logo

Reçete ve Peçete


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Bugün size biraz ahkâm keseceğim. Anlamını bilmeyenler için Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “ahkâm kesmek” deyimi şöyle tanımlanıyor: “Çekinmeden kesin yargılarda bulunmak”. Diyeceksiniz şimdi nereden çıktı bu ahkâm kesmek konusu, durduk yere ne gerek vardı? “Görülen lüzum üzerine” diyerek hayırlısıyla yazımıza başlayalım.

Online bir yayına sahip olmanın ilginç iki özelliği vardır. Birincisi sahip olmak çok kolaydır. 24 Saat içinde ve çok ekonomik bir fiyata hemen bir haber portalı açabilirsiniz. İkincisi ise; sürekliliğini ve aynı kalite çizgisini sağlayıp, tarafsız ve güncel olarak devam ettirebilme zorluğudur. Çünkü 24 saat esasına göre çalışmak gerekir ve tatil diye bir kavramınız yoktur. Size tatil gibi görünen bir zaman dilimi okuyucularınızdan bir bölümünün çalışma zamanı olabilir. Online bir yayını bekleyen en büyük tehlike ise güncel olamamaktır. Sitenizi tekrar ziyaret eden bir kişi bir gün sonra sitenizi tekrar ziyaret ettiğinde bir değişiklik görmezse veya içeriğinizi oluşturan bilgilerin güncel olmadığını fark ederse işte o an “bittiğiniz” andır. Bir daha o kişi tarafından ziyaret edilme şansınız olmayabilir. İşte bu yüzden çok fazla haber sitesinin açılıp kısa süre sonra yok olmalarının en büyük sebebi bu sürekliliğin sağlanamıyor olmasıdır.

Güvenilir Haber Portalı Ne demek?

Ziyaret ettiğiniz haber sitesi kaç yıldır yayında? Sitenin bir künyesi, künyesinde sahte olmayan bir vergi numarasına sahip ticari ünvanı var mı? Site düzgün bir arşive sahip mi? Künyede yazan gerçek bir telefon numarası ve düzgün çalışan bir e-posta adresi mevcut mu? Belirli bir yayın formatı ve yayın politikası var mı? En önemlisi farklı zamanlarda yaptığınız ziyaretlerde içeriği sürekli güncel tutuluyor mu? Bu bilgileri vermeye neden mi gerek duydum? Çünkü bazen “sap” ile “saman”ı karışabiliyor. Karışmaması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini paylaşmak istedim.

Basın Toplantısı Yapılacak Mekan Seçimi

Özellikle sabah erken ve akşam geç saatlerde yapılan etkinliklerde toplantı düzenlenecek mekanın seçildiği yer çok önemli. Benim de dahil olduğum birçok gazeteci arkadaşım sadece mekanın konumundan ötürü toplantıya katılamayabiliyor. Organizasyon düzenlerken seçilen mekanın toplu ulaşıma (metro – metrobüs ve deniz yolu) yakın olmasına lütfen dikkat edin. Ortaköy’ün ötesi, 4. Levent’in sonrası, Şişhane’nin ilerisi toplantılara hem giderken hem de dönerken sıkıntı oluşturuyor. Özellikle Emirgan, İstinye ve Bebek bölgeleri hem arabalı hem de toplu ulaşım ile en sıkıntılı lokasyonlar. Bir de bu mekanlara davetli olmayan, hatta gazeteci bile olmayan kişilerin ellerini kollarını sallayarak girmelerine engel olunabilirse hem daha güvenli hem de daha nezih bir ortam sağlanmış olur.

Basın Daveti Göndermeyip Ardından Basın Bülteni Göndermek

Haberi yerinde takip eden bir yayına basın daveti göndermeyip ardından basın bülteni göndermek gerçekten büyük saygısızlık. Her yere davet edileceğiz diye elbette bir kural yok ama davet göndermediğiniz etkinliğin basın bültenini de nezaketen göndermeyin.

Basın Gezileri Konusunda Rotasyon Şart!

Bir de şu basın gezileri konusu var. Bakıyoruz düzenli olarak her yıl yapılan yurtiçi ve yurtdışı basın gezilerine hep aynı yayın ve aynı kişiler davet ediliyor. Basın toplantılarında bütün gazeteciler eşit. Fakat basın gezilerinde ise bazı yayın ve gazeteciler daha eşit. Bu konuda bir rotasyon şart. Aynı toplantıya her yıl aynı yayın ve aynı gazeteci davet edilmemeli. Ben ve yayınımın bu yıl davet edildiğimiz bir etkinliğe önümüzdeki yıl davet edilmemeliyiz. Aksi takdirde yayınlar arasında sosyal adalet sağlanamaz. Adaletin olmadığı yerde de anarşi hüküm sürmeye başlar.

Adaletli Reklam Dağıtımı İçin Reçete !

Reklam veren firma kim olursa olsun reklam bütçelerinde adaletli bir rotasyona gitmelidir. Reçeteyi de şöyle yazıyorum:

“Medya reklam planlaması yapan yönetici son 3 yıl içinde firma kaç basın toplantısı düzenlediyse bu toplantılara %50’den fazla katılım gösteren yayınların listesini çıkarır. Sonra bu yayınların son 3 yıl içerinde kendi haklarında yaptıkları haberlerin listesini bu listenin yanına koyar. Sonra da toplamda en fazla haberine yer veren yayınlara reklam bütçesini paylaştırmaya başlar”.

Elbette işler ne yazık ki böyle yürümüyor. O yüzden de her geçen gün bir yayın kapanıyor ve bu yayınlarda çalışan arkadaşlarımız işsiz kalıyor. Çoğu zaman düzenledikleri abartılı tanıtımlara on binlerce hatta yüz binlerce dolar para harcayan, özellikle bilişim sektörü firmaları, iş toplantılarına sürekli davet ettikleri yayınları reklam ile desteklemeye geldiğinde ceplerinde akrep varmışcasına davranıyorlar. Farkındalar mı veya ne kadar farkındalar bilemiyorum ama böyle yapmaya devam ederlerse yakında toplantılarına çağıracak uzman gazeteci ve bu haberleri yayınlayacak yayın bulamayacaklar.

Kendi yayınımızda da durum çok farklı değil. Son 8 yılda yaklaşık 15.000 habere imza atmışız. Bu haberlerin 4300 tanesini kaynağında kimi zaman şehir dışı ve kimi zaman da yurt dışında takip etmişiz. Haberine en çok yer verdiğimiz ilk 10 firmayı sıraladığımızda gördük ki; Turkcell, Vodafone, Turk Telekom, Microsoft , TTNET, Avea, HP, Samsung, Lenovo ve Nokia sırası ile yayınımızda en fazla yer bulmuş firmalar. Yayın hayatımıza başladığımız günden bu yana tam 8,5 yıl geçti. Bu süre zarfında bu 10 firma düzenledikleri tüm basın toplantılarına yayınımızı davet ettiler. Fakat bu markalardan tam 7 tanesi (Turkcell, Microsoft ve Nokia’yı tenzih ediyorum) yayınımıza 8,5 yıldır bir kez dahi reklam vermediler, hatta teklif bile almadılar. Kimileri bu istatistiği “ticari başarısızlık” olarak, kimileri de “tarafsız yayıncılık” olarak yorumlayabilirler. Bizim yorumumuz biraz daha farklı: “Biraz ayıp olmuyor mu?”

Her neyse gelelim son sözümüze.

“Çözüm için yukarıda yazdım bir reçete. Eğer hala anlamadınızsa bu yazımı yazıcıdan basın da bari olsun size peçete…”

Sevgiyle kalın…

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net

Etiketler: » » »
Share
650 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...