logo

Sonsuz Enerji


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. “Semi” adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için yaklaşık iki mahallenin elektrik tüketimine yakın bir güç harcanıyor. 2050 yılında araçların tamamına yakınının elektrikli olması planlanırken, gerekli olan güç ihtiyacı olağanüstü seviyelere ulaşacak. Mevcut nükleer santrallerin asla yeterli olamayacağı, alternatif güç üretimi arayışlarının başlayacağı gündemde. İngiltere’de altı adet nükleer santral daha yapılması gerekiyor, böylece 2050 yılına kadar bu yeni santraller sadece araç kullanımından dolayı ortaya çıkacak olan enerji tüketimini karşılaması bekleniyor.

Elektrikli araçlar çevre kirliliğini engelleyecek ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltacak, ilk hayal ettiğimiz gelişmeler bunlardı. Ancak uygulama ile birlikte elektrikli araçların daha büyük sorumlulukları ülkelere yükleyeceği gerçeği ortaya çıkıyor. Henüz Türkiye’de yaygın olmasa da tüm dünyada elektrikli arabaların üretimine doğru hızlı bir geçiş var. Geçiş sürecinde hybrid adı verilen ve elektrik / benzin seçeneklerini harmanlayarak kullanan modeller tercih ediliyor. Özellikle şehir içi trafiğinde ve düşük hızlarda elektrikli motor araca güç verirken, yüksek hızlarda ise benzinli motor devreye giriyor. Tüm orta segment hybrid araçlar bu sayede 100 kilometrede 4 litreden daha az yakıt tüketiyorlar. Hybrid araçların özelliği rejeneratif şarj oldukları için ayrıca şehir elektriğine veya özel bir şarj istasyonuna gerek kalmaması.

Daha fazla elektrik üretmek için daha fazla nükleer santral kuracağız. Nükleer santraller beraberinde çok önemli riskleri de getiriyor. Faaliyetleri durduktan sonra bile yüzyıllarca tehlike barındıran bu santrallerin dünya genelinde yaygınlaşacak olması, fosil yakıt nedeniyle zarar gören ekolojik sisteme daha büyük bir zarar verme potansiyeli içeriyor. Japonya’daki reaktör erimesi felaketinin olumsuz sonuçları hala giderilemedi; yıllarca bölgede yerleşim olmayacak ve sürekli bakım çalışmaları yapılacak. Savaş ihtimali ve terör saldırılarının gölgesinde nükleer santraller ülkeler için yüksek güvenlikli bölgeler olacağından, savunma giderlerinin de bu ölçüde artacağını ve ciddi bir bütçe ayrılması gerektiği de bir başka problem. Güneş panelleri ve rüzgar türbinleri diğer alternatif enerji kaynakları ancak depolanması, enerji kaybı olmadan aktarılması ve başlangıç maliyetleri nedeniyle henüz bireysel kullanım anlamında yaygınlaşmadı. Yine Tesla’nın geliştirdiği Power Wall adı verilen ve evlerin kendi elektriğini üretmesini sağlayacak bir sistem ile bir kaç sene içerisinde yaygınlaşması bekleniyor.

Mevcut enerji kaynakları yeterli değil, yepyeni bir teknolojiye ihtiyacımız var. Fisyon tabanlı nükleer santrallerin yerini füzyona bırakması daha zaman alacak. Bir zamanlar Erketürk’ün geliştirdiği Erke Dönergeci’ne ülke olarak çok inanmıştık ancak cihazla ilgili hiç bir gelişme olmadı ve çalışmanın devamı gelmedi. Maddenin atalet özelliğini kullanarak sınırsız enerji üretebilecek bir cihaz tüm dünyadaki dengeleri değiştirebilirdi. Elimizdeki teknikler henüz sınırsız enerji üretimine çok yakın olmadığımızı bize söylüyor. Enerji mevcut teknolojiler ile şu anda şekil değiştirebiliyor, bir formdan diğerine geçiyor. Tıpkı barajlardaki hidrolik enerjinin elektriğe dönüştürülmesi veya araba motorlarındaki gibi benzinle hareket enerjisi elde etmek gibi… Henüz bilmediğimiz veya keşfetmediğimiz bir teknoloji gelecek zaman içerisinde kendisini bulmamızı bekliyor. Eğer küresel çapta tüm ulusları etkileyecek bir savaş yaşamazsak, teknolojinin gelişim hızını dikkate alırsak bu yüzyıl içerisinde mutlaka yeni bir enerji türü keşfedeceğiz. Bu yeni enerji türü de bize galaksiler arası seyahati mümkün kılacak olan teknolojiyi sunacak. Bugüne kadar çok minik adımlar attığımız evrenin keşfi, hiç olmadığı kadar hızlı ilerleyecek. Böylece dünyadaki huzur ve barışı (!) tüm evrene yayabileceğiz…

Etiketler: » » » »
Share
515 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...