logo

“Olimpiyat Sezonu”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Yunanistan’ın Olympia bölgesinde başlayan ve efsaneler ile sporun birleştiği nokta olan olimpiyatlar bu sene Ağustos ayı içerisinde Çin’de düzenlenecek. İlk çıktığı dönemde hem bir çeşit tören, hem de insanların vücutlarını terbiye edip eğittikleri bir sistem olarak görülüyordu. İlk olimpiyatlarda kölelerin düzenlenen oyunlara katılması yasaktı. Ancak asil Yunan kanı taşıdığı belirlenen kişiler katılabiliyordu. Yunan yarımadasının Romalıların eline geçmesi itibariyle oyunlar tüm yurttaşlara açıldı. 4 yılda bir düzenlenen bu oyunlar kısa zamanda geleneksel hale geldi ve günümüze kadar yansıdı.

Olimpiyatların önemli bir özelliği de dünya barışını ve kardeşliği simgelemesidir. Olimpiyata katılan tüm ülkelerin birbirleriyle barış içinde yaşadıkları, ferah ve huzurlu bir hayatın hüküm sürdüğü bir dünya hayal edilir. Böylece tüm ulusların sporcuları kardeşçe yarışıp oyunu kurallarına göre oynar ve derecelendirilir. Ortaya çıkan bu tatlı rekabet sayesinde katılımcı ülkelerin umut ve hayalleri bir sonraki olimpiyatlara kadar devam eder. Olimpiyatlar önceden belirlenmiş kuralların olduğu ve tüm sporcuların bu kurallara disiplinli bir şekilde bağlı olması sonucunda ortaya çıkan bir yapılanma türüdür.

Tamamen kaosun hakim olduğu bir ülkenin sporcusu olduğunuzu düşünün. Ülkeniz işgal altında ve aileniz tehlike içerisinde. Hayatta kalma mücadelesi nedeniyle spor müsabakaları gölgelenmiş. Böyle bir durumda size başka bir ülkede düzenlenen olimpiyatlara katılma hakkı veriliyor. Bu ortamda yaşarken sizi çağırdıkları olimpiyat oyunlarına nasıl gideceksiniz? Gittiğinizde aklınız nerede olacak? Oyunlara mı konsantre olacaksınız, yoksa geride bıraktığınız ailenizin hangi koşullarda yaşam savaşı verdiğine mi kafayı takacaksınız? Olimpiyatlar barış içerisindeki bir dünyanın temsili göstergesidir. Halen birçok ülkede savaşlar yaşanırken olimpiyatların düzenlenmesi belirli sermaye sahiplerinin gelirlerini arttıracak büyük çaplı organizasyonlardan başka bir şey değildir. Irak’ta intihar saldırıları sebebiyle kanlı sabahlar yaşanırken, Çin’de düzenlenecek spor organizasyonlarında bu vahşete sebep olan ülkelerin markalarının sponsorluk savaşlarını izleyeceğiz. Oraya giden Iraklı sporcular bu reklamları gördüklerinde içinde bulundukları organizasyondan nefret etmeye başlamaz mı?

Örneğin Çin’i ele alalım; son yıllarda ülke olarak büyük bir gelişme gösterdikleri bir gerçek. Hatta ekonomik büyüme oranı olarak her yıl birinci oluyorlar. Bununla birlikte bu hızlı büyüme grafiği halkın büyük bölümünün yaşadığı sıkıntıları üzerinde direkt etki göstermiyor. Nüfus nedeniyle işsizlik oranının da tavan yaptığı ülkede çalışan insanlar düşük ücretlerle çok ağır mesailerde çalışmak zorunda kalıyor. Acaba Çin hükümeti olimpiyatların düzenlenmesi için yaptığı çalışmaların ufak bir bölümünü işsizliği azaltacak ve ülke ekonomisini rahat bir düzeye getirecek politikalar üzerine çalışsa daha iyi olmaz mı?

Dünyada yapılan bazı faaliyetler diğer gizli faaliyetleri görmemizi engellemeye yönelik çalışmalardır. İnsanlara bazı şeyler unutturulur; olaylar karşısında verecekleri tepki şiddeti düşürülür. Örneğin komşu ülkelerde her gün olan sayısız patlama, suikast ve çatışma kendi ülkemize gelmeden felakete dönüşmez. Beyin bu tip durumları bize yakın olarak algılamadıkça uyarı vermez. Eğer şu anda Afrika’daki birçok ülkede iç savaşlar hala devam ediyorsa bir gün zincirleme bir reaksiyon ile bu durum bizi de ilgilendirmeye başlayabilir. Bu nedenle hepimiz evrensel barıştan aynı ölçüde sorumluyuz. Dünya üzerinde herkese barış içinde yaşama fırsatı vermenin önem derecesini her türlü organizasyon ve çalışmanın üstüne çektiğimiz zaman altın madalyayı hak edeceğiz, ama şimdi değil…

Etiketler: » »
Share
257 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ticaret Savaşları

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Kuzey Kore arasında yıllardan bu yana esen soğuk rüzgarların sıcak bir savaşa dönüşmesini bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Her ne kadar son birkaç ayda sular durulsa da, en ufak bir sorun çıktığında her şeyin ters gitmeye başlayacağını herkes biliyor. Amerika'nın son kararı ise oldukça spekülatif sonuçlara yol açabilir. Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika ile yapılacak ticaret faaliyetlerinde çeşitli hammadde alımlarına ek gümrük vergileri getirmek birden fazla sonuca sebep olabilecek ağır bir karar. İlgili ...
  • Basın Bülteni Gönderirken Dikkat !

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Basın bülteni, bir kurumu, bir kişi veya grubu ya da bir projeyi sektördeki rakiplerinden ayıran özelliklerini ve anlatılmak istenilen konuyu içeren profesyonelce hazırlanmış bir metni ilgili medya kuruluşlarına haber yapmaları için hazırlanan bir çalışmadır. Bu çalışmanın içeriği haber, röportaj, ürün tanıtımı veya değerlendirme gibi benzer konularda olabilir. Basın bülteni servis ederken nelere dikkat edilmelidir? 1- Bülten gönderilen yayının haber formatının gönderilecek bültenin konusuna uyup uymadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Yani ...
  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...