logo

İnternet’te Ulusal Güvenlik


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows’un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılım firmasının kendisi bile kendilerinin bilgisi dışında olan veya daha önceden fark edemedikleri açıkları sürekli olarak yayınladıkları yeni yamalar ile güncelleyip kapatıyorlar. Ancak başka bir arka kapı varsa ve firma bunu kullanıyorsa? Böyle bir ihtimalin varlığı bile özellikle devlet dairelerinde, milli güvenlik ile ilgili işlemlerde, milli istihbaratta kullanılan yazılımların da mutlaka yerli ve güvenilir olması gerektiğini ortaya çıkartıyor.

Pardus Projesi bu anlamda desteklenmesi gereken çalışmaların başında geliyor. Türkiye’deki işletim sistemleri arasında kullanım bakımında sadece %2’ye yakın bir oranda ancak doğru bir geliştirme politikası ve yol haritası ile birlikte Windows’a karşı önemli bir alternatif haline getirilebilir. Linux tabanlı işletim sistemlerine ve muadillerine bakıldığında en önemli dezavantajın, Windows için üretilen programlara tam uyumluluk sağlamaması olduğu görülüyor. Yakın zamanda sağlanan yazılımsal gelişmeler ile bu uyumluluk sorunu oran olarak azaldı ancak hala kat edilmesi gereken önemli bir yol var. Ayrıca ticarileşme faaliyetleri sağlanmadan güncellemeler, hataların giderilmesi ve ürünün yaygınlaştırılması oldukça zaman alıyor. Windows için neredeyse her hafta bir güncelleme gelirken, Linux tabanlı sistemlerde birkaç ayı bulabiliyor.

Dünyanın en yaygın ve güçlü işletim sistemi olan Windows’un aynı zamanda bir şirketin ürünü olduğu hiç bir zaman unutulmamalı. Facebook’un güvenlik skandalından sonra bunu bir uyarı olarak algılayıp yazılım alanında ciddi bir yapılanmaya gitmeliyiz. İnternete bağlı her bilgisayara dışarıdan ulaşılabilir, müdahale edilebilir. Bunu engelleyen etik kodlar ve yasalar elbette var. Ancak bunlara ne kadar uyulduğunu denetleyebilecek güvenilir bir sistem henüz yok. Siber suçların tarihte hiç olmadığı kadar arttığı, yeni dolandırıcılık yöntemlerinin internet üzerinden geliştirildiği bir dönemdeyiz. Ayrıca ülkeler artık sıcak savaş yerine düşman ülkelerin bilişim ağlarına sızıp bilgi topladıklarını, finansal piyasalar ile oynadıklarına tanıklık ediyoruz. Diğer bir deyişle savaşın kuralları ve yöntemi de değişiyor. Tüm bu değişim göstergelerini iyi okumalı, kendi ulusal yazılım ağımızı, program ve işletim sistemlerimizi geliştirmeliyiz. Askeri araçlarda kullanılan yazılımları dışarıdan gelebilecek tehlikelere kapalı hale getirmeliyiz. Gelecekteki olası bir sıcak savaşta düşmanın tek bir tuşla tüm elektronik haberleşme ağımızı kapatması ve askeri araçlarımızı ele geçirmesi korkutucu sonuçlar ortaya çıkartabilir.

Global Fire Power’ın araştırmasına göre şu anda dünyadaki askeri alanda en güçlü 8. ülke Türkiye. İlk uçak gemimizin denize ineceği, ürettiğimiz saldırı helikopterlerinin ihraç edildiği yıllara ulaştık. Bunun taçlandırılması için ülkemizde milli ve yerli yazılımların da kullanılıyor olması gerekiyor. Yerli yazılımlar konusunda kötü bir noktada değiliz, ancak çok çalışmamız lazım. Rakiplerin bizden çok önde olduklarını bildiğimiz için aradaki farkı kapatmamız gerekiyor. Örneğin oyun sektöründe bunu başarmak üzereyiz, birçok Türk firması adından sıkça söz ettirmeye başladı. Her ne kadar bugünlerde eski gücünde olmasa da Crytek firmasının bu konuda diğer Türk oyun geliştiricilerine yol gösterdiğini ve örnek olduğunu da söyleyebiliriz. Aynı başarıyı ve gelişme hızını özellikle işletim sistemi alanında da gerçekleştirebilirsek ülke ekonomisini bile pozitif yönde etkileyebilecek bir sistem oluşturabiliriz. Yıllık 100 milyar dolar gelir sağlayan bir Türk yazılım şirketinin ülkemize nasıl bir katkı sağlayabileceğini hayal etmek bile harika. İşte bu yüzden, şimdi hayallerimiz için işe koyulma ve çok çalışma zamanı geldi. Makaleyi de bitirdiğinize göre işinize kaldığınız yerden devam ederek ve uzmanlık alanınızda en iyisi olmaya çalışarak bu hayale katkıda bulunabilirsiniz…

Etiketler: » » »
Share
741 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İnternet’te Ulusal Güvenlik

    02 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Yerli ürün ve teknolojik hizmetlerin önem kazandığı ve yatırımların bu çerçevede gerçekleştirildiği son dönemde ülkemizde kullanılan neredeyse tüm bilgisayarların işletim sistemleri dikkate alındığında, internet güvenliği de mutlaka üst düzeyde sağlanmak zorunda. Özellikle Windows işletim sisteminin farklı versiyonlarının kullanıldığı devlet dairelerinde ve özel sektörde en önemli soru işareti; yabancı ülke menşeli bir yazılım firmasına ne ölçüde güvenilebileceği olarak karşımıza çıkıyor. Windows'un çok ciddi açıkları olduğunu biliyoruz, yazılı...
  • Rahatlık Battı, Sosyal Ağlara Üye Olduk

    01 Nisan 2018 Köşe Yazıları

    Sosyal Ağlar hayatımıza girmeden önce ne kadar rahatmışız. İlk olarak cep telefonları yaşantımızı esaret altına almaya başlamışlardı. Fakat cep telefonuyla yapabildiklerimiz çok kısıtlıydı. Gün içinde en fazla birkaç kişiye kısa mesaj atardık. Derken bir gün Facebook ile tanışıp ardından XING, FriendFeed, Twitter, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine üye olmaya başladık. Mobil internetin ve akıllı telefonların yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucu sosyal ağların bağımlısı olup çıktık. Daha çok sosyal olma kaygısıyla yan masadaki arkadaş...
  • Gidişat

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    İktisat dersinde daha ilk ünitede dünyadaki kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusuna cevap arandığı anlatılır. Eğer işin trajik yönünden bakacak olursak, maalesef bu soruya efektif bir yanıt hala bulunamamıştır. Kaynakların erişebilirliği ve yeniden üretilebilirliği teknolojik imkanlar ile artsa da, nüfustaki aşırı artış ve tüketimde insanoğlunun kendi sınırlarını zorlaması sebebiyle işler istenildiği gibi ilerlemiyor. Dünyanın tüm servetinin %90'ının nüfusun %10'luk bir kesimin elinde olması oyunun tüm kural...
  • Hayallerinize Engel Koymayın

    01 Mart 2018 Köşe Yazıları

    “İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. İmkansız bir gerçeklik değil bir görüştür. İmkansız bir iddia değil meydan okumadır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur. İmkansız hiçbir şeydir”. Şimdi diyeceksiniz bu da nereden çıktı? Oldukça tanınan bir spor markasının klasikleşen bir reklamında işte tam olarak böyle deniliyordu. Cam Tavan Sendromu Hayatımız boyunca bazı şeyleri yapamayacağımıza i...