logo

“Vakitsizlik Sendromu”


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyor, randevulara geç kalmaktan korkuyor ve anlamsız bir telaş içinde yaşıyoruz. Boşa geçirecek, soluklanacak bir dakikamız bile yok. Tükettiğimiz ne varsa hep bir aceleyle tüketiyoruz. Yemeğimizi hızlı yiyor, yaşantımızı hızlı yaşıyor ve hızlı seviyoruz. Cep telefonumuz elimizden hiç düşmüyor. Dostlarımızla bir masada yan yana otursak bile birbirimize “merhaba” demeden önce sosyal ağlarda yer bildirimi yapıyor hatta yanımızdaki arkadaşımızla “WhatsApp” üzerinden mesajlaşıyoruz. Kısaca tanımlamak gerekirse “Vakitsizlik Sendromu” içindeyiz.

Akşam olup eve geldiğimizde de yine cep telefonlarımız hep elimizde. Eşimizle veya sevgilimizle aynı evlerde yaşıyoruz ama farklı klavyelerde ve farklı ekranlarda hayatlarımızı sürdürüyoruz. Eskiden eve iş getirilmez yapılacak herşey mesai saatleri içinde işyerlerinde yapılırdı. Şimdilerde ise teknolojinin ve internetin gelişmesiyle mobil cihazlarımızın olduğu her yer işyerimiz oldu. Tuvalete bile tabletlerle girilen bir hayatı yaşıyoruz. Çünkü vaktimiz az ama yapılacak işimiz çok.

Günümüzde evlilikler 1 yıl, sevgili olmak ise 1 ay bile sürmüyor. Ekonomik şartların ağırlığı ve hayatı yakalama telaşı içinde tahammül sınırlarımız çok daraldı. Hızlı yaşayıp o kadar hızlı tüketiyoruz ki bazen kendi tüketim hızımıza kendimiz bile yetişemiyoruz.

Çorbamızı hazır çorba, pizzamızı dondurulmuş hazır pizza, mantımızı hazır mantı, yemeğimizi fast food olarak yine hızlıca tüketiyoruz. Aynı anda TV seyrederken, tabletimizde sosyal ağları takip ediyor ve cep telefonumuzdan da e-postalarımıza bakıyoruz. Mutfağa girerek yemek yapmaya hiç zamanımız yok. Akşam eve geldiğimizde cevaplanacak onlarca e-posta eşimize ve ailemize ayıracak zamanı bizden çalıyor. Alışverişe de gidecek zaman yok. Online sipariş veriyoruz, internetten kargo ile geliyor. Benzer durum bankalar için de geçerli. Bankaya da gidecek zamanımız yok. Para ile ilgili herşeyimizin kontrolü online bankacılık üzerinde.

Aslına bakarsanız hangi bilgisayarın veya akıllı telefonun klavyesi bir dost ile karşılıklı içilen kahveden daha sıcak olabilir ki? Ya da hangi sosyal ağ sevdiğiniz insanla birlikte sarılıp film seyretmekten daha büyük bir keyif verebilir? Kaçımız gün içinde mobil cihazlarına veya bilgisayarlarına ayırdığı zamanın yarısını sevdikleriyle karşılıklı sohbet etmeye ayırıyor? Henüz hayatımızda kaçırdığımız zamanı ne yazık ki kopyala-yapıştır yaparak geri getiremiyoruz. Sıcak bir tebessümün yerini alabilecek bir cihaz henüz icat edilmedi ama bir vakitsizlik telaşı içinde hayatta savrulup gidiyoruz.

Mevcut sistem bizi aşırı çalışmaya ve ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye zorluyor. Kısır bir döngü içinde beton yığını apartman dairelerimizden demir yığını plazalarımıza asfalt yollardan gidiyoruz. En son ne zaman toprağa yalınayak bastığımızı, ıslak çimen kokusunu en son ne zaman duyduğumuzu hatırlamıyoruz bile…

Haydi, akıllı telefonunuzu elinize alın. Çok uzun zamandır aramadığınız sevdiğiniz bir insanı arayın ve onunla bir yemek veya kahve içmek için sözleşin. Ona “zaman” ayırın. Birgün “keşke” dememek için hala zamanınız olduğunu unutmayın. Evet, hala ne bekliyorsunuz?

Bu ayki yazımı anonim bir deyiş ile noktalıyorum. “Diğerlerine göre yaşarsan kaç kuruşunun olduğu önemlidir. Değerlerine göre yaşarsan nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir”.

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net
Hashtag: #aykutabiburada

Etiketler: » »
Share
3054 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dışarıda Halka Açık Wi-Fi Kullanıyor musunuz?

    01 Mayıs 2022 Köşe Yazıları

    Evinizin dışında kendi mobil ağınızdan bağımsız halka açık Wi-Fi kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz. Burada en büyük risk veri hırsızlığına maruz kalmanızdır. Hele bir de bu WiFi ağı üzerinde oturum açtıysanız kullanacağınız verinin cinsine göre bu verilerin ve hesabınızın ele geçirilmesi an meselesidir. Halka Açık Wi-Fi Kullanırken Çok Dikkat Siber korsanlar kullandığınız internet servisinin özelliğine göre sizin oturum açarken kullandığınız şifrelere ulaşabilecekleri gibi banka bilgileriniz, özel belgeleriniz ve yaptığınız e-posta...
  • Kokoreç

    01 Mart 2022 Köşe Yazıları

    Sabit bir telefon hattına sahip olabilmek için en az 10 yıl beklerdik. Sarı jetonlar ile telefon kulübelerinde sıra bekleyerek telefon ederdik. Kaset doldurtmak için listeler hazırlar, Beta ve VHS video kasetlerden film seyrederdik. Commodore 64, Atari ve Amstrad CPC464 ilk tanıştığımız bilgisayarlardı. Odalarımızın duvarlarında Duran Duran, Madonna, Samantha Fox ve George Michael posterleri asılıydı. Bo Derek, Ornella Muti ve Ursula Andress'in filmleri, Adile Naşit'in masalları çok meşhurdu. Çernobil kazası sebebiyle ağız tadıyla çay içemediği...
  • İnternette Güvende Kalmak

    01 Ocak 2022 Köşe Yazıları

    İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Her gün hatırı sayılır bir zaman geçirdiğimiz internette en önemli şey güvende kalmak. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar çok fazla olsa da bunun yanında çok fazla tehlikeye maruz kaldığımız da bir gerçek. Bu yazıda internette ne tür risklerle karşı karşıya kalacağınız ve hangi konulara dikkat etmeniz gerektiğini madde madde sıraladım. Tüm içeriği dikkatlice takip eder ve maddelere uyarsanız internette güvende kalma olasılığınız yükselir. Unutmayın ! Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur...
  • Instagram’da Nasıl Güvende Olunur?

    01 Aralık 2021 Köşe Yazıları

    "Instagram’da nasıl güvende olunur?" sorusunun aslında tek bir cevabı yok ama alınabilecek bir sürü önlem var. Bir de bilmeniz gereken bazı püf noktalar. İşte tam da bu nedenle Instagram, insanların hesaplarını güvenli tutmalarına yardımcı olmak için bazı ipuçları paylaştı. Hesaplarınızın güvenliği için umarım aşağıdaki bilgiler size yardımcı olur. Instagram Size Asla DM (Direkt Mesaj) Göndermez Kötü amaçlı hesaplar, hesap şifresi gibi hassas bilgilere erişmek için Direkt Mesaj atabilir. Hesabınızın kapatılma riski olduğunu, Instagram’ın fi...