logo

“Astroloji Yalanı”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Burcunuz nedir? Astroloji ile ne kadar yakından ilgileniyorsunuz? Gazetelerden veya internet üzerinden günlük falınızı takip ediyor musunuz? Yükselen burcunuz hakkında bilginiz var mı? Burcunuzun hangi özellikleri ile karakterinizin örtüştüğünün analizini hiç yaptınız mı? Eğer astroloji ile yakından ilgilenmediyseniz uzak durmaya devam etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Neden mi?

Doğduğumuz tarihte yıldızlar, gezegenler ve galaksiler gibi astronomik unsurların karakterimize doğrudan etki ettiği doğru olabilir mi? Neden olmasın? Peki insanların şu andaki teknikle böyle bir durumun varlığını ölçmesi mümkün müdür? Kesinlikle hayır! Mevcut teknolojimiz buna henüz izin vermiyor. Astroloji konusunda yapılan en büyük mantıksal hata çok daha farklı bir konu; zamanın bir döngü içerisinde ilerlediği varsayılıyor. Sanki 365 gün bittiğinde bütün gezegenler eski konumlarına geri dönüp yıl içerisindeki hareketlerine aynı şekilde devam ediyorlar. İki farklı yılda aynı günde doğan kişilere aynı burcun denk gelmesinin başka izahatı olabilir mi? Bu müthiş bir hata. Astrolojinin ne kadar büyük bir kurgu olduğunu da gösteriyor. Bu işten para kazanıldığı da düşünülürse yapılan büyük bir sahtekarlık.

İnsanların kişiliklerinin doğum tarihleriyle alakalı olduğunu söylemek bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Tekrar anlatmakta fayda var; bütün astronomik öğeler bir şekilde bizi etkiliyor olabilir. Ama bunu bilmemize imkan yok. Dikkat edecek olursak 12 farklı burç çeşitli karakteristik özellikleri temsil ediyor. Kıskançlık, kibir, titizlik, kararsızlık, liderlik, sabır, özgüven, duygusallık, sanata yatkınlık… Liste uzayıp gidiyor. Şimdi sizinle bir deneme yapalım. Herhangi bir burcun özelliklerini alıp okuyun. Hepsinin sizde de olan özellikler olduğunu göreceksiniz. Daha sonra başka bir burcun özelliklerini daha okuyun. Aynı durumla karşılaşacaksınız. Bütün bu özellikler zaten her insanda var. Yaşadığımız olaylar karşısında, geçmiş tecrübelerimize ve aile içerisinde şekillenen ana karakterimize göre bu duyguları yaşıyor ve çeşitli davranışlarda bulunuyoruz. Belirli özellikleri çeşitli burçlara dağıtmak mantıklı bir iş değil. Ufak yaşlardan itibaren de burçların özelliklerini okuyup takip ettiğimiz için bu özelliklerle kendimizi bağdaştırmaya çalışıyoruz. Bir çeşit beyin yıkama da diyebiliriz. Örneğin burcumuzun temel özelliği kararsızlık ise bilinçaltımız davranışlarımıza bu modeli yansıtıyor. Bunun bir koşullu şartlanma olduğu bile söylenebilir. Astroloji konusunda yazan birçok yorumcu ve yazar var. Her gazetenin bir astroloji köşesi var ve günlük yorumlar yer alıyor. Bu günlük yazılar da tam bir felaket!

Astroloji modern medyanın en büyük sahtekarlıklarından biridir. Bu işi meslek edinmiş ve bilimsel olmayan teorik verilere göre yazılmış bilgisayar programları ile ücretli olarak çeşitli yükselen burç ve benzeri hikayeler uydurulabiliyor. Madem ki her geçen gün daha fazla gerçeğin farkına varan bir toplumda yaşıyoruz; astrolojiye inanmaktan vazgeçeceğiz. Hiçbir davranışımızı burçlara bağlamayacağız. Uyumlu olan burçlar, doğum saatinin etkisi, yükselen burçlar gibi konular asla ölçülemeyecek, hesaplanamayacak hadiselerdir.

Astronomi bir bilim dalıdır. Astroloji ise hayal gücüne dayalı bir kurgudur. Gerçekle hiç bir alakası yoktur. Belki birkaç yüzyıl sonra evrendeki yapıtaşlarının bizi nasıl etkileyip etkilemediğini ölçebileceğiz. Bunun için yapmamız gereken Mars’ın veya Jüpiter’in çeşitli dünyaları temsil eden gezegenler olduğunu değil, Güneş Sistemi’nin iki önemli gezegeni olduğunu bilmemizdir. Karışımıza çıkıp gezegenlerin bizi etkilediğini anlatmaya çalışanlara da şunu soracağız: “NASIL?”

Konuya vakıf olduysanız şu an itibariyle astroloji ile asla ilgilenmeyeceksinizdir. Araştıran ve düşünen insanın da yapacağı bu olmalıdır. Eğer yazılanlar size inandırıcı gelmediyse burcunuzun özelliklerini takip etmeye devam edeceksiniz. Eh, ne yapalım bu inatçılığınız da burcunuzdan kaynaklanıyor olsa gerek!

Etiketler: » »
Share
38 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...