logo

“Yelkenler Fora!”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Nasa uzun bir bekleyişin ardından eski faal yapısına tekrar kavuşuyor! 2 sene önce yaşanan Columbia felaketinden sonra Nasa, insanlı uçuşlarına ara verdiğini açıklamıştı. Uluslar arası Uzay İstasyonu (ISS) dışında hiçbir uzay yolculuğuna insan göndermeyen Nasa için bekleyiş sona erdi. Artık evrenin sınırlarını keşfetme ve insanoğlunun merak duygusunu gidermeye çalışma gibi rutin işlerine geri dönüyor.

Nasa’nın uçuşlarını iptal ettiren bu korkunun kaynağı sadece Columbia faciası mı? Tabi ki hayır! Son birkaç seneden beri Amerikan medyası, Nasa’nın kullandığı mekiklerin eskidiğini, dış fayans kaplamalarının artık son günlerini yaşadığını belirtiyor ve mekiklerin uçuşa yasaklanmasını veya bakımdan geçirilmesini istiyordu. Medya, aynı zamanda, kullanılan ateşleme teknolojisinin ve yakıt tanklarının, mekiğin içinde yolculuk edecek astronotlar için çok tehlikeli olduğunu, daha atmosferi çıkamadan bir aksilik yaşanmasının büyük bir ihtimal dahilinde olduğu ve önlem alınması gerektiği yönünde baskı yapıyordu. Nasa ise bu görüşlere katılmadığını belli edercesine uçuşlarını bir bir sıralıyordu. Ta ki Columbia faciasına kadar.

2003’teki Columbia faciasından sonra Nasa, kurum olarak uydu yapımı ve gezegenlere gönderilecek robotlar için çalışmalara hız verdi. Hatta bu konuda bir çok yeni buluşa da imza attı. Bunlardan belki de en önemlisi, Güneş’ten gelen fotonları üzerinde toplayıp enerjiye dönüştüren bir yelkenli gemi! İlk olarak Cosmos 1 uydusuna monte edilen bu yelkenler, gelecekte düşünülen 80 metrelik yelkenlerin ilk örneklerinden. 8 adet yelkeninin her birinin boyu yaklaşık 15 metreydi.

4 milyon dolarlık Cosmos 1 uzay yelkenlisinin başarısızlığı, Nasa’yı büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Cosmos 1, bir Rus denizatlısından fırlatıldıktan 83 saniye sonra, Dünya yörüngesinde izleyeceği rotaya girmeden hemen önce okyanusa çakıldı.

Nasa, 2010 yılına kadar elindeki mekikleri emekli etmeyi planlıyor. Geliştirilecek yeni mekiklerle Ay’a ve Mars’a insanlı yolculuk yapmayı planlayan Nasa, daha hızlı ve daha az enerji tüketen, daha doğrusu alternatif enerji kaynakları kullanan gemiler tasarlamaya başladı. Güneş yelkenlisi bunlardan biriydi. Cosmos’un yere çakılması Nasa’nın umutlarını kırar mı bilemeyiz ama şimdiden Mars için insanlı yolculuk hazırlıkları başlamış durumda. Nasa Mars’a gidecek astronotların yiyecek sıkıntısı çekmemeleri için özel ürettiği yemekleri geliştirmeye çalışıyor. Mars’ta kalacakları yer ise, Amerika’nın uygun çöllerinde (Mars yüzeyine benzediği için çöller kullanılıyor) üsler kurdu bile. İlk Türk astronotun 2015’de uzaya çıkacağı haberleri kulağınıza gelmiştir. Bakalım astronotumuz Mars’a giderek oraya yerleşecek ekibin bir üyesi olabilecek mi?

13 Temmuz’da Discovery mekiği yeni mürettebatı ile tekrar yolculuğa çıkacak. Tüm bu çalışmalar evrenle ilgili sırlara vakıf olmak amacıyla yapılıyor. İnsanoğlunu bugünkü teknolojik seviyesine getiren merak ve keşfetme duygusu, bize önümüzdeki yıllarda hangi yeni buluşları veya keşifleri gösterecek? Steven Spielberg’in yönetmenliğini yaptığı ve Tom Cruise’un başrolde oynadığı “Dünyalar Savaşı” filmini mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Filmi izledikten sonra Nasa’nın bu kadar çalışmayı ne için yaptığı konusunda daha geniş bir perspektif kazanmış olacaksınız.

Etiketler: » » » »
Share
286 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...
  • Gidişat

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    İktisat dersinde daha ilk ünitede dünyadaki kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusuna cevap arandığı anlatılır. Eğer işin trajik yönünden bakacak olursak, maalesef bu soruya efektif bir yanıt hala bulunamamıştır. Kaynakların erişebilirliği ve yeniden üretilebilirliği teknolojik imkanlar ile artsa da, nüfustaki aşırı artış ve tüketimde insanoğlunun kendi sınırlarını zorlaması sebebiyle işler istenildiği gibi ilerlemiyor. Dünyanın tüm servetinin %90'ının nüfusun %10'luk bir kesimin elinde olması oyunun tüm kural...
  • Hayallerinize Engel Koymayın

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    “İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız bir gerçeklik değil bir görüştür. İmkansız bir iddia değil meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız hiçbir şeydir”. Şimdi diyeceksiniz bu da nereden çıktı? Oldukça tanınan bir spor markasının klasikleşen bir reklamında işte tam olarak böyle deniliyordu. Cam Tavan Sendromu Hayatımız boyunca bazı şeyleri yapamayacağımıza i...