logo

“Askeri Teknolojiler ve Güvenlik”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Tıp, eğlence, ulaşım ve diğer alanlardaki teknolojik yenilikler askeri cihazlar ve teknikler üzerinde de büyük bir hızla gelişimini sürdürüyor. Özellikle de silah üretiminde gelinen düzey tahminlerimizin de ötesinde gerçekleşti. Durdurulamayan yok etme makineleri inşa etme konusunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Aslında burada mantıken de çelişen bir durumla karşı karşıyayız. Çoğu alanda kullanılan teknolojiler insanların rahatını sağlamak ve onlara daha kaliteli bir hayat sunmak için geliştirilirken askeri teknolojiler de insanları etkisiz hale getirmek ve öldürmek üzerine geliştiriliyor. Bir yanda tıptaki gelişmeler insan hayatını kurtarmaya yönelik, diğer yanda askeri teknolojilerdeki gelişmeler de insanları daha hızlı yok etmeye yönelik!

Bu askeri teknolojilerin başında “exoskeletons” adı verilen güçlendirilmiş asker kıyafetleri yer alıyor. Savaş sırasında giyilen bu giysilerin en önemli özelliği tüm teknolojik yenilikleri üzerinde barındırıyor olması. Hava koşullarını askerin lehine ayarlayan giysi hafif zırhlı olduğu için mermilerden etkilenmiyor. Kimyasal silah kullanıldığında askere zarar gelmesini de önlüyor. Kaskta bulunan haberleşme imkanları, dijital ekran ve gece görüş özelliği askere zor şartlarda bile kolay hareket edebilme yeteneği kazandırıyor ve sürekli olarak diğer askerlerle iletişim halinde tutuyor.

Bu iskelet-giysilerin seri üretime geçmesine henüz çok zaman var çünkü çözülmesi gereken birçok teknik problem sırada bekliyor. Sorunlar aşıldığında bu giysiyi kullanan ülkenin askerleri çok az sayıda olsalar bile düşman kuvvetlerine çok önemli zaiyatlar verdirebilir.

Bomba imha ve mayın temizleme robotları üretiminde de önemli ilerlemeler kaydedildi. İlk olarak 1972 yılında İngiliz Ordusu’nun kullanmaya başladığı bu robotlar mayın veya bomba imhası için özel olarak tasarlanıyor. İnsan kaybının minimuma indirilmesi için önemli bir buluş olan bu cihazlar uzaktan kumandayla bomba uzmanı tarafından yönlendiriliyor. Çok hassas kolları olan bu cihazlar ile her türlü kabloyu kesmek ve yapay patlama gerçekleştirmek için fünye yerleştirmek oldukça kolay hale geliyor.

Ülkelerin kullandığı ve hem savunma hem de tehdit unsuru olan füzeler de teknolojik gelişmelerden nasibini alıyor. Takip, rehberlik ve uçuş olarak 3 yeteneği bulunan güdümlü füzelerin üretiminde bilgisayar ve yapay zeka da kullanılmaya başlandı. Artık uçuş menzilleri de artırılan bu füzeler havada yön değiştirip kendine yeni hedefler de belirleyebiliyor.

Kendi askeri teknolojisini üretemeyen ülkeler için durum nedir? Yabancı ülkelerden alınan gelişmiş askeri oyuncaklar olası bir savaş durumunda satın alınan ülkelere karşı kullanılabilir mi? Alınan 10 adet casus uçak eğer gerekirse onlara karşı kullanılabilir mi? Başka bir ülkeden getirtilen Patriot füzeleri teknolojinin üreticisi olan ülkenin savunma sistemini delmek için uygun tercihler midir?

Dünya üzerinde barış ve huzur içinde yaşayamıyoruz. İnsanlar bir yolunu bulup bir ayrımcılığa gidiyor ve bu durum da savaşların temel sebebi oluyor. Din, dil ve ırk olarak birbirimizle uyuşamadığımızda tek çarenin bizden farklı olan tarafı yok etmek olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Eğer teknolojinin hayatımıza bu kadar entegre olmasını kabulleniyorsak kullanılan tüm yeni tekniklerin de insan hayatını tehlikeye atmayacak seviyede olması lazım. Daha güçlü tanklar, savaş makineleri insanların geleceğini güvenlik altına almak için değildir. Ülkelerin daha büyük ve etkili bombalarının olması o ülkeyi daha güvenilir kılmaz. Aksine savaş gücü yüksek olan ülkelerin daha fazla savaşa girmesine ve üretilen tüm katliam cihazlarının kullanılmasına yol açar. Düşünsenize dünya üzerindeki fabrikalarda şu anda binlerce silah üretiliyor. Büyük devletler çeşitli kimyasal ve nükleer füzeler geliştirmeye çalışıyorlar. Bu işte özel sektör çok ciddi anlamda para kazanıyor. Kendimize sormamız gereken soru şu: Eğer kullanılmayacaksa bu kadar yoğun üretime gerek var mı? Dikkat edecek olursak silah üreten süper güçler bunları eş zamanlı olarak kullanıyor. Çeşitli ülkelerde oluşturdukları suni savaşlara liderlik ediyorlar. Tüm dünya seyrederken kıtalararası mesafe kat edip farklı bir kıtaya gelen ve geldiği yere de demokrasi getirmeye çalışan ülkeler var. Aslında getirmek istedikleri demokrasi değil, kendi silah üretimi piyasasını canlı tutmak! Asıl mesele de bu.

İnsanların kendileri ile kavga etmeyi bırakıp dünyanın geleceği için ortak çalışmaya girmek zorunda olduklarını öğrenmeleri gerekiyor. Şu anda dünya için endişe etmediğimizden dolayı birbirimizi öldürüp duruyoruz. Peki ya kısa bir zaman dilimi içinde bu evrende yaşayan tek varlığın biz olmadığını anlarsak ne olacak? Çok gelişmiş bir medeniyetten gelen dünya dışı canlılarla karşılaştığımızda, eğer onlar bize düşmanca bir tutum sergilerlerse, ne yapacağız? Buna hazırlıklı mıyız? Devletlerin insanları öldürmek için ürettiği silahların hiçbir üretim gerekçesi bizi tatmin edemez. Eğer işin içine insanlık ırkının korunması girecekse işte o zaman “silah üretimi” kavramı biraz daha anlam kazanabilirdi. Gerçi yüzbinlerce ışık yılı uzaktan gelen yaşam formlarının sahip olduğu teknolojiyi düşünürsek ne kadar gelişmiş silah üretsek de pek fazla şansımız olmayacağı kesin! Sanırım bu yüzden de biz henüz vakit varken silah üretip kendi üzerimizde kullanmaya çalışıyoruz. Uzaylılar açısından değerlendirirsek bu durum dünyayı “yok edilmesi gereken bir gezegen” yapar! Bize düşen de onların gelmesini beklemek, dünyadaki zulüm ve çekilen acılara tek bir düğmeyle son verebilirler!

Etiketler: » »
Share
211 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...
  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...