logo

Yatırım Neden Bu Kadar Önemli?


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

100.000 lira banka mevduatınız olduğunu düşünerek makaleye bir giriş yapalım. Bu parayı bankada tutarsanız güncel faiz oranlarını baz alırsak 6.000 lira net getiri sağlayabilirsiniz. Bu durumda paranız bankada kaldığı için vade sonunda hem siz hem de banka kazanacaktır. Faiz, sahip olduğunuz paranın kullanımından belirli bir süre vazgeçmeniz karşılığında aldığınız ücrettir. Eğer anaparanızı bir yıl süreyle kullanmayacağınıza söz verirseniz banka da bunun karşılığında size bir ödeme sunar. Bu da faiz getirisidir. Bir yıl sonunda elde ettiğiniz 106.000 liranın banka ve sizin aranızdaki anlaşma sonucu ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ufak bir oran da olsa devlet bu paradan kendi komisyonunu harç olarak alacaktır. Anlattığımız bu örnek faiz kavramının olduğu her piyasada geçerlidir. Peki ya faiz olmasaydı, nasıl bir durumla karşılaşırdık?

Eğer faiz olmasaydı elimizdeki diğer alternatifleri değerlendirir, farklı enstrümanlar kullanabilirdik. Bunlardan birisi borsa olabilirdi. Bir başka alternatif de yabancı para birimleri olabilirdi veya kimbilir, altın gibi kıymetli madenlere yönelebilirdik. Tüm bunların dışında çok güçlü bir seçenek olan “yatırım” seçeneği de planlarımız arasında olabilirdi. Yatırım yapmak kavramının içerisinde bir hayli fazla sayıda yöntem bulunmaktadır. Yurtdışında bir arsa alıp büyük bir market kurmak yatırım kapsamında olduğu gibi, balıkçı açmak da bir yatırım çeşididir. Hatta dünyaca ünlü markaların isim kullanım haklarını almak, müşterek yatırım ortaklığına girmek, lisans anlaşmaları yapmak gibi yatırım unsurunun bir çok öğesi bulunmaktadır. Literatür tanımına bakıldığında yatırım, sıcak paranın üretim amaçlı olarak özel şirketler veya devlet tarafından kullanılması anlamına gelmektedir. Bir yatırımcı taze parayla birlikte teknoloji, rekabet, yeni pazar ve ürün alanları ile yeni iş imkanlarına da beraberinde getirmektedir. Bu arz beraberinde talebi doğurur, akabinde ise tüm bir ekonominin canlanmasını ve ülkenin büyümesini sağlar.

Basit gözüken bir yatırım bile kendi yakın çevresi için çok önemli fırsatlar sunmaktadır. Örnek olarak bir lokanta açtığınızı varsayalım. Öncelikle lokanta olabilecek bir mekanı sahibinden kiralayacaksınız. Sonrasında bu mekanı restorasyon çalışmaları ve bazı temel inşaat işleri ile hayalinizdeki tasarım gibi gerçeğe dönüştürmeye çalışacaksınız. Bu arada işgücü kiralayacaksınız, onlara ödeme yapacaksınız. Demirbaşlar almak için başka tedarikçilerle işbirliği yapacak, masa ve sandalye takımları için farklı, endüstriyel mutfak ürünleri için de başka bir satıcı ile anlaşma yapacaksınız. Tüm bunları gerçekleştirirken gazeteye veya internete ilan verip personel arayacaksınız. Gıda firmaları ile anlaşacak, uzun süreli anlaşmalar yapacaksınız. Bankalar ile anlaşıp POS cihazları sipariş edecek, yeni hesaplar açtıracaksınız. Yeni bir lokanta açmak için gerekli olan evraklarla devlete başvuracak ve harçlarınızı yatıracaksınız. Eleman alımı tamamlandığında artık son aşamaya geçecek ve lokantanın açılması için açılış günü belirleyeceksiniz. Personel için profesyonel bir firmadan eğitim hizmeti alacaksınız. Tabelanız, menüleriniz, hatta peçeteleriniz bile farklı firmalarda tasarlanacak, basılacak ve size ulaştırılacak. Açılış gününde ise artık yepyeni bir döneme başlayacak ve ilk müşterilerinizi ağırlayacaksınız. Sonrasında ise müessesenizin ayakta kalması için elinizden gelen her fedakarlığı göstereceksiniz. Tüm bunları yaparken de hem siz para kazanacaksınız, hem de etrafınızdaki diğer firmalar ve insanlar. İşte yatırımın gücü de buradan geliyor, banka ile aranızda parayı bölüşmek yerine hem bankanın verdiği faiz oranından daha fazla para kazanma ihtimalini değerlendirecek, hem de ekonomiyi canlı tutacaksınız.

Bir kurumda maaşlı olarak çalışan herkes aynı zamanda bir de yatırım sahibi olsa işsizlik denilen ekonomik tehdit tamamen ortadan kalkabilir. Akşam işten çıktığınızda sahibi olduğunuz kafeye veya ekmek fırınına gelmek ve kendi işyerinizdeki rutin kontrolleri yapmak hoş olmaz mıydı? Her bir birey yanında birkaç kişiyi istihdam edebilir duruma geldiğinde dünyamız çok daha rahat yaşanabilir bir yer olacak. Gelecekte bazılarımız pahalı cihazlara, telefonlara, arabalara ve evlere yatırım yapmayı; bazılarımız ise insana yatırım yapmayı tercih edecek. Kısa vadede hangi seçeneğin daha keyifli olduğunu söylemek zor değil, ancak uzun vadede kaotik bir iş hayatına yol açacak tercihlerden uzak durmamız gerekiyor. Aksi takdirde hepimiz çok büyük birkaç firma tarafından işe alınan milyonlarca sıradan işçiden birisi olacağız. 1800’lü yıllarda, özellikle fabrikasyon ve seri üretim kavramlarının ilk defa ortaya çıktığı dönemde çalışma saatlerinin 15-16 saat civarında olması, şimdi düşündüğümüzde bize korkutucu geliyor. Ancak artan nüfus, çalışan nitelikleri ve piyasa koşullarına bakıldığında bu rakamlara tekrar geri dönüleceği net bir şekilde anlaşılıyor. Hatta pazar günlerinizin bile işte geçmesi olası bir durum.

Mevcut ekonomik iklim yatırıma uygun mu diye düşünürseniz, uygun olmayacağı ile ilgili onlarca hipotez geliştirebilirsiniz. Zaten asıl mesele de burada, yatırım yapmak potansiyel bir girişimci ruhu gerektirmektedir. Eğer bu istek sizin içinizde yoksa yatırım konusuna hiç bulaşmayın. Ancak risk almayı seviyorsanız, risk almadan ilerleyemeyeceğinizi biliyorsanız, sahip olacağınız yatırımın size ve içinde bulunduğunuz ekonomiye hangi getirileri sağlayacağının farkında iseniz, yolunuz açık olsun…

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler: » »
Share
2990 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dışarıda Halka Açık Wi-Fi Kullanıyor musunuz?

    01 Mayıs 2022 Köşe Yazıları

    Evinizin dışında kendi mobil ağınızdan bağımsız halka açık Wi-Fi kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz. Burada en büyük risk veri hırsızlığına maruz kalmanızdır. Hele bir de bu WiFi ağı üzerinde oturum açtıysanız kullanacağınız verinin cinsine göre bu verilerin ve hesabınızın ele geçirilmesi an meselesidir. Halka Açık Wi-Fi Kullanırken Çok Dikkat Siber korsanlar kullandığınız internet servisinin özelliğine göre sizin oturum açarken kullandığınız şifrelere ulaşabilecekleri gibi banka bilgileriniz, özel belgeleriniz ve yaptığınız e-posta...
  • Kokoreç

    01 Mart 2022 Köşe Yazıları

    Sabit bir telefon hattına sahip olabilmek için en az 10 yıl beklerdik. Sarı jetonlar ile telefon kulübelerinde sıra bekleyerek telefon ederdik. Kaset doldurtmak için listeler hazırlar, Beta ve VHS video kasetlerden film seyrederdik. Commodore 64, Atari ve Amstrad CPC464 ilk tanıştığımız bilgisayarlardı. Odalarımızın duvarlarında Duran Duran, Madonna, Samantha Fox ve George Michael posterleri asılıydı. Bo Derek, Ornella Muti ve Ursula Andress'in filmleri, Adile Naşit'in masalları çok meşhurdu. Çernobil kazası sebebiyle ağız tadıyla çay içemediği...
  • İnternette Güvende Kalmak

    01 Ocak 2022 Köşe Yazıları

    İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Her gün hatırı sayılır bir zaman geçirdiğimiz internette en önemli şey güvende kalmak. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar çok fazla olsa da bunun yanında çok fazla tehlikeye maruz kaldığımız da bir gerçek. Bu yazıda internette ne tür risklerle karşı karşıya kalacağınız ve hangi konulara dikkat etmeniz gerektiğini madde madde sıraladım. Tüm içeriği dikkatlice takip eder ve maddelere uyarsanız internette güvende kalma olasılığınız yükselir. Unutmayın ! Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur...
  • Instagram’da Nasıl Güvende Olunur?

    01 Aralık 2021 Köşe Yazıları

    "Instagram’da nasıl güvende olunur?" sorusunun aslında tek bir cevabı yok ama alınabilecek bir sürü önlem var. Bir de bilmeniz gereken bazı püf noktalar. İşte tam da bu nedenle Instagram, insanların hesaplarını güvenli tutmalarına yardımcı olmak için bazı ipuçları paylaştı. Hesaplarınızın güvenliği için umarım aşağıdaki bilgiler size yardımcı olur. Instagram Size Asla DM (Direkt Mesaj) Göndermez Kötü amaçlı hesaplar, hesap şifresi gibi hassas bilgilere erişmek için Direkt Mesaj atabilir. Hesabınızın kapatılma riski olduğunu, Instagram’ın fi...