logo

Teknolojik Havadisler – VI


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Uzay teknolojilerinin gelişmesi tüm tüketici elektroniği piyasasında bir kuantum sıçraması etkisi oluşturdu. Diğer bir deyişle, çoklu disiplin bir araştırma usulü gerektiren uzay seyahatleri ve teknolojileri sebebiyle insanoğlu yeni bilimsel bir çağa adım attı. Her geçen yıl ortaya çıkan yeni teknikler ile yarım yüzyıldaki ilerlememiz belki de 20 yüzyılın toplamına bedel. Bazı araştırmacılar bu kadar hızlı bir teknolojik gelişim ve evrimin dünyanın sonunu iki asır içerisinde getirebileceğini düşünüyorlar. Bu fikirlerinin temelinde yatan güçlü kanıt ise insanoğlunun ahlaki ve toplumsal bozulmaya karşı olan meyli. Bu eğilim, bir de teknoloji ile birleştiğinde yıkımın kaçınılmaz olacağını düşünen bilim insanları mevcut. Son elli yılda komşu gezegenlere seyahat edebilmemizi sağlayan teknolojinin katlanarak hızlanması durumunda çok daha tehlikeli bazı buluşlara imza atacağız. Örneğin daha güçlü nükleer reaktörlerin kullanımı, bir noktada karadelik oluşturma, çok yüksek enerji miktarlarını depolama gibi zorunluluklar nedeniyle teknoloji üzerindeki hâkimiyet zamanla bir kaosa dönüşebilecek. Çünkü teknolojik cihazlar her ne kadar yapay zekâya sahip olsalar da düzenli olarak kontrol edilmeleri ve bakıma girmeleri gerekiyor. Elbette teknolojiyi kullanan güçlerin hangi amaçla kullanacakları da diğer bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.

Moore yasasına göre, mikroişlemciler içindeki belirli bir alanı kaplayan transistör sayısı her yıl aynı alan içerisinde iki katına çıkacaktır. Aslında günümüzdeki teknolojik gelişim hızına bu pencereden bakabiliriz. Belirli ürün gruplarındaki değişim takip edilemez durumda. 2000’li yılların başında cep telefonlarının yaygınlaşması kendi pazarını oluşturdu ve şu anda bilgisayar işlemcilerinden daha hızlı işlemcilere sahip telefonlar kullanabiliyoruz. Giyilebilir eşyalar en popüler alışveriş konusu olmaya başladı. Saatler ve gözlüklerden sonra şimdi de elektronik cihazları şarj edebilen ve aktarım yapabilen gömlek ve ceketler piyasaya sürülecek. Serbest piyasa koşulları sayesinde bir çok ürün resmi kanallar veya gri ithalat yoluyla Türkiye’de bulunabiliyor. Elbette pazara giriş fiyatı herkese hitap edecek düzeyde olacak şekilde değil. Örneğin ilk çıktığında Apple marka akıllı saatler bugünkü Türkiye’deki satış fiyatının üç katına alıcı buldu. Yeni teknolojileri ilk defa kullanma isteği ve bunun getireceği prestij maliyetli olabiliyor.

Ülkemizde İETT en son teknolojileri otobüslerde kullanma konusunda çok cesur davranıyor. Örneğin kablosuz internet hizmeti, akıllı durak ve araç içi şarj imkânı birçok gelişmiş ülkede bile henüz deneme aşamasında olan uygulamalar. Türkiye geçtiğimiz yıldan bu yana otobüslerde adı geçen teknolojileri kullanıyor. Otobüs filosundaki araç sayısını ve araçların sefer sıklıklarını da arttırırsa, dünyadaki en iyi toplu taşımacılık hizmeti ünvanını bile alabilir.

Son olarak, bilgisayar ve telefonlara giderek bağımlı olduğumuz bugünlerde hayatımıza girmek üzere olan çok önemli bir cihaz daha var. Hatta gelecek on yılın en büyük eğlence icadı olabilecek bir cihaz! Sanal gerçeklik gözlükleri ve kaskları, teknoloji firmalarının hayallerini süsleyen yüksek kar marjlarını sağlayabilecek yegâne oyuncaklar olabilir. Teknoloji devlerinin neredeyse tamamının sanal gerçeklik gözlükleri ile ilgili en az bir büyük projeye sahip olduklarını söylememiz gerekiyor. Henüz fiyatlarının yüksek olması nedeniyle ev kullanıcıları için ideal olmasa da, ilk satılan kişisel bilgisayarın 55.000 dolar olduğu düşünüldüğünde çok kısa zaman içerisinde yoğun rekabetten dolayı herkesin sahip olabileceği bir fiyat düzeyine erişeceği tahmin ediliyor. Sosyal medya ve internetin gerçek dostlukları ve aile ilişkilerini zedelediği için insan ilişkilerini zayıflattığı iddia ediliyordu. Sanal gerçeklik birkaç seneye kadar tüm evleri ele geçirdiğinde, asıl o zaman ne kadar yoğun bir asosyalleşme olacağına hep birlikte tanıklık edeceğiz.

Etiketler: » » »
Share
5397 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ticaret Savaşları

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Kuzey Kore arasında yıllardan bu yana esen soğuk rüzgarların sıcak bir savaşa dönüşmesini bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Her ne kadar son birkaç ayda sular durulsa da, en ufak bir sorun çıktığında her şeyin ters gitmeye başlayacağını herkes biliyor. Amerika'nın son kararı ise oldukça spekülatif sonuçlara yol açabilir. Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika ile yapılacak ticaret faaliyetlerinde çeşitli hammadde alımlarına ek gümrük vergileri getirmek birden fazla sonuca sebep olabilecek ağır bir karar. İlgili ...
  • Basın Bülteni Gönderirken Dikkat !

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Basın bülteni, bir kurumu, bir kişi veya grubu ya da bir projeyi sektördeki rakiplerinden ayıran özelliklerini ve anlatılmak istenilen konuyu içeren profesyonelce hazırlanmış bir metni ilgili medya kuruluşlarına haber yapmaları için hazırlanan bir çalışmadır. Bu çalışmanın içeriği haber, röportaj, ürün tanıtımı veya değerlendirme gibi benzer konularda olabilir. Basın bülteni servis ederken nelere dikkat edilmelidir? 1- Bülten gönderilen yayının haber formatının gönderilecek bültenin konusuna uyup uymadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Yani ...
  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...