Son Dakika


Son dönemde pazaryerlerinde marka korsanlığı ciddi bir tehdit haline geldi. Marka tescilini hiç yaptırmamış ya da yalnızca sınırlı sınıflarda koruma sağlamış birçok girişimci, yıllar süren emeğiyle kurduğu markasını artık kendi adıyla bile satamaz hale geliyor.
Satış hacmi artan, müşteri yorumları çoğalan ve arama sonuçlarında üst sıralara çıkan markalar, sistemdeki hukuki boşluklardan faydalanan kötü niyetli kişiler tarafından tescil ettiriliyor. Gerçek girişimci platformdan dışlanırken, o markayla bağ kurmuş tüketiciler de sahte ürünlerle karşı karşıya kalıyor. Üstelik bu durum yalnızca girişimcinin değil, tüketicinin de mağduriyet yaşamasına yol açıyor. Gerçek markanın itibarına zarar verilirken, müşteri şikayetleri de doğrudan gerçek sahibine yöneliyor. Süreç hem maddi hem manevi kayıplarla sonuçlanıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, son dönemde artan ihlallerin küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü kestiğine dikkat çekiyor: “Marka tescil ihlalleri, taklitçilik vakaları ve platform içi haksız rekabet uygulamaları, küçük girişimcilerin haklarını gasp eder hale geldi. Bu durum yalnızca bireysel kayıplara değil, ülke ekonomisine de ciddi zarar veriyor. Ne yazık ki bu ortamda global marka çıkarmamız her geçen gün daha da zorlaşıyor.”
Demirel’e göre bir markanın tanınması ve güven kazanması; ürün geliştirmeden dijital pazarlamaya, müşteri deneyiminden inovasyona kadar pek çok başlıkta uzun yıllar süren bir çaba gerektiriyor. Ancak tüm bu yatırım, marka tescili yapılmadığı takdirde birkaç tıkla başkalarının eline geçebiliyor.
Etiketler: Nurhan Demirel » Tescilsiz MarkalarBENZER HABERLER