logo

51. Bölge Baskını


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

İnternet’te bir şaka olarak başlayan 51. Bölgeye baskın gerçekleştirme etkinliği, yaklaşık 2 milyon kişinin katılım için Facebook sayfasında beğeni yapmasıyla birlikte bambaşka bir olaya dönüştü. Tamamen kurgu bir faaliyet olarak düşünülen ve 51. bölgedeki askeri üslere aynı anda binlerce insanın “Naruto koşusu” yaparak girmesi ve yıllardır gizlenen araştırmaları ortaya çıkarmaya çalışması fikri, gün geçtikçe profesyonel bir şekilde planlanan bir baskın olma yolunda ilerliyor. Belki de dünya üzerindeki en organize ve en kalabalık baskından bahsediyoruz. Sahte bir etkinlik olarak başlayan bu faaliyet, öngörülemez bir noktaya doğru ilerliyor.

51. Bölge Konusu 1 Aydır Gündemde

Konu gündemde kaldıkça oldukça ilginç önerilere de sosyal medya üzerinde rastlıyoruz. Örneğin sigorta yaptırdığı şirketten “uzaylılar tarafından kaçırılma sigortası” olarak tazminat hakkı talep eden insanların web sayfaları açtığını görüyoruz. Amerikan yasalarındaki açıkları kullanmaya çalışan bir grup, uzaylılarla ilgili işlemleri resmileştirmek adına Amerikan hükümetine yeni yasa teklifleri öneriyorlar. Benzer şekilde 51. bölgeye gidenlere özel sigorta yapılması konusunda getirilen öneriler bile var. Yaklaşık bir aydır konunun popüler olması beraberinde yeni tartışmaları getirdi.

Bölge, Hava Trafik’te “Kutu” Olarak İsimlendiriliyor

51. Bölge adı verilen ve Amerikan askeri güçlerinin araştırmalar ve eğitim için kullandığı üslerin yer aldığı bu alan, Nevada’da bulunuyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 1.500 metre yükseklikte, çoğunlukla soğuk çöl iklimi olan bir yerden bahsediyoruz. Hava Trafik’te “Kutu” olarak isimlendirilen bu bölgeye uçuşlar yasak; eğer bu yasağa uymayan bir hava taşıtı olursa uyarıya gerek olmadan düşürülüyor. 1947’deki Roswell olayı sonrası yazılan kitaplar, çekilen filmler hep bir araştırma bölgesini işaret ediyordu: 51. Bölge! Kimisine göre burada tersine mühendislik çalışmaları yapılıyordu. Diğer bir deyişle, düşman uçakları ve savaş makinelerinin teknolojileri inceleniyor ve kendi teknolojilerine adapte ediliyordu. Başka bir görüşe göre özel nitelikteki silahların geliştirildiği ve denendiği bir bölgeydi.

Ancak yaygın inanışa göre ise, uzaylı teknolojisi burada tutuluyor ve geliştiriliyordu. İnsanoğlunun son yüzyılda bilim ve teknik alanında bu kadar ilerlemesi, uzaya yapılan seyahatler, nanoteknoloji gibi ulaşılması çok güç tekniklerin tamamı burada keşfedildi, geliştirildi ve uygulamaya konuldu. Bu bölgede tutulan uzaylılar olduğunu, kendi gezegenleri ile iletişim halinde olduklarını bile iddia edenler var. Elbette hayal gücünün bir sınırı yok, bu iddiaların neredeyse hiçbirisi kanıtlanabilecek durumda değil. Ancak tek bir gerçek var; bu bölge çok iyi korunuyor!

Bölgeye Ulaşım Muhtemelen Kolay Olmayacak

Kolay olmayacak. Öncelikle baskının yapılacağı gün değil, haftalar öncesinden Amerikan Savunma Bakanlığı’nın önlem alacağını söylemekte fayda var. Hatta etkinliğe birkaç gün kala bölgeye giden otoyollarda çok ciddi ulaşım kısıtlamalarına gidilmesi bile muhtemel. Elbette iki milyon kişinin bölgeye gitmesini kimse beklemiyor ancak etkinliğin gerçek olduğuna inanıp oraya gidenler veya etkinliğe katılacakları izlemeye gidenler mutlaka olacaktır. İşin bilinmeyen diğer kısmı, bu etkinliğe tam olarak kaç kişinin katılacağı…

Birçok sinema oyuncusu ve sanatçı etkinliğe katılacağını belirten mesajlar atıyor, sosyal medyada duyuru yapıyor. Bu durum sadece psikolojik destek için mi, yoksa gerçekten kalkıp gelecekler mi? Amerikan hükümetinin peşpeşe açıklamaları oldu, arkasından Savunma Bakanlığı yetkilileri de açıklamalar yaptılar. Tüm yetkililerin belirttiği ortak uyarı, yasalara uymayanların hızlı bir şekilde cezalandırılacağı yönünde. İşte bu aşamada akla şu soru geliyor: Nasıl bir ceza? Normalde 51. bölgeye izinsiz girenler en yakındaki Şerif ofisine götürülüp bir geceyi nezarethanede geçiriyorlar. Yapılan inceleme sonrası uygun görülürse evlerine gönderiliyorlar.

Peki yüzbinlerce kişi aynı anda bölgeye girmeye çalışırsa nasıl bir cezai yaptırım uygulanacak? “Hepimizi durduramazlar” sloganı hedefine ulaşacak mı? “Naruto koşusu” yapacak bu kadar çok sayıda insan, bölgenin içerisine girmesi durumunda askeri üslere doğru ilerleyecek mi? Aslında daha korkutucu olanı, askeri üslerden içeriye girmeye çalışacaklar mı? Sonuçta bireysel bir eylemin ötesine geçecek olan bu baskın, ülkedeki ağır ceza niteliğindeki suçlara dönüştüğü için federal mahkemeler tarafından nasıl değerlendirilecek? Son olarak da felaket senaryosu üzerinden bir soru ortaya çıkıyor: Baskını yapan ve yasak bölgeye izinsiz giren insanlara ateş açılacak mı?

Bu etkinliğin nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz ama emin olduğumuz tek bir konu var: 20 Eylül çok farklı bir gün olacak!..

Etiketler: » »
Share
2811 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bakış Açısı

    10 Ekim 2019 Köşe Yazıları

    Yaşadığımız olaylar ve dünyadaki gelişmelerle ilgili muhakeme ederken, geçmiş tecrübelerimiz, aile kültürümüz ve sosyal yaşam tarzımız düşüncelerimizi doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple sahip olduğumuz bakış açısı, tüketim alışkanlıklarımızı da doğrudan yönlendirici bir etkiye sahiptir. Örneğin bir ürünün en pahalısını veya en ucuzunu almayı tercih etmek arasında belirleyici olan unsur, geçmişte yaşadığımız olumlu veya olumsuz bir deneyim olabilir. Misal, Sony'nin pazarda çok güçlü olduğu dönemlerde bir çoğumuz "biraz daha" yüksek ücret ödeyip...
  • Lale Devri Çocukları – 2

    01 Ekim 2019 Köşe Yazıları

    Vikipedi, özgür ansiklopedi’ye göre Lâle Devri, Osmanlı Devleti’nde 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır. Zevk ve Sefâ Devri olarak bilinir. Adını o dönemde İstanbul’da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır. Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başlamıştır. Bu yenilikler arasında en çok göze çarpanlarını şöyle sıralay...
  • Tüketim Toplumu

    02 Eylül 2019 Köşe Yazıları

    Dünya üzerinde yer alan tüm doğal kaynakların, toplam nüfusa paylaştırılması için üretim ve tüketim arasında ciddi bir denge kurmak gerekiyor. Son günlerde ticaret savaşlarının ön planda olduğu bir gündem ile karşı karşıyayız. Kırılgan ekonomimiz dış basından gelen olumsuz haberler ile zarar görebiliyor. Böyle bir durumda her gelişmeyi büyük bir fırsata dönüştürmeli ve katma değer oluşturacak her türlü yeni özel girişimi destekleyecek bir iklim oluşturmalıyız. Örneğin Volkswagen firması Türkiye'de yatırım yapma kararı alırsa, bunu önemli bir ka...
  • Survivorship Bias

    01 Eylül 2019 Köşe Yazıları

    Survivorship Bias, başarılı olan şeylere odaklanarak başarısızlığa sebep olan şeyleri önemsememe hali olarak tanımlayabileceğimiz bir kavram. Yani daha net bir anlatımla bir işin sonucunda istatistik önemsenmeyerek asıl meseleyi görememe veya mantık hatası durumu olarak da anlatılabilir. Tam olarak Türkçe karşılığı olmasa da “Sağ Kalma Ön Yargısı” olarak isimlendirebiliriz. Başarıya aşırı odaklanarak çok daha fazla örneği olan başarısızlıkları göz ardı etme durumudur. Aslında bu ön yargı sadece bir bakış açısının hayatımızda nelerin değiştirile...