logo

Dyson Küresi ve KIC8462852


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Başlığı ilk gördüğünüzde ekonomik kriz nedeniyle süpürge reklamı aldığımı düşünebilirsiniz. Hatta ürünün modelini bile yazdığımı, sizi en yakın mağazaya yönlendirdiğimi sanabilirsiniz. Ancak durum çok farklı; yakın bir gelecekte gerçekleşebilecek bir evrenlerarası savaştan bahsedeceğiz. Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda dünyaya 1.500 ışık yılı uzaklıkta biliminsanlarının açıklayamadığı ve bir megayapıya benzeyen cisim tespit edildi. Bu cisme KIC8462852 adı verildi. İnsan mühendisliğinin ötesinde olduğu hemen anlaşılan bu nesne, akıllı bir medeniyet tarafından inşa edilen bir enerji küresi olarak isimlendirildi. Bazı araştırmacılar büyük bir kuyruklu yıldız olduğunu, bazıları bir astroid kuşağı veya galaksilerarası bir toz bulutu olduğunu, bazıları ise hatalı ve yanıltıcı bir görüntü olduğunu iddia ettiler. Bir megayapı olduğunu iddia eden biliminsanları bunu bir Dyson Küresi’ne benzettiler. Dyson Küresi, bir yıldızın veya gezegenin üzerine inşa edilebilen ve enerjisini daha güçlü bir enerjiye çeviren devasa yapılar olarak adlandırılmaktadır. Olaf Stapledon’un bir bilimkurgu eserinde isimlendirilen Dyson Küresi, Kardeshev ölçeğindeki türlerin tespit edilmesi için de kullanılabilir. Kardeshev Ölçeği, üç tip enerjiden bahseder: Birinci tür sadece kendi gezegeni üzerinde enerji üretip kullanabilen akıllı medeniyetleri simgeler. İkinci tip kendine yakın bir yıldızdan güç sağlar. Üçüncü tip ise en gelişmiş teknolojiye sahiptir ve tüm bir galaksiden enerji sağlar.

Dyson Küresi gibi yapıları aramaya çalışmak, uydular göndermek veya insanlı seyahatler yapmak beraberinde önemli bir tehlikeyi de getirmektedir. Gelişmiş bir medeniyetin bu girişimleri farketmesi durumunda, eğer karşı tarafın düşmanca bir niyeti varsa hiç şansımız yok demektir. Çünkü, böyle bir devasa yapıyı inşa edebilecek teknolojiye sahip bir medeniyet bizi evren üzerinden hiç bir iz bırakmadan silebilir. Asıl soru, böyle güçlü bir medeniyet ile tanışmak bizi ileriye mi götürecektir, yoksa sonumuz mu olacaktır? İnsanoğlu olarak hayatta kaldığımız sürece enerji tüketimimiz gelişen teknolojiye bağlı olarak sürekli artacak. Daha kaliteli bir hayat yaşamak istiyoruz; daha hızlı ulaşım, daha hızlı bilgisayarlar, daha uzun bir hayat… Hatta şu anda hayal bile edemediğimiz yeni teknolojilerin ortaya çıkacağını da biliyoruz. Ancak tüm bunları önünde duran bir engel var: Biz, yani insanoğlu!

Fantastik bilimkurgu romanlarında Dünyamızın geçmişte çok ileri bir medeniyet düzeyine sahip olduğu ve doğal felaketler, saldırılar, savaşlar sonucu bu medeniyetin sıfırlandığı anlatılır. Bununla ilgili bazı kavimler ve kayıp kıtalar gösterilir. Mayalar, Mu Kıtası, Atlantis gibi hikayelerin temelinde bu felsefe vardır. İnsanoğlu öyle bir gelişir ki, kendini yokedebilecek bir seviyeye gelir ve bunu yapmaktan çekinmez. İlk başta her şey huzurlu ve adaletli bir toplum, suç oranlarının düşmesi, tıbbın ilerlemesi içindir. Ancak mutlak güç geliştikçe mutlak yozlaşma da başlar. Bu durum beraberinde toplumlar için çöküş dönemini getirir. Dyson Küresi ise insanoğlunun varoluş sürecine yeni bir bakış açısı katabilecek bir buluş olurdu. Böyle bir keşif yapsaydık, incelemek için gemi veya uydu gönderseydik ve bu akıllı medeniyet bizi tespit etseydi; bizimle temasa geçtiklerinde amaçları ne olurdu? Uydularımızın hava sahalarını ihlal etmesinden dolayı tek bir atışta gezegenimizi patlatırlar mıydı? Seçilmiş bir ekip gönderip tüm teknolojilerini bize açarlar mıydı? Ya da bizi görmezden gelip, önemsiz olduğumuzu düşünüp umursamazlar mıydı? Tüm bu soruların mevcut durumda hiç bir cevabı olmadığını bilsek de, yakın bir zamanda evreni keşfetme isteğimizin somut sonuçlara ulaşacağını hesaba katmalıyız. Olası bir karşılaşma durumunda dünya dışı yaşam formlarının bize ne yapacaklarını önceden tüm ihtimalleri hesaba katarak değerlendirmeliyiz. Yanlış tercihler, bu akıllı medeniyetin Dünyanın tüm doğal kaynaklarını süpürmeye başlamasına sebep olabilir. İşte o zaman insanoğlunun durumu ironik bir şekilde süpürge reklamına döner…

Etiketler: » » »
Share
4060 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yeni Dünya Ekonomisi

    02 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Ülkemizin yeni dünya ekonomisi içinde yer alması için katma değeri olan mal ve hizmetler üretebilmek tüm firmalarımızın temel hedefi olsa da, bu yolda ilerlemek için belirli bir potansiyele sahip olmak gerekiyor. Sadece girişimcilik değil, aynı zamanda nitelikli personel çalıştırabilme ve Ar-Ge faaliyetlerini uygulamaya dönük sürdürebilmek anahtar bazı özellikler. "Fakir her zaman fakir kalır, zengin ise her gün daha da zenginleşir" ifadesi ile kolayca tanımlanabilecek Fakirlik Paradoksu için bu köşede önceki yıllarda defalarca tanımlar yapıp, ...
  • Yurtdışı e-Ticaret Sitelerinde Siparişi Yasak Ürünler

    01 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Yurtdışı e-ticaret sitelerinde alışveriş yaparken siparişi yasak ürünler konusuna çok dikkat etmelisiniz. Çünkü yurtdışından bir ürünü sipariş ederken Türkiye Gümrük Kanunları’na uymanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Sipariş etmeden önce yasa gereği ülkeye sokulmasının yasak olduğu ürünlerin neler olduğunu maddeler halinde listeleyeceğim. Vergi Oranları %18 veya %20 Her bir sevkiyat için kıymeti 1500 Avro'yu, ağırlığı ise 30 kg’mı aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve kesin vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları eş...
  • WhatsApp Kullanıcıları Dikkat

    01 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Eğer WhatsApp uygulamasını sıkça kullanıyorsanız bu yazıyı sonuna kadar okumanızı öneriyorum. Çünkü bu yazıda hem güvenlikle ilgili bir konudan bahsedeceğim, hem pek bilinmeyen bir püf noktasını anlatacağım, hem de bu uygulamasının artık çalışmayacağı telefonları listeleyeceğim. WhatsApp Hesabınız Ele Geçirilebilir mi? WhatsApp uygulaması genel olarak kullanım açısından oldukça güvenli olmasına karşın dikkat etmez, telefonunuzu bir başkasına verir veya ortalık bir yerlerde bırakırsanız hem mesajlarınız başka birileri tarafından görülebilir...
  • Bitcoin

    01 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Yeni bir mübadele aracının çok kısa bir süre içerisinde bu kadar değerlenmesi ve dünyanın gündemini belirlemesi pek de tahmin edilebilir bir durum değil. Birçok ülke Bitcoin ve benzeri para birimlerinin yasal mevzuata uyarlanması ile ilgili çalışmalara başladı. Somut olmayan, elle tutulamayan bir para birimi kulağa çok güvenilir gelmese de, akla şu soru geliyor: Sahip olduğumuz finansal portföyümüzün ne kadarı somut ve maddi olarak evinizde fiziksel bir alan kaplıyor? Maaşımızı bile artık bankadan çekmiyor; çevrimiçi hizmetleri kullanarak tüm ö...