logo

Nerede Bu Elektrikli Araçlar?


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Gelişmekte olan ülkelerin oluşturması gereken koşulların başında bazı sektörlerde rekabet avantajı sağlaması, yatırım anlamında umut verici bir pazar sunması ve belirli alanlarda uzmanlaşma ve nitelikli çalışan yetiştirmesi gelmektedir. Ülkemiz ekonomisinin özellikle çalkantılı dönemleri atlatması için diğer ülkelere oranla daha iyi olduğu bir alanı tespit edip yatırımlarını bu alana yönlendirmesi gerekiyor. Bu sektörlerin başında otomotiv geliyor. Yakın gelecekte elektrikli araçların yaygınlaşması ile sektörün çok ciddi bir canlanma etkisi yaşayacağı tahmin ediliyor. Özellikle pil dolumunu sağlamak için hızlı şarj istasyonlarının kurulacak olması bile başlı başına önemli bir yatırım kalemi. Bu teknolojilere bağlı olarak kurulacak yan sanayi kuruluşları ve üretilecek ürünleri de düşündüğümüzde, yeni bir eko-sistem için gerekli tüm elementler sağlanmış olacak. Ancak bu anlattığımız durumu sağlayacak koşullardan çok uzaktayız. Peki bunun sebepleri nedir? Sadece ekonomik bir darboğaz döneminde olmamız mı, yoksa başka yapısal sorunlar da var mı?

Hybrid mi, Elektrikli mi yoksa Hidrojenli mi?

Hybrid piyasası ise daha yeni çeşitleniyor. Melez motorların yurtdışındaki macerası 20 yıla dayanırken, bizde 2018 yılı itibariyle otomobil markalarının Türkiye piyasasına bu tip modeller ile giriş yaptığını görüyoruz. Geç kaldık, bunun arkasında yatan sebepleri çok iyi analiz edip yakın gelecekte aynı hatalardan uzak durmamız gerekiyor. Elektrikli motorlarda mutlaka şarj ihtiyacı bulunuyor. Ancak melez motorlarda piller için gerekli enerji rejeneratif olarak da üretilebildiği için benzin motorunun da yardımıyla şarj istasyonlarına veya prize gerek kalmıyor. Elektrikli araçlarda günümüzde ulaşılan teknoloji yaklaşık 450-500 kilometrelik bir menzil imkanı sunuyor ancak yakın gelecekte 1.000 km’yi zorlayan pil kapasitesi üretimine geçileceği düşünülüyor. Tek sorun pil kapasitesi de değil, enerjiyi en verimli şekilde kullanan motorların da bu arabalara entegre edilmesi diğer bir koşul. Tüm bu koşturmaca içerisinde Türkiye’nin de bir aktör olarak yer aldığını görmemiz çok önemli.

Teknoloji Transferi için ne gerekiyor?

Yeni bir teknolojinin bir ülkeye transferi elbette kolay bir süreç değil. Özellikle de sözü geçen teknoloji başka bir ülkede üretiliyorsa aşamalar daha da zorlu hale geliyor. Yaşam boyu değişecek yeniliklerin prototip olarak üretilmesi ve geliştirilmesi; akademik-kurumsal ittifaklar geliştirmeden mümkün olan bir iş değil. Ülkemizde başta Tekno-parklar olmak üzere bilimsel anlamda akademi ile reel Sektörü birleştiren tüm organik yapıların devlet teşvikleri ve vergi avantajları ile beslenmesi gerekiyor.

Daha detaylı bir bakış açısı sağlamak adına, UCLB’ye göre teknoloji transferi için aşağıdaki kritik sorulara cevap aranmalıdır:

Karşılanmayan ihtiyaç: Buluşunuzun ele aldığı problem nedir ve bu ihtiyacı ne kadar iyi karşılayabilir?

Piyasa değerlendirmesi: Teknoloji için potansiyel pazar ve toplam pazar değeri nedir?

Rekabet: Rakipler kimler ve gelişimin hangi aşamasındalar?

Teknik engeller: Geliştirme süreci ne kadar zaman alacak?

Fikri Mülkiyet Hakları: Ne tür bir fikri mülkiyet var, bu mülkiyet hakkının korunması gerekiyor mu?

Geliştirme Maliyetleri: Olası zaman, kaynak taahhüdü ve geliştirme maliyeti nedir?

Gelişim Yolu: Mevcut bir şirkete lisans vermek, yeni bir şirket kurmak veya kar amacı gütmeyen yollar yoluyla gelişme sağlanabilir mi?

İzlememiz gereken yol haritası nedir?

Güvenlik sorunları kısa bir süre önce çözülen hidrojen yakıtlı arabaların seri üretime geçmeye hazırlandığı bu dönemde işe bir yerlerden tutunmamız lazım. Seçilen özel bir coğrafi bölgede kurulacak olan yeni nesil bir Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin alternatif enerjili araç üretiminde bölge lideri olmasını sağlayabilir. Teknolojik gelişim süreçlerinin katlanarak hızlandığı bugünlerde, sıfırdan en tepeye gelmek tahmin edilenden daha kısa sürebilir. Sadece ihtiyacımız olan iyi bir plan ve bu planı uygulayacak doğru kişiler. Doğru adımların ivedi bir şekilde atılması ile Türk Otomotiv Sektörü gelecek 10 yılda evrimsel bir değişimle bölgenin en güçlü otomobil üreticisi konumuna gelebilir. O halde geriye tek soru kalıyor. Plan hazır mı?..

Etiketler: »
Share
10212 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YouTube’da Herkese Açık Kullanıcı Adı Nedir?

    01 Ekim 2022 Köşe Yazıları

    YouTube’un herkese açık kullanıcı adı, kullanıcıların sizi bulmasına ve sizinle bağlantı kurmasına yardımcı olan yeni bir özellik olarak dikkat çekiyor. Kanal adından farklı olarak, herkese açık kullanıcı adı her içerik üretici için benzersiz olacak. Böylece YouTube'da kişiye özgü kimliğinizi daha kolay oluşturursunuz. Kullanıcı Adları ve Kanal URL'leri Herkese Açık Olacak Herkese açık durumda olan kullanıcı adınız kanal URL'lerinde görünecek. Kişiselleştirilmiş olan URL, herkese açık kullanıcı adı için genel olarak belirleyici olacak. Herk...
  • Dışarıda Halka Açık Wi-Fi Kullanıyor musunuz?

    01 Mayıs 2022 Köşe Yazıları

    Evinizin dışında kendi mobil ağınızdan bağımsız halka açık Wi-Fi kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz. Burada en büyük risk veri hırsızlığına maruz kalmanızdır. Hele bir de bu WiFi ağı üzerinde oturum açtıysanız kullanacağınız verinin cinsine göre bu verilerin ve hesabınızın ele geçirilmesi an meselesidir. Halka Açık Wi-Fi Kullanırken Çok Dikkat Siber korsanlar kullandığınız internet servisinin özelliğine göre sizin oturum açarken kullandığınız şifrelere ulaşabilecekleri gibi banka bilgileriniz, özel belgeleriniz ve yaptığınız e-posta...
  • Kokoreç

    01 Mart 2022 Köşe Yazıları

    Sabit bir telefon hattına sahip olabilmek için en az 10 yıl beklerdik. Sarı jetonlar ile telefon kulübelerinde sıra bekleyerek telefon ederdik. Kaset doldurtmak için listeler hazırlar, Beta ve VHS video kasetlerden film seyrederdik. Commodore 64, Atari ve Amstrad CPC464 ilk tanıştığımız bilgisayarlardı. Odalarımızın duvarlarında Duran Duran, Madonna, Samantha Fox ve George Michael posterleri asılıydı. Bo Derek, Ornella Muti ve Ursula Andress'in filmleri, Adile Naşit'in masalları çok meşhurdu. Çernobil kazası sebebiyle ağız tadıyla çay içemediği...
  • İnternette Güvende Kalmak

    01 Ocak 2022 Köşe Yazıları

    İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Her gün hatırı sayılır bir zaman geçirdiğimiz internette en önemli şey güvende kalmak. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar çok fazla olsa da bunun yanında çok fazla tehlikeye maruz kaldığımız da bir gerçek. Bu yazıda internette ne tür risklerle karşı karşıya kalacağınız ve hangi konulara dikkat etmeniz gerektiğini madde madde sıraladım. Tüm içeriği dikkatlice takip eder ve maddelere uyarsanız internette güvende kalma olasılığınız yükselir. Unutmayın ! Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur...