logo

10 Yıllık Hikaye…


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Baba ve oğul bir çiftlik evinde yaşarlarmış. Çiftlik evinin bahçesinde asırlık bir çınar ve bu çınarın kovuğunda da büyük ve dost bir yılan hayatını sürdürürmüş. Hikaye işte! Yaşlı adam, yılana her gün bir kase süt verir, yılan da yaşlı adama her gün asırlık çınarın derinliklerinde bulunan altınlardan bir tane getirirmiş.

İkisini de hayatta tutan bu ilişki, yıllar yılı böyle sürüp gitmiş. Günün birinde yaşlı adam hastalanmış ve şehre gitmesi gerekmiş. Giderken de oğluna yılanla ilişkisini hatırlatıp, ona her gün bir kase süt vermesini tembih etmiş.

Çocuk babasının dediklerini birkaç gün uyguladıktan sonra, fesat fesat düşünmeye başlamış… “Ben aptal mıyım?” diye sormuş kendi kendine “yılanı öldürürüm çınarı keserim dipteki tüm altınları da ele geçiririm…”

Ertesi gün bu planı uygulamaya koyulmuş. Bir elinde süt kasesi, bir elinde balta yıllar yılı babasına dost olan yılana yaklaşmış. Sütü vermiş, yılan tam sütü içerken baltayı vurmuş. Durumu son anda fark eden yılan, kenara çekilmiş, çocuğun elini ısırmış ve inen balta da yılanın kuyruğunu kopartmış.

Yaşlı adam eve dönünce bir de ne görsün? Oğlunun ölüsü ve yılanın kopan kuyruğu, ağacın yanında öylece duruyorlar. Yaşlı adam haykırmış: “Ey yılan kardeş! Burada neler oldu? Benim oğlumu kim öldürdü? Senin kuyruğunu kim kopardı?”

Yılan olanları tek tek anlatmış. Aradan günler geçmiş. Yaşlı adam düşünmüş, taşınmış ve oğlunun hatalı olduğuna, yılanın ise kendini korumak için oğlunu öldürmek zorunda kaldığına kanaat getirmiş. Tekrar çınar ağacına yaklaşmış ve üzgün bir şekilde yılana seslenmiş:

“Yılan kardeş, tüm suç benim oğlumdaydı. Senin hiçbir günahın yok. O şeytana uydu ve bunun bedelini canıyla ödedi. Gel biz seninle olanları unutalım. Eskisi gibi dost olalım. Ve ben sana sütünü getireyim sen de ağacın dibinden bana altınımı getir”.

Yılan bir an düşündükten sonra, bilge bir sesle ihtiyara dönüp seslenmiş:

Ey insanoğlu artık seninle dost olamayız. Sende bu evlat acısı, bende bu kuyruk acısı oldukça, biz artık dost kalamayız”.

*****

Yıllar önce internetten e-posta kutuma düşen bu hikayeyi çok seviyorum. Özellikle Maxi Haber’in 10. yılını kutladığımız şu günlerde bana çok anlamlı geliyor. Nedenini yazımın sonunda anlatacağım ama öncelikle geçen 10 yılın kısa bir değerlendirmesini yapayım.

Geçen 10 yıl boyunca 20.000’e yakın habere, 600’e yakın röportaja imza attık. Sadece benim katıldığım etkinlik sayısı Nisan 2014 itibariyle 5100’e ulaştı. Yola çıktığımızda en büyük destekçilerimiz bize inanan dostlarımızdı. Geçen bu uzun sürede her gün güncellenen online sektörel bir gazeteyi, “nicelik” açısından değil ama “nitelik” olarak Türkiye’nin en büyükleri ile rekabet eden ve güvenilir bir yayın haline getirdik. Tam 3650 gündür kesintisiz olarak güncellenerek yayınımızı başarıyla sürdürüyoruz.

Sanırım bu 10 yıllık yolculuğumuzda 2 ayrı kuruma çok özel teşekkür etmem gerekiyor. Bunlardan birincisi Turkcell. Yıllardır yayınımıza verdiği maddi manevi destek ve en önemlisi ilk günden bu güne yayınımızı özel ve değerli hissetmemizi sağladığı için tüm yöneticilerine özellikle de Kurumsal İletişim Bölümü başta olmak üzere görevinden çok yeni ayrılan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler’e, Turkcell Grup Kurumsal İletişim Direktörü Filiz Karagül Tüzün ve tüm ekibine, aynı ekipte çalışmış şimdi farklı kurumlarda çalışan tüm dostlarıma teşekkür ederim. Turkcell Black Ekibi’ni de unutmadan…

Diğer bir teşekkür de Microsoft Türkiye’ye. Başta Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen olmak üzere tüm ekibine yayınımıza ve şahsıma gösterdikleri ilgi ve destekten ötürü teşekkür ediyorum.

PR tarafında ise dostlarımın bulunduğu MESE, İz, Marjinal, Desibel, ContactPlus, Zarakol, Effect, CPR, Owegoajans (Enise Hantal), Excel, Grup 7, İmage, İlyada, Leo, Medyaevi, MPR, On, PR Atölyesi, PrAktif, Time, Tria, Cohn&Wolfe, Ogilvy ve Aina 10 yıllık yolculuğumuzdaki işbirliklerimiz açısından ilk teşekkür edeceklerim arasında. Daha adını buraya yazamadığım ama çalıştığımız birçok PR firması da bizim için çok değerli. Bize bu 10 yıllık zorlu yolculuğumuzda destek olan tüm kurum ve kişilere yayınımız adına teşekkür ediyorum.

Son sözümüz ise yukarıdaki hikayemiz ile ilgili. Yayınımızın 10 yıllık yolculuğunda maddi manevi destek verenler gibi hiçbir biçimde destek olmayanlar da elbet oldu. İşte hikayemiz de onlaraydı… Yeri gelmişken onlara soruyorum: “10 yıldır bizimle ne evlat ne de kuyruk acınız var. Niye daha yakın dost olamıyoruz?”

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net
Hashtag: #aykutabiburada

Etiketler: » »
Share
1075 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ticaret Savaşları

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Kuzey Kore arasında yıllardan bu yana esen soğuk rüzgarların sıcak bir savaşa dönüşmesini bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Her ne kadar son birkaç ayda sular durulsa da, en ufak bir sorun çıktığında her şeyin ters gitmeye başlayacağını herkes biliyor. Amerika'nın son kararı ise oldukça spekülatif sonuçlara yol açabilir. Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika ile yapılacak ticaret faaliyetlerinde çeşitli hammadde alımlarına ek gümrük vergileri getirmek birden fazla sonuca sebep olabilecek ağır bir karar. İlgili ...
  • Basın Bülteni Gönderirken Dikkat !

    01 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Basın bülteni, bir kurumu, bir kişi veya grubu ya da bir projeyi sektördeki rakiplerinden ayıran özelliklerini ve anlatılmak istenilen konuyu içeren profesyonelce hazırlanmış bir metni ilgili medya kuruluşlarına haber yapmaları için hazırlanan bir çalışmadır. Bu çalışmanın içeriği haber, röportaj, ürün tanıtımı veya değerlendirme gibi benzer konularda olabilir. Basın bülteni servis ederken nelere dikkat edilmelidir? 1- Bülten gönderilen yayının haber formatının gönderilecek bültenin konusuna uyup uymadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Yani ...
  • Teknoloji Piyasası Hareketleniyor

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Teknoloji firmalarından haberler peş peşe geliyor. İlk olarak Nintendo'nun tekrar resmi olarak Türkiye pazarına gireceğini öğrendik. CD Media adlı Yunan firması CD Media Turkey olarak ülkemizde hizmet vermeye başlayacak. Ürün fiyatları olarak Nintendo oyun konsollarının ucuzlamasını beklemek rasyonel değil ancak aldığımız oyun konsolunun resmi distribütör garantisi altında olması kullanıcıya güven veriyor. Diğer türlü bozulduğunda çöp olan konsollar artık resmi garanti kapsamında değerlendirileceği ve yetkili teknik servise yönlendirileceği içi...
  • Basın Toplantıları Gözlemlerim

    01 Mayıs 2018 Köşe Yazıları

    Stilletto, kadınların ayaklarını oldukça zarif gösteren, ince topuklu, sivri burunlu bir ayakkabı modelidir. Şimdi diyeceksiniz ki bu stilletto meselesi nereden çıktı? Konuyu bir anımı anlatarak açıklayayım. Katıldığım bir basın toplantısında basın masasına geldim ve kaydımı yaptırırken içerideki herkesi kapı girişinden görebiliyordum. İçeride 70 - 80 civarında davetli vardı ve basın masasında kayıt alan arkadaşlara dönüp içeride 20 civarında yayınlardan gelen reklamcı olduğunu söyledim. Şöyle bir listeye bakarak “Evet aşağı yukarı öyle. Peki n...