logo

“2008’de Bir Çift Sözüm Var”


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Tek yıllar yerine çift rakamlarla biten yıllara nedense hep bir sempati duymuşumdur. Belki bir çeşit batıl inanç da diyebiliriz ama ne hikmetse çift rakamla biten yılların daha iyi geçeceği yönünde bir önyargıya sahip olduğumu söyleyebilirim. Her yeni yılın ilk günlerinde olduğu gibi bir yılı daha geride bırakıp 2008 yılına yine büyük ümit ve hayallerle girdiğimiz şu günlerde öncelikle kutlama mesajımızı iletelim: “Umarım herkes için hayallerinin gerçekleştiği ve hayatın acılarının en az yaşandığı bir yıl olur”.

Bu kadar iyi niyet dileğinden sonra asıl konumuza gelelim. 2007 yılı Maxi Haber ailesi olarak bizler için oldukça yoğun geçti. Yıl içerisinde yaklaşık 600 etkinliğe katıldık. Bunların arasında basın toplantıları, lansmanlar, açılışlar, seminerler, bayi toplantıları ve basın gezileri vardı. Haber peşinde Sivas’a, Tokat’a, Mardin’e, Eskişehir’e ve Erzurum’a kadar gittik. Katıldığımız etkinliklerde 10.000’in üzerinde fotoğraf çektik. Yaklaşık 8000 km yol yaptık. Yayın formatımıza ve kriterlerimize uygun yaklaşık 1300 habere Maxi Haber’de yer verdik.

Yayına başladığımız 2004 yılından bu yana haberi yerinde takip etmeye çalışıyoruz. Maxi Haber’in haberi yerinde takip ettiğini bu kadar uzun süre içerisinde Sağır Sultan bile duydu Fakat bazı İletişim Firmaları sanırım hala duymadılar ki basın davetlerine bizi çağırmıyorlar. Biz de doğal olarak Online bir yayın olarak bizi tanımadıklarını düşünüyoruz. Fakat bir bakıyoruz habere çağırmadıkları yayınımıza basın bültenini göndermeyi ihmal etmiyorlar. Onlara bir çift sözüm var: Haberi yerinde takip etmemiz için bizleri çağırmıyorsanız lütfen etkinlik sonrası da basın bülteni göndermeyiniz…

Hayatımız basın toplantılarında geçiyor. Toplantıların çoğu 5 yıldızlı otellerde ve kapalı alanlarda gerçekleştiriliyor. Yasalara göre kapalı alanlarda sigara içilmesi yasak. Fakat birçok basın toplantısında fosur fosur sigara içiliyor ve kimi zaman dumanaltı olmaya varan bir sıkıntı yaşıyoruz. 2008’de en çok merak ettiğim hangi cesur otel veya organizasyonu düzenleyen firma basın toplantısı yapılan alanda sigara içilmesine izin vermeyecek? Dumanaltı olmadan bir basın toplantısına veya bir kokteyle katılabilecek miyiz?

Yayın grubumuz içindeki en önemli 2 portalımız www.maxihaber.net – “Online Sektörel Gazete” ve www.maxionline.net – “Türkiye’nin Portalı” her ay ortalama 200.000 farklı kişiye ulaşıyor. Maxi Haber sektörel bir yayın olmasına rağmen ortalama 50.000 kişiye, Maxionline.net ise 150.000 kullanıcıya (farklı IP) hitap ediyor. Toplamda aylık 200.000 kişiye ulaşan bir reklam gücü hiç de küçümsenecek bir sayı değil bana göre. Fakat yıl içinde birçok İletişim Firmasına yayın grubumuzun bir jesti olarak banner’larını belirli bir süre ücretsiz yayınlayabileceğimizi bildirdik. Konuyla ilgili banner özelliklerini içeren mailler attık. Çok ilginçtir ki çok büyük çoğunluğu geri dönüş yapmadı ve müşterileriyle ilgili banner göndermediler. Ya müşterilerinin reklama ihtiyacı olmadığını düşündüler ya da sanırım bu yazıyı okuduklarında benim aklıma gelmeyen başka bir nedeni 2008’de benim merakımı gidermek için bildirecekler…

Yıllarca Bilişim Sektöründe Halkla İlişkiler üzerine yöneticilik yaptım. Yaklaşık 12 sene hep basın bülteni hazırlayıp gönderen taraftaydım. Son 4 senedir ise alan taraftayım. Maxi Haber olarak yayına başladığımız tarihten bu yana haber ajanslarına üye değiliz. Onlardan hiç haber ve fotoğraf alıp kullanmadık. Zaten İletişim Firmalarından gelen günlük çok yoğun bir haber akışımız var. Bazı günler Haber Merkezimize ulaşan haber sayısı 50’yi 60’ı bulurken yüzlerce MB doküman elimize ulaşıyor. Formatımız gereği ve haber değerine göre bunlardan sadece %5-10 gibi bir bölümünü kullanma şansımız oluyor. Haber Merkezimize veya bana bir bülten gönderdiğinizde lütfen Maxi Haber’e bülten gönderen tek kişinin siz olduğunu düşünmeyin.

Nadiren Maxi Haber’i arayan bazı İletişim Firmaları bizden formatımız hakkında bilgi alarak ne tür haberlere yer verdiğimizi öğreniyorlar ve bültenlerini formatımıza uygun bir alanda gönderiyorlar. Fakat çoğunlukla pek kimse sorma zahmetine katlanmadığı için siyasi, spor, magazin ve adliye haberleri ile ilgili bültenler de bize ulaşıyor. Hem gönderen kişi boşuna bir yayınlanacağı günü bekleme sürecine giriyor hem de bizim zamanımızı ve internet kaynaklarını boşuna işgal ediyor. Çünkü göndermeden önce 1-2 dakikalarını ayırıp yayınımızda siyasi, spor, magazin ve adli haberlerine kesinlikle yer vermediğimizi görseler onlar da eminim boşa göndermeyeceklerdir.

Son olarak da 2007’de teşekkür etmeden geçemeyeceğim bazı kişi ve kuruluşlar var. Bunların başında Turkcell firması geliyor. Son bir yıl içerisinde yayınımıza ve şahsıma gösterdikleri ilgi ve konukseverlik için başta Turkcell Genel Müdürü Sn. Süreyya Ciliv’e, Turkcell Kurumsal İletişim Bölümü’nde çalışan tüm dostlarıma ve özellikle İletişim konusunda gerçek bir profesyonellik örneği gösteren Mese İletişim’e özel bir teşekkür borçlu olduğumu düşünüyorum. Şimdi bu yazıyı okuyan birilerinin aklına Turkcell’den yayın grubumuza reklam aldığımız için böylesine övgü dolu sözler söylediğim gelebilir. Böyle düşünenler boşuna heveslenmesinler. Yayına başladığımız 23 Nisan 2004 tarihinden bu güne kadar Turkcell veya Turkcell kuruluşlarının hiçbiri yayınımıza reklam vermedi. Zirâ bizim düşüncemiz: “mârifet iltifâta tâbîdir. İltifatsız mârifet ise zâyîdir.”

2008’de daha söyleyecek çok sözümüz, anlatacak çok hikayemiz ve yapacak çok işimiz var. Yeni yılın ilk yazısını anonim bir deyiş ile tamamlıyorum. “İnsanoğlu plan yaparmış, kader kıs kıs gülermiş…”

Sevgiyle kalın…

Etiketler: » »
Share
865 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...
  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...