logo

Kanibalizm


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Vejetaryen misiniz? Et yemekleri ile aranız nasıl? Eğer et yiyebiliyorsanız az pişmiş mi seviyorsunuz? Yemek kültürümüzde birçok tarifte kullanılan et, yemeğe farklı bir lezzet katıp zenginleştirdiği gibi protein ve çeşitli mineral ihtiyaçlarımızı da karşılıyor. Bazen insanlar hızlarını alamayıp ete olan düşkünlüklerinden ve diğer sebeplerden dolayı başka bir insanın etini yemeye başlayabiliyor. Buna kanibalizm, yani yamyamlık adı veriliyor. Yamyamlık olarak kabul edilebilecek olaylar genelde 3 başlıca nedene dayanmaktadır:

– Açlık veya kıtlık

– Kültürel ve sosyal nedenler

– Delilik veya sosyal sapkınlık

Kanibalizm, iki türe ayrılmaktadır: İçe dönük yamyamlık (Endocannibalism) ve Dışa dönük yamyamlık (Exocannibalism). İçe dönük yamyamlıkta sadece akrabaların ve aynı kabileye ait olan ölülerin bedenleri veya yalnızca organları yeniyor. Örneğin, Güneydoğu Avustralya’da yaşayan Dieriler, ölen akrabalarının yüz, kol, bacak ve karınlarının yağlı kısımlarını yiyorlar. Dışa dönük yamyamlıkta ise, akraba ve kabile üyeleri değil, düşmanlar yeniyor. Bazı Güney Amerika yerlilerinde görülen bu adet, öldürülen kişinin katillerinden ileride intikam almaması için uygulanan bir yöntemdi. Her iki tür yamyamığın geçmişi de 200-250 bin yıl önceye uzanıyor. Yani çok ama çok eskilere…

Şimdi gelelim kanibalizmin günümüzdeki çağdaş uyarlamasına! Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında iki sunucu, sadece merak duygularını gidermek için kendi vücutlarından sembolik bir miktar et kestiler. Daha sonra bunu kızarttılar ve birbirlerine ikram ettiler. Yani birbirlerinin tadına baktılar. Bu görüntülerin tamamı canlı olarak yayınlandı ve televizyon tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçti. Bu basit bir deney, bir merak giderme oyunu veya bir televizyon şovu değildi. Bu tamamen bir kanibalizm örneğiydi, yani diğer adıyla yamyamlıktı! Yani bu sunucular reyting peşinde olmanın ötesinde, belki de farkında olmadan içlerinde saklı olan insan etine karşı olan isteklerini açığa çıkardılar, milyonlar ile paylaştılar. Birkaç saat içerisinde çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde binlerce kişi videolarını izledi, kötü veya iyi bir model olarak değerlendirdi. İnternet kullanıcılarının bu görüntülere ulaşması belki de sansürlenmesi gereken bir durumdu. Görüntüleri izleyen bazı insanlara bu sıradan bir televizyon gösterisiydi. Başka insanlara göre ise yakında dünyanın tamamında gerçekleşecek olan değişimi simgeleyen, ahlaki değerlerin ne kadar hasar aldığını kanıtlayan ibretlik bir olaydı. Her ne olursa olsun böyle bir deney gerçekleşti; canlı yayın sırasında insan eti yemek fikrinin daha da ötesinde, canlı bir insandan o anda kesilen bir et parçası kullanıldı ve uç noktada yer alan limitler bile aşıldı.

Maya takvimi 2012 yılında, 21 Aralık tarihinde bitiyor. Çeşitli düşünürler bu tarihte dünyanın sonunun geleceğini söylüyorlar. Bazı araştırmacılar ise olaya daha farklı bakıyor ve şunu savunuyorlar: Bu tarihte dünyanın sonu gelmeyecek. Ancak bir devir kapanacak, yeni bir devir açılacak. Gelecek olan bu yeni dönemde yaşanacaklar dünyanın sonunu getirebilecek bazı eylemlere yol açacak. Dünyanın sonu derken illa ki bir nükleer savaş düşünmeyin; mevcut sistemin çökmesi, distopik bir ortamda hayatta kalma mücadelesi de buna dâhil edilebilir. 2012’de her ne olursa olsun, karşı karşıya kaldığımız kültür yozlaşması ve ahlak çöküntüsü sorunu var. Çok iyi düşünmemiz gerekiyor; acaba bizim için nükleer bir bomba mı daha tehlikelidir, yoksa birbirinin etini yiyen insanlar mı? Cevabı için size ipucu gerekebilir: Hangisiyle boş bir odada baş başa kalmak istemezdiniz?..

Kaynaklar:

Wikipedia.com

Listverse.com

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler: » » »
Share
972 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...
  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...