logo

Ticaret Savaşları


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Kuzey Kore arasında yıllardan bu yana esen soğuk rüzgarların sıcak bir savaşa dönüşmesini bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Her ne kadar son birkaç ayda sular durulsa da, en ufak bir sorun çıktığında her şeyin ters gitmeye başlayacağını herkes biliyor. Amerika’nın son kararı ise oldukça spekülatif sonuçlara yol açabilir. Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika ile yapılacak ticaret faaliyetlerinde çeşitli hammadde alımlarına ek gümrük vergileri getirmek birden fazla sonuca sebep olabilecek ağır bir karar. İlgili tüm ülkelerden misilleme yapma tehdidi gelse de yakın zamanda Amerika’nın geri adım atması pek de ihtimal dahilinde değil.

2006-2012 yılları arasında küresel konjonktürün de etkisiyle başta Türkiye olmak üzere birçok gelişmekte olan ülke ekonomide yapısal reformlarını hızlandırdı ve bu durumu bir kaldıraç etkisi olarak kullanıp yüksek büyüme oranları gerçekleştirdi. Birçok ülkede enflasyon düştü, faiz düzeyleri kabul edilebilir sınırların altına çekildi. Ancak bu dönemi artık tamamen geride bıraktık; bu yıl itibariyle de yeni bir dönemin kapısını açtığımızı söyleyebiliriz. Bu yeni ekonomik dönemde bazı ülkeler son derece radikal kararlar almaya başlayacak. Yakın zamanda alınmış olan İngiltere’nin Brexit kararı, yeni İtalyan hükümetinin Avrupa Birliği ile ilgili düşünceleri ve alacağı aksiyon, Amerika’nın getirdiği gümrük vergisinin sebep olacağı ticaret dengelerindeki değişmeleri çok iyi gözlemlemeli ve ülke olarak stratejik bir eylem planı hazırlamalıyız. Ancak bu sadece makro düzeyde ve devlet bazında değil, tüm yatırımcılarımız için de geçerli bir durum. Şirket yapısı ve ölçeği ne olursa olsun her türlü kriz durumu bir fırsata çevrilebilir. Ancak yaklaşan fırtınalı dönemi fark etmemek, dinamik gündemi takip edememek tüm şirketleri krizin orta noktasında konumlandıracaktır. Diğer bir deyişle kriz bu şirketlerin üzerine çökecektir.

Ülkemiz açısından bakıldığında basit bir hareket planı kusursuz bir şekilde uygulanmalıdır. Bu planın ilk maddesinde tüm ürün ve hizmetlerin Ar-Ge faaliyetleri ile güçlendirilip dışarıya ihraç edilmesi gelmektedir. Bir ürünün dışarıya ihracı için kalite, değer ve müşteri hizmetleri gibi unsurların en üst düzeyde sağlanması gerekmektedir. Amerikan şirketleri yılda 2 trilyon dolarlık ürün ve hizmet ihraç etmektedirler. Bunun temelinde uzun dönemli planlama ve nitelikli işgücünün doğru kullanımı gibi birçok detayın kümülatif etkisi yer almaktadır. Özellikle döviz kurlarının bu denli yüksek olması ihracat firmaları için çok büyük bir avantajdır. Mevcut durumda yabancı para birimlerinin aşırı değer kazanmış olması ancak ihracat ve turizm gelirleri ile dengelenebilir; avantaja çevrilebilir. Diğer türlü, ithalata dayalı büyüme yaşayan tüm ülkelerin ulusal para birimlerinin sürekli değer kaybetmesi küresel piyasaların bir gerçeğidir. Bu durum yakın zamanda değişmeyeceğine göre değeri olan, ihraç edilebilir ürün ve hizmetlerin üretimine ağırlık verilmesi ve ulusal piyasadaki tüm aktörlerin bu doğrultuda uyum içerisinde çalışması gerekmektedir. Maliye politikaları, vergiler, yasalar, şirketlerin hukuki yapıları ve piyasalar birbirine organik olarak bağlıdır. En ufak bir değişiklik bile müspet veya menfi birçok sonuca yol açabilir. Katma değeri olan ürün ve hizmetlerin üretilmesi, şirketlerimizi de küresel piyasada güçlü rakipler ile mücadele edebilecek bir konuma getirebilir.

Yeni nesil savaşlar artık başladı; ekonomik yapılar üzerinden gerçekleşen bu savaşlarda kural dışı oynayacak oyuncular da var. Sahip oldukları finansal gücü pazar spekülasyonları, politik lobicilik faaliyetleri, terör ve bölücü faaliyetlere destek vermek olarak kullanmaya çalışan ülkelerin varlığı biliniyor. Hatta artık bu durum gizli olmaktan çıktı, aleni bir şekilde bile yapılıyor. Adil olmayan bir oyun sisteminde tüm oyuncular hiç bir açık vermeden oynamak zorundadır. En ufak bir hatayı ve boşluğu kullanabilecek, bundan istifade edebilecek düşmanlar varken; olası ticaret savaşlarına hazırlık yapmalı ve buna uygun bir milli güvenlik sistemi geliştirilmelidir. Özellikle savunma sanayimizde bu kadar olumlu gelişme olurken, savaşların ülke ekonomileri üzerinden yürütüldüğü çok iyi analiz edilmeli ve buna uygun savunma ve hücum stratejileri geliştirilmelidir. Doğru adımlar atıldığında ülkemiz sürekli savunma pozisyonundan çıkıp, sert hücumlar yapabilecektir…

Etiketler: » »
Share
3316 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 2019 Yılına Damga Vuracak Teknolojiler

    02 Aralık 2018 Köşe Yazıları

    2018 yılını geride bırakırken özellikle ekonomik anlamda oldukça zorlu bir yıl geçirdik. Ancak yeni yıl beraberinde yepyeni umutları getiriyor. Özellikle tüketici elektroniğinde birkaç yeni teknolojinin adından sıkça bahsedildiğine tanıklık ettik. Yapay zeka destekli işlemcilerin cep telefonlarında yaygın şekilde kullanılması, Bitcoin benzeri kripto paraların oluşturduğu yeni finansal sektör ve bu sektördeki inanılmaz dalgalanmalar, otonom araçların yeni nesil versiyonlarının piyasa sürülmesi, üç boyutlu yazıcıların metal ürünler tasarlaması, D...
  • 2019’da Çok Şeyler İstiyorum

    01 Aralık 2018 Köşe Yazıları

    2019’a sayılı günler kaldı. 2018 yılını iyisiyle kötüsüyle geride bırakıyoruz. 2019’un hepinizin en güzel hayallerini gerçekleştirdiği bir yıl olmasını temenni ederken, hiç kimsenin ağzının tadının bozulmadığı, sağlık problemi yaşamadığı, maddi sıkıntı çekmeden keyifli bir hayat sürdüğü bir yıl olsun istiyorum. 2019'da İşbirliği içinde olacağımız kurum ve iletişim firmalarından neler istediğimi aşağıda sıralıyorum. Basın Davetini Göndermediğiniz Yayına Basın Bülteni de Göndermeyin İstiyorum Bu konuyu defalarca yazdım ama tekrar hatırlatmakt...
  • Dolar Gördüğü Yeri Unutur Mu?

    03 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Ağırlıklı olarak bizden daha güçlü ülke ekonomilerinin oluşturduğu bir yapı olan Avrupa Birliği’ne bu kadar yakın bir coğrafyada olmanın çeşitli avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Aynı zamanda askeri olarak sıcak gelişmelerin yaşandığı Ortadoğu’ya komşu olmamız beraberinde güvenlik sorunlarını da getiriyor. Avrupa Birliği için çok zayıf bir Türkiye, Ortadoğu'dan Avrupa'ya doğru yayılacak savaş ve göç dalgasına yol açabilir. Ancak çok güçlü Türkiye ise dünyadaki dengeleri tamamen değiştirip özellikle emperyalist alışkanlıklara sahip ülkele...
  • Bulut Bilişim (Cloud Computing) Nedir?

    01 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Son günlerde popülerliği gitgide artan "Bulut Bilişim" (Cloud Computing) kavramı her alanda çok daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Dünya bilişim devleri bu konuya ciddi yatırımlar yaparken, yakın gelecekte tüm bilişim çalışmalarının bulut üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyorlar. Bulut Bilişim Nedir? Peki nedir bu Bulut Bilişim? "Çalıştırdığımız yazılımların kendi bilgisayarımızın dışında, internet ortamında erişime açık olan, dünyanın farklı yerlerinde bulunan sunucular üzerinden çalıştırılması" olarak kısa ve öz bir tanımlama yapabiliriz. ...