logo

Bankalar Vampirleşti


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Çevrem bankaları ile sorun yaşayan insanlarla dolu. Son dönemde bankaların kestikleri komisyon miktarları, daha önce ücretsiz verilen hizmetleri ücretliye çevirmeleri, kredi kartlarında kangren haline gelen yıllık aidat konusu ve hesap işletim ücreti gibi tabiri caizse müşterileri yolmak için uydurulan tarifeler kendim de dahil olmak üzere birçok kişinin canına tak etti. Parayı taksiyle götürmenin neredeyse bankaya yapılan havale ücretinden daha ucuza geldiği bir zaman dilimini yaşıyoruz. Yıllık bütçelerimize artık “Bankalara Yapılan ödemeler” başlığı altında bir gider kalemi ekler hale geldik. Bütün bunlar yetmezmiş gibi şimdi de bankalar “sinekten yağ çıkarma” mantığı ile internet şubesine giriş için kısa mesaj servisi ile gönderilen şifreden 25 kuruş SMS ücreti almaya hazırlanıyor.

Bankaların müşterilerinin cep telefonlarına kısa mesaj ile gönderdiği şifre için almayı düşündüğü 20-25 kuruşluk ücret hiçbir iyi niyet kavramı ile açıklanamaz. Çünkü milyonlarca toplu SMS satın alımı yapan bankaların her kısa mesaj gönderim maliyeti 1 kuruşlara kadar düşüyor. Ayrıca müşterisinden “Hesap İşletim Bedeli” adı altında yıllık ücret alan bir banka, eğer müşterisinin internetten o hesaba girmesi için kullandığı 1 kuruşluk maliyeti olan kısa mesajdan da para kazanmak arzusundaysa bunun adı en yumuşak tanımlamayla “vampirlik” olabilir.

Bankalar da kendilerini şöyle savunuyorlar: “Sistemi ayakta tutmak için sürekli yatırım yapıyoruz”. Tamam yapıyorsunuz da babanızın hayrına mı yapıyorsunuz yatırımları? Bu işten para kazanıyorsunuz ve daha iyi hizmet verebilmek için elbette yapacaksınız. Sizler değil miydiniz bundan yıllar önce “Şubeye geleceğinize tüm işlemleri internetten ücretsiz yapın” diyen? Şimdi neredeyse internet şubenizde nefes alsak para ister hale geldiniz. Kimse size para kazanmayın demiyor ama siz de kantarın topuzunu kaçırdınız.

Gelelim bankaların yıllık olarak aldıkları kredi kartı aidatlarına. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi geçen yıl içinde bir uyuşmazlıkla ilgili olarak 2011/4736 esas, 2011/11579 sayılı kanun yararına bozma kararı uyarınca “kredi kartlarından yıllık üyelik aidatı tahsil edilmesinin haksız şart niteliğinde olduğu ve geriye dönük olarak on yıl boyunca talep edilebileceği” sabit olmuştur hükmüne vardı. Böylece son 10 yıl boyunca kredi kartı kullandığınız bankanızın sizden tahsil ettiği kart aidatlarını faiziyle birlikte geri istemek için yasal dayanağınız oldu.

Şimdi yapılması gereken www.turkiye.gov.tr/hakem-heyeti-sorgulama adresinden bağlı bulunduğunuz bölgedeki Tüketici Hakem Heyeti’ni bularak başvuru yapmanız. Başvurunuzu Tüketiciyi Koruma Derneği’ne de (www.tukoder.org.tr) iletebiliyorsunuz.

Aslına bakarsanız bankaların yaşattıklarına benzer daha ne kadar çok şey var hayatımızda. Benzine ödediğimiz akıl almaz vergiler, telefonlardaki sabit ücretler, atık su ve çöp vergisi, 1999 depreminden sonra sadece 1 yıl alınacağı söylenen özel iletişim vergisi, vs. Eğer geçmişe dönük olarak bu fazladan ödediklerimizi bir geri alabilsek, hayatımızın sonuna kadar rahat yaşabilicek küçük bir servete kavuşuyor olabiliriz.

Sonuç olarak vampirleşen bankalara dur diyecek olan yine bizleriz. İnternet Şubesi’nden yapılan işlemlerden yüksek ücretler alan, yıllık kredi kartı aidatlarınızı abartan, her işlemden komisyon kesen, sizi aylık işlem tarifelerine bağlayan bankalarla lütfen çalışmayın. Önünüzde az da olsa iyi örnekler hala var. Mesela Halk Bankası internet şubesinden yapılan işlemlerden para almıyor. Bank Asya’da kredi kartlarından yıllık aidat. Örnekler çoğaltılabilir ama esas mühim olan soru şu: Siz vampirlere kanınızı emdirmek istiyor musunuz?

Bu ayki yazımı Orson Welles’e ait bir deyiş ile bitiriyorum. “Affetmek için iki kişilik erdem lazım… Hem onu affetmek, hem onu affettiği için kendini affetmek.”

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net

Etiketler: » » »
Share
533 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...