelikli gelmese de, “su ve temizlik” de en önemli yoksullukla savaş silahlarının başında geliyor. Suyun olmadığı, hijyenin sağlanmadığı bölgelerde bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığını ve ölüm oranlarının yükseldiğini gözlemliyoruz. Biz belki ülke olarak su, elektrik ve barınma gibi ihtiyaçların tamamen giderildiği bir yaşam seviyesine geldik ama tüm dünya için maalesef bu geçerli değil. Küresel ölçekte düşünürken elbette ülkemizdeki yoksulluk sorununun çözümü için de mutlaka yapılması gerekenler var. Yolsuzluğun engellenmesi ve belirli bir kesimin aşırı zenginleşmesinin önlenmesi bunların başında geliyor. Küçük esnafı ve şirketleri koruyan yasaların güçlendirilmesi, asgari ücretin üzerindeki vergi yükünün azaltılması gibi istihdamın artışına teşvik edici yapısal önlemler almak ve ekonomik tasarruf paketlerinin getirdiği kurallara harfi harfine uymak bunların başında geliyor. Ekonomik tedbir ve tasarruflar birey ile başlar, topluma geniş ölçekte yansır. Devlet de bu denklem içerisinde önemli bir aktördür. Mikro veya makro aktörlerin gelir seviyesi ne olursa olsun, kendi gelir grubuna göre rasyonel harcama yapmalıdırlar. Asgari ücretle çalışırken son model bir cep telefonu için kredi almak, borç kaldıracı vasıtası ile yeni kurulan bir şirkette lüks harcamalar yapmak, kamu görevlerinde kullanılması için uygun fiyatlı muadilleri varken gösteriş için lüks araç almak hem rasyonel davranışlar değildir, hem de ülkeyi finansal batağa çekebilecek tehlikeli adımlardır. Elbette tüketim olmadan ekonomi canlanmaz, piyasa durgunlaşır. Ancak tüketim ile aşırı / lüks tüketim arasında gayet net bir çizgi var ve geçmek için oldukça zorlamak gerekiyor. Bu bakış açısını kişi düzeyinden başlayarak devlet düzeyine taşıyabilirsek ülkemiz her türlü güçlüğü aşabilecek potansiyele sahiptir. Bu kadar kritik bir coğrafyada, dünyanın en aktif savaş ve terör bölgesi olan Ortadoğu’nun hemen yanında yer alan Türkiye, alınacak tasarruf ve tedbirler ile sadece bölgesinin değil dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi olmaya adaydır. Bu nedenle biz toplumun bir parçası olan bireyler olarak üzerimize düşen vazifeyi yapalım. İşimizde en iyisi olalım ve ülkemiz için katma değer üretelim. Eğer yaptığımız işi dünya üzerinde bizden daha iyi yapan birisi yok ise başarmışız demektir. Tek ölçüt bu…

Etiketler: » » » »
Share
2467 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

#

Yeni Hayat, Yeni Kurallar ve Evrensel Temel Gelir Yasası” için 2 Yorum

  1. Zihninize ve emeğinize sağlık. Çiğdem Yorgancıoğlu

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...
  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...