logo

Tekno-Mağazaların Yükselişi


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Küresel krizle birlikte tüm uzmanlar serbest piyasa ekonomisinin güvenilir bir yapıya sahip olup olmadığını ve hem yerel hem de küresel pazarlarda nasıl bir etkiye sahip olduğunu tartışıyor. Tartışılan diğer bir konu ise ülkemizde sıkça görülmeye başlayan ve her geçen gün yenileri açılan, binlerce cihazın satıldığı büyük teknoloji mağazaları. Peki bu dev elektronik alışveriş merkezlerinin ne gibi avantajları var? İlk olarak serbest piyasa ekonomisindeki en önemli unsuru hatırlamamız gerekiyor; rakip sayısının artması rekabetin daha yoğun yaşanmasını, daha kaliteli mal ve hizmetlerin daha uygun fiyatla tüketiciyle buluşmasını sağlar. Ayrıca tek bir mekanda birçok ürünü inceleyebilir, satıcı baskısı olmadan elektronik cihazların tüm detaylarına göz atabilirsiniz. Yine teşhir ürünlerinin de yer alması tercihinizi kolaylaştıracaktır. Ülke ekonomisi açısından bakıldığında ise istihdam oranını arttırması ve devletin bu tip yüksek cirolu alışveriş merkezlerinden yüksek vergi toplaması olarak olumlu yanları olduğunu da belirtebiliriz.

Asıl önemli konu ise bu teknoloji marketlerinin piyasa üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin ortaya konulması. Öncelikle istihdam kaynağı gibi gözüken bu teknoloji marketleri her ne kadar çok fazla sayıda personel çalıştırsa da bir çoğuna asgari ücret düzeyinde bir ödeme yapıyor. Örneğin yeni bir şube açtığında 100 kişiyi işe aldığını varsayalım; bunların yarısından fazlasına asgari ücret düzeyinde ödeme gerçekleştiriyor. Ayrıca firmanın kazandığı kar, sermaye sahibi olan ana şirkete veya girişimciye akıyor. Bu da çok parası olanın çok para kazandığı bir kapital sistem örneği. En büyük sakıncası ise, eğer bu alışveriş merkezleri şehir merkezlerine ve yaşam alanlarına çok yakın yerlerdeyse yakın bölgedeki küçük yatırımcıları tam anlamıyla piyasadan siliyor. Basit bir örnek vererek günümüzde sıkça gerçekleşen bu olayın daha net anlaşılmasını sağlayalım: Diyelim ki bir semtte 200 adet teknolojik ürün satan mağaza var. Bunların arasında bilgisayar şirketlerinden tutun da cep telefonu satan küçük yatırımcılara kadar her kesim mevcut. Bu 200 dükkanda aynı zamanda sermaye sahibi dışında çalışan 2 kişi daha olduğunu varsayalım. Mevzu bahis olan semtte tüm elektronik cihaz satışları bu 200 şirketin arasında paylaşılıyor. Yani toplam gelir 200 yatırımcı arasında performanslarına ve rekabet yeteneklerine göre adil bir şekilde dağılıyor. Ayrıca 200 ufak şirkete bağlı olarak çalışan 400 kişi de istihdam ediliyor. Ancak bu semte günün birinde büyük bir teknoloji mağazasının geldiğini varsayalım. Hem de tam merkezine! Her ürünü çeşitli kampanya ve promosyonlarla birlikte alış fiyatının üzerinden çok az bir karla satan, ancak çok sayıda sattığı için satış sürümünden yüksek kâr elde eden bir mağaza! Aynı zamanda sermaye gücü sebebiyle tedarikçilerle pazarlık gücü olan ve bu durumu lehine kullanan bir şirket! Şimdi düşünelim, bu 200 küçük firma arasında olsanız ne yaparsınız? Aynı zamanda klasik bir tüketici olarak da düşünelim; ucuza almak varken niye daha fazla ödeyelim ki?

İşte bir tüketici olarak kendimizi korumaya çalışırken küçük esnafı ve girişimciyi yok edecek bir sistemin içerisine çekiliyoruz. Doğal olarak ürünleri ucuza almak istiyoruz, bize en uygun fiyatı veren mağazayla alışveriş yapıyoruz. İşin tam bu kısmında devletin ve devlet iradesinin koyduğu regülasyonların devreye girmesi gerekiyor. Yurtdışında bu tip büyük mağazalara konan bazı yasaklar var. Bunların başında şehir merkezlerinden uzak bir noktaya kurulmaları gerektiği geliyor. Örneğin şehir merkezlerinden 30 km uzakta olmaları birçok ülkenin benimsediği bir kural. Böylece yerel girişimci zarar görmüyor. Bir diğer yaptırım da bu şirketlerin uyguladığı promosyonların yasal rekabete aykırı olup olmadıklarının sürekli kontrol edilmesi gerektiği. Çünkü bazı elektronik mağazaların sahip oldukları sermaye gücünü çeşitli firmalarla anlaşarak neredeyse maliyetinin altındaki bir satış fiyatıyla ürünleri satmak için kullandığı tüm dünyada biliniyor.

Dev elektronik ürün mağazaları gerçekten ekonomiyi güçlendiren ve piyasayı toparlayan bir yapıya mı sahip yenilikçi şirketler mi, yoksa mevcut sistem içerisindeki küçük balıkları yutup bir tekel piyasası oluşturmaya çalışan agresif kurumlar mı? Bu sorunun cevabını bulana kadar mahallemizdeki bilgisayarcı ve telefonculardan alışveriş etmeyi sakın kesmeyelim. Çünkü bir ülke ekonomisini ayakta tutan, size en yakında olan ve ufak bir dükkandan oluşan minik mağazasıyla ayakta durmaya çalışan gerçek girişimcilerdir. Belki de, bu girişimci bizden birisidir…

Etiketler: »
Share
247 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...
  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...